3
Yorum
22
Beğeni
5,0
Puan
454
Okunma
göğsümdeki paslı küveti kırdım bu gece,
kan yerine düş serptim damarlarıma
ne fark eder, aşk da bir çeşit halüsinasyon değil mi?
bir duvar boyadım tenime,
üstünde grafitiyle - varoluş iptal
(kan akıyor, ama mor — kimse inanmaz mor’a)
birini sevdim belki,
ama o biri ben çıkmış olabilirim.
kendimle yatarken adını unuttum tanrının,
çünkü tanrı bazen bir ilaç dozu gibi geliyor dudaklarıma.
geceyle girdim aynı çarşafa
rüyamda şehirleri kemiren kediler vardı
göz bebekleri elektrik lambasıydı
her bakışlarında ampul patladı içimde
bir ses, tavan arasından
“delilik, insanın en samimi şiiridir”
sus.
şimdi gözyaşlarımı yanan bir apartmanın balkonundan sarkıtıyorum
belki biri düşer de
bir anlam bulur.
5.0
100% (7)