0
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
87
Okunma
Bir insan bu kadar değişken ve duygusuz olabilir mi
oysa ne nazik ne kibar ne güzel gülen bir yüzü vardı
yaşanan serabın ardından gördüğüm karabasan mıydı
olanlara inanamıyorum neden niçin, bu bitişi aklım almıyor...
Hani Mecnun Leylasının ateşiyle alev alev çıra gibi yanmıştı
Ferhat Şirinine kavuşmak uğruna sıra dağları elleriyle delmişti
Kerem Aslısına koşarken bütün engelleri birer birer devirmişti
bu aşk onlardan daha mı imkansızdı,meşakkatliydi aklım almıyor...
Tanıştırıldılar beğendiler birbirlerini, benzerdiler, sanki ruh eşleri
hoşlandılar aşık oldular heyecanla çarpıyordu tertemiz kalpleri
kucaklara sığmayan çiçekler hem kıza hem de annesine verildi
kaynaştılar anlaştılar karşılıklı ikramlaştılar çok mutluydular aileleri...
Ne oldu da nasıl oldu da aralarına girdi birden bire bir kara kedi
her şey böylesine naif böyle güzel, kolaylıkla su misali akıp ilerlerken
Allah’ın emri Peygamberin kavliyle babası oğluna güzel kızı isterken
yıldırım mı çarptı, yer mi sarsıldı, yanardağ mı patladı, aklım almıyor!..
Evlilik teklifi tek taş pırlantayla coşkuyla, alyanslar takıldı parmaklara
en güzel temenniler dualar uçuş uçuştu kelebekler misali havalarda
fakat sihir miydi büyü müydü kötü göze mi gelindi bu filmin galasında
anlamam mümkün değil, sebep ne olursa olsun bir türlü aklım almıyor...
Ev tutuldu, baştan sona eşyalar alındı, dayandı döşendi içerisi mis gibi
günler sayılıyordu, herkesin kıpır kıpırdı içi ,artık nikah günü alalım dendi
rüzgar tersine döndü, fırtına aşıkların kalbinin ana yelkenini hoyratça kırdı
gemi alabora oldu, filikalara binildi, herkes sessizce birbirinden uzaklaştı...
Anlamaya çalıştım bütün bu olanları en ince ayrıntısıyla düşünürken
iki gönül bir olunca samanlık seyran oluyordu ya hani, hâl böyleyken
fırtına mı biçti diyorum ,soruyorum,kimdi rüzgar eken durup dururken
boşa koyuyorum dolmuyor, doluya koyuyorum sığmıyor,aklım almıyor...
Gülhan Çeliktaş
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.