cengiz esgin
521 şiiri kayıtlı

YAŞAYAN ŞİİR (Herkes Suspus)

cengiz esgin
  5,0 / 4 kişi ·11 beğenme · 1 yorum · 76 okunma

YAŞAYAN ŞİİR (Herkes Suspus)


14.01.2022 (Herkes Suspus)

Suçluyum, doğruluk karışmış kana yanıyorum
Yalanı bilmediğimden ne söyleseler kanıyorum

Nedir Ya Rab, nedendir vicdanımın sızısı
Sırtıma heceleri yükleyen bu alın yazısı

Oysa görmesem, duymasam, bilmezdim
Gençlikte olur olmaz gönül vermezdim

Belki geçer, belki hiç başlamazdı can acısı
Hasret büyüdükçe kıvılcımlanır yazmak sancısı

Bana ne, Suriye’den duyulan çığlıklardan
Bana ne, Batının içimde kurduğu ağalıklardan

Bana ne, terör belasının aldığı canlardan
Bana ne, göz kırpan, kuyruk sallayanlardan

Bana ne, kana özenerek akan salyadan
Bana ne, veznedarın elindeki balyadan

Anlamayana sivrisinek saz lafın tamamı
Anlayanın beyni cünup yakın hamamı

Mazlumlar için ağlıyorum bilmeden nedeni
Okullu cehalet alkışlıyor yapı edeni

İnsan hakları diye bağırıyor zalimlikte ehil
Cesetlerin güneşlendiği bizim sahil

Aydın kokmaz bulaşmaz salçalı kuskus
İnsanlık zalime meftun, zulme suspus

10,01,2022 (Gözler Doysa)

"Ben" diktatörlüğüne savaş açtım
Çoğu savaş meydanından kaçtım

Bir kaç günlük zaferlerle avundum
Saldırmadım, o saldırdı savundum

Zaferim kardan adam kadar fani
Nefsim kızgın, olmuş Gulyabani

fısıldardı oysa şimdi bağırıyor
Anladım, Egosunu çağırıyor

Modern insan elinde oyuncak
Cehennem ona oh ne güzel sıcak

İnsan benliğini görürse kuduruyor
Onu sadece iyilik durduruyor

Bir de kurumlu ki mermer sanırsın
Din deyince saldırmasından tanırsın

yontuyorum darbelerle elimde keski
Bu savaş tarihin kendisi kadar eski

Vuruyorum kendimi okumaya sanata
Varlığı bilmek için ihtiyaç yok kanıta

Çıkarak gösterseydi kendisini oysa
Herkes inanırdı gözler doysa

09,01,2022 (Sana Ne)

Öyle şeyler duydum ki kulaklar ağlıyor
Fert sömürü çarkına girmiş sağılıyor

Kızıyor bana zira bundan çok mutlu
Hindistan’da inekler bak nasıl kutlu

Yaşasın Avme’ler, kutsal mekanlar
Kilise, Havra, Camii camekanlar

Toplum alkışlıyor yaşasın tüketim
Dolar imparatorluğu için üretim

Eski değerler çamurda elmas misali
Toplumda başlamış bir ağız ishali

Herkes depremci herkes imam
herkes topçu, herkes tamam

bilmek gevezenin dilinde pelesenk
Ekranlar baştan sona pezevenk

Çarşıda Telefoncular dolup taşıyor
Diyorlar ki İslam camide yaşıyor

Koşuyorum sevinçle doğrudur diye
Cami kapanmış yerinde kırtasiye

Cemaat kaçmış imam dışında
Soruyorum bu cami kaç yaşında

Bin yetmiş beşten kalmış zahir
Müslümanım diyor ekseriyet kahir

Mal mülk şan şöhret putunu devirip
Yürüyorum görmeden başı çevirip

İslamın yeni şartı zuhur "Bana ne"
En kıymetlisi taze çıktı "Sana ne"

08,01,2022 (Adalet Terazinin darasında)

Her dönem yaşamda geçerken perde perde
Yaşlılık dökülür bedenden pelte pelte

Bir arslan yaşlanır mı dağların arslanı
Öyle vakarlıdır ki taşır bütün neslini

İstedim ki zamanım işlesin tersine
Herkes şuraya buraya bizler Mersin’e

Doğsaydım yaşlıyken ölseydim kundakta
Her doğum, her evlat, her ölüm aynı yatakta

Yaşlılık hastalık keşkeler beyni kemirir
Umut kayboldukça kırıntısı fikri emzirir

Bir varız bir yok yaşam ikisi arasında
Adalet terazi kefesinde değil darasında

07,01,2022 (Cehalet Fırkası)

Suçluyum doğruluk karışmış kana yanıyorum
Yalan bilmediğimden ne söyleseler kanıyorum

O zaman nedir bilmem ki bu vicdan sızısı
Bunca mısrayı sırtıma yükleyen alın yazısı

Oysa görmesem, duymasam, bilmezdim
Gençlikteki suçluluk duygusunu silmezdim

O zaman belki geçerdi Yürek ağrısı can acısı
Hasret çekenleri hamur eder kalem sancısı

Suriye’de bombalanan şehirlerin çığlıkları
Göçmen felaket diyor Irkçıların ağalıkları

Ege’de boğulanların yok haddi yok hesabı
Artık indirin raflarda okunmayı bekleyen kitabı

İnsan hakları diye bağırıyor Bolu’nun beyi
Hani Anadolu’dan çıkmazdı derebeyi

bugün Kazakistan yanıyor bizler seyirci
Yok mu oralarda sokakları titretecek kaderci

Türk şehit olurken bana diyorlar sen bakma
Gemiler hepimizin sakın ola ki yakma

Onlar için ağlıyorum bilmem nedir nedeni
Okullu cehalet fırkası alkışlıyor yapıp edeni

06,01,2021 (Hey Kanki)

Dolar tasması her gün biraz daha sıkılırken
Gülenler var içimizde devletimiz yıkılırken

Nesiller çuval giymiş kafaya değil farkında
Döndükçe kusuyor kusup dönüyor ekonomi çarkında

Biraz milliyetçi olsan hemen sıkarlar yuları
Başına çöker Dünyanın bütün kurları

Mesele boyun eğdirmek, edilmeli ki yılana biat
Zincir vurulmuş dillere düşünmek bile milat

Aydınlar yazmış çizmiş meseleye ay’mamış
Seçtiklerimi beyaz Türkler adamdan saymamış

Bidon kafalı diye aşağılamışlar oy veren Türkü
Dört yüz elli yıllık devir ye kürküm ye kürkü

İhanet içimizde damarlarımıza kök salmış
Pırıl pırıl evlatları dağlara özgürlük diye almış

Bilesin ki bundan sonrası önce sınırlar düşecek
Hastane okula ayrılan para cüzdanlarda şişecek

Bankalar sigorta sonra da ekonomi batacak
Faiz, faiz diyen İmf paraların üstüne yatacak

Bir tarafta Hak, diğeri batıl öbür tarafta
Teröristi örgütü sıra bekliyor afta

Niye düştük bu hale sorsa birisi niye
Oku dedi okumadık, bilmedik diye

toplum ekran maymunu televizyonun gücü ilahi
Tutuklayın hayallerimi suçlu odur vallahi

Kötülük bulaşıcı ekranlar veba salgını sanki
Kelimeler yitik kavga çıkacak kafa dumanlı hey kanki

04,01,2022 (Anılara Naftalin dökelim)

Karşı çıkan yok bu düzene herkes iyimser
Arada benim gibi üç beş sayfa kurdu kötümser

Üç maymun olmak şahane mutluluk kaynağı
Onlar görmüyorlar yedikleri vezirparmağı

Öyleleri var ki tıklamayı imanın şartı sanıyor
Görmüyor tütmüyor ama alevlenmiş yanıyor

Hey Niko! Ege’nin karşısı nasıl söyle bakalım
ikimiz de kendi dinimizde iman feneri yakalım

İşte bu fenerdi on asır bizi ısıtıp aydınlatan
Esvab-ı mucizesi nedir bu işin altında yatan

Konsolos köpekleriyle karıştı Osman-ı Ali
Sömürü düzenini kuranın çoktur vebali

Oysa Selanik cennet, İşkodra cennet, cennet Mora
Arkadaş oluruz belki yine kafamızı yora yora

Zannetme bu iş kolay önce sen sonra ben misafir
İşte o zaman göreceksin kim imanlı kim kafir

Senin içinde benim içimde palazlanmış bir sürü piç
Bak zamana direnen evlerimiz var hepsi kerpiç

Önce özür borçlusun Mora’da olanlar için
Dön ve yasaklı tarihine bak bunlar neden oldu niçin

Sonra Trikopis orduyu çekerken yapılan zulümler
Ege’de Marmara’da yaşatılan ölümler

sen de söyle hatam varsa çekeyim ceremesini
Senden öğrendim anılara naftalin dökmesini

Arslanlara atın diyor, doğru söyleyen varsa
Kolay değil kurtulmak bu yılan sararsa

Hayır gelmez tanrılardan sen beni dinle
Yazıklar olsun yola çıkarsan bu kinle

Nerede akıl, nerede tarihten ders
Geldin, gördün, gittin yüz ters

İnanmazdım tarihte tekerrür hakikat
Medeniyet dediğin Batılı hilkat

Yine aynı doğum, aynı şiddet
Oynama bu oyunu reddet

Ne Selanik, ne İzmir kalır bu sefer
Yattığı yerden doğrulur, ama nefer

Adı Mehmetçik lakin unuttu adını
Mermi var desem, koşar yaşlısı kadını

Öyle yaratılmış can acısı nüvesi
Kültürel hegemonya insanlık gübresi

Bundan ara sıra biraz biraz kokuyor
Göz görüyor, kulak duyuyor, dil okuyor

Kuran insin ve boş kalsın o raflar
Altın ayarında bizi sarsan gaflar

Başıboş niyetler, boş hülyalar, rüyalar
Uzayda keşfedilen mavi dünyalar

Bakana delil çok lakin gözlerde perde
Üstüne basma işte İnsanlık yerde

Bir çamur birikintisi gibi duruyor
Aman çiğneme sulanarak cıvıyor

Hastaları var bastıkça bulaşır
Cehalet izm’lerle bize ulaşır

Kendimizi bilime adamak vardı oysa
Şu dönen sömürü çarkı artık dursa

Irak, Suriye, Libya Yemen doysun yılan
Camiler boş nerede namaz kılan

Dikkat sızmakta içimize biat kültürü
Ne kıymetli bilgiler olur ki düttürü

Biz birbirimize benzeriz ağzımız Müslüman
Siyaset meydanında aranıyor iman

Yok artık bilmediğini bilmeyen nesiller
Her yerde yönünü kaybetmiş embesiller

kendini yiyen toplumlar cüzzamlı misali
Yeni salgın var kaçın, şu gelen ağız ishali

Kitap tutması gereken parmaklar telefon tutuyor
Yönü amacı olmayan Milletleri böyle yutuyor

Teknoloji diyorlar karşı çıkana düşen aforoz
Bilgisayar öterken niye zorlansın kart horoz

01,01,2022 (Bizdeki kuyruk)

Barış olur lakin bu dönen sömürü çarkı
Nasıl bir gecede lağvetti Frankla Markı

Şimdi hepimiz miyav miyav diyen kedisi
Mecidiye ve dirhemlerin mirasyedisi

Üretirsen başın değecektir göğe
Ağzım yarıldı bu düzene söve söve

Batılı yaşantı Batıdan hastalık
Bidon kafada yayılan alafrangalık

Opera yetmez söylemeliyiz bizzat arya
Caz ile arabesk olmayan milletler parya

Demokrasi değil, Demokles’in kılıcı
Hayranlıkla bakıyorlar ah ne göz alıcı

Düşünce gör bak başına ne gelecek
Bir milleti bir kerede ikiye bölecek

Hey Niko ver elini beraber edelim dans
İstersen horon tepelim istersen vals

Sana Sirtaki bana Ege zeybeği
Olur, başımıza taç edersek ekmeği

Bilirsin bu siyez buğdayından ne toktur
Sana Rum demeyenlerden hayır yoktur

Yalnız bırak şu iddiayı değilsin Medeniyet
Hatırla Anadolu’da kaldı senin cibilliyet

Kana bulanacak yine Ege’nin iki yanı
Düşman içine girmiş fısıldıyor tanı

İkimiz de aslında aynı dertten muzdarip
Elia garip, Feride garip, Mehmet garip

Bu siyasette bize düşen acılar
Yok, olacak aileler, amcalar, bacılar

Aynı yılan yutuyor görüyorum seni de
Seksen yıl boyun eğdim ne ettiler beni de

Bugün kıvranırken ekonomiyle hepimiz
Dolar imparatorluğudur cebimiz

Olimpos zirvesinde insan tanrılar heyeti
Ben içtim sen içiyorsun Baldıran şerbeti

Ben bilirim sen de bil, gün yüzü görmez nesiller
Localarında kuş sütüyle beslenir asiller

Dağdan yuvarlanacak ölümlülere bir buyruk
Başı okyanus ötesinde bizdeki kuyruk

31,12,21 (ortaya karışık cemaziyevvel)

Defol iki bin yirmi bir demem sana güle güle
Kahrettin tüm insanlığı göz göre göre

Gözüm görmesi hatta on beş gün önce yürü
Ey tarih geri gelmesin defterini dürü

Gör bak nasıl gelecek yıl hemen pislenir
Ne güzel günler kurtlanır, iblislenir

Seyretme ekranları Ey Milletim, artık ayıl
Burnunda halka kulaklarında tef, varsa bayıl

Böyle kirlendi zaman, böyle pik yaptı nefret
Her gelen yıl gidenden daha büyük eziyet

Günler, aylar, haftalar zehirlenmiş zamanlar
Bir kenarda yığılmış secdesiz amanlar

Yaşamak uzaklaşmış İslamın özünden
Düşmüşüz bir defa dünyanın gözünden

Bana ne bitiyorsa bugün takvim
Zamanla yetişecektir dik duran kavim

Oğlum soruyor Noel kutlamıyoruz baba
Ben de sordum mu dedeme acaba

Mide kaldırmıyor bana göre değil görülen
Paraya eğilen peşinden sürünen

İsa doğdu yaşasın getirin hindiyi
Karıştırdık kötüyü iyiyi

Beyin bulanık, kafalar karışık
Kardeş kardeşe bir küs bir barışık

Ne diyeyim birader göz yaşları sel
ortaya karışık cemaziyelevvel

30,12,2021 (Barış Çubuğu)

Tutulmuş köşe başlarındaki esaret
İnsanlık diye yutturdukları beşaret

Bu devrin en kıymetli sözcüğü bana ne
Bombalanan şehirler göçmenler sana ne

Hani Osmanlıyı yıkan İttihat terakki
Bir millet ki Hakka aşık haksıza tiryaki

Ekranlarla bozulur adamlık kadınlık
Düşman olur birbirine haremlik selamlık

Dedik ya bu düzen düşmanlık üzerine kurgu
her alkış gönlümü deliyor burgu burgu

Şiddetin olur mu hiç erkeği kadını
Tedavi kolay koyarsak bunun adını

Şiddet sarmalı bu değerleri söküyor
Küçük zalimler büyüklere su döküyor

Bu kadar kitap, öğretmen, okula ayıp
Gazete ilanatı: Mahremiyet kayıp

uymaz sekte geçiren kalple batılı beden
Bir bak bakalım nasıl hallederdi bu işleri deden

sen de haklısın tarih elinde hergelenin
Başında bekliyoruz kesilecek kurdelenin

İşte yeni evin İslam ve Hristiyan barışık
Rüyalarım bu sıralar çok karışık

Eski sayfaları çevirdikçe yenileri boş
Barış çubuğu tüttüren milletler sarhoş

29,12,2021 (SANA KALSIN)

Doğum meşakkatli, sancılı, hatta ezalı
Yaşamak yaşarken ölüm cezalı

Kalemi kır sayfayı çevir, cezayı kes
Ah çok da gençti desin isterse herkes

Kime vuslat, kime korku, kime pamuk
İnsani değerler ayak altında yamuk yumuk

Geldik gördük ki dağlardan sonrası çukur
zirvede yalnızlık çukurda egolar fokur fokur

Kaynadıkça kaynıyor kimseden yok şikayet
Suyun içinde olan yanacaktır nihayet

Temiz doğarız ya kirlenerek büyürüz
Katran karasına bulanmış ölürüz

Sor bakalım herkes sütten çıkma ak kaşık
İnsanlık kendi egosuna sırılsıklam aşık

Temizlensin gönül, vicdan, temizlensin dil
Kuyu derin dibini bulacaktır iskandil

O iskandil var ya onun adıdır Bilim
Zirveden savur şekerleri ismi aklıselim

söz etme isteyen istediği kadar alsın
Yere düşenler de sana kalsın

26,12,2021 (Ya nasip)

Görüyorum yine tutuştu Megola idea ateşi
Ne yaparsan yap kaplamaz tüm güneşi

Bu ateş her yeri yakacaktır seni beni herkesi
Yunanı, Rumu, Lazı, Boşnağı, Çerkezi

Aynı tabut, aynı toprak, kimi şehit kimi leş
Sömürü çarkı dönüyor çünkü yakıtı beleş

Bundan köpürtülür ırkçılık Terör bilmem ne bela
Arkadaş olmak için tanış olmalıyız evvela

Ama kırılmalı sana da bana da sallanan parmak
Ne işe yarar ki sonradan günah çıkarmak

Çalıyor yüz yıl sonra yine savaş tamtamları
Çekiyor kendisine iştahlı yamyamları

bir zulm ki, ne sonu bellidir ne başı
Ey oğul doğru değirmenlere su taşı

Sırat-ı Müstakimde çiğnediğin yılan çıyan
Kimdir bunca cana göç yolunda kıyan

Bilmezsin, görmezsin her şeyde vardır bir hesap
Saklıdır, yasaklıdır mürekkebi kan olan bu kitap

Sen göçmen dedikçe bak neden ırkçılık arttı
Bir terazi ki saflaşmış imanı ihanetle tarttı

Cuma hutbesinde vaaz verir ki nice hoca
Irkçısı, Ateisti, İmanlısı, solcusu sağcısı aynı loca

Gözü olana kitap oku, çünkü aklın gıdasıdır oku!
Zaten bakıp görmüyorsan senin için evladır uyku

Aklı evvel sorar kimin gücü yetermiş buna
bir gün biri çıkarak duur diyecektir bu oyuna

İşte o zaman sallanır sırça köşkler, faiz lobileri
Para saymaktır oysa bunların hobileri

Siyaset bağırır faiz güzeldir iyidir
Elli yıllık kambur güzel filan değildir

Ey evlat günü gelince kopacaktır kıyamet
Git abdest al, namaza dur kıyam et

kimine kıyamet kimine cennettir kim bilir
Temmuzda dirilen Çanakkale yine dirilir

temizler ardından sürüklediği güruhu
Bu ruh Çanakkale, Sarıkamış, Amare ruhu

siz ne şanlı, ne imanlı, ne inançlı asker
göz kırpmadan verdiniz emaneti teker teker

böyle yazmış yaradan böylesi münasip
kimine terör kimine darbe kimine ya nasip

25,12,2021 (analardan ağıt)

Evladım bu dava cehalet davası hak davası
Eşeleme her yanından fışkırır hava parası

Şair korkar, yazar korkar, dava kalır yetim
Yol uzun, yolculuk zorlu düşmanları çetin

Yürek ister sağlam, ciğer ister kanlı, vicdan ister canlı
Al şu kalemi eline, vur sayfaya gör bak nasıl heyecanlı

evladım durma yaz, istersen mürekkebi saça döke
Hakkını ara, hakkını bul, hakkını al söke söke

Diline düşmesin birileri gibi lal
diyeyim ki sana helal olsun helal

İşte bu evlat Sırat-ı Müstakim neferi
Yüzünde Demokrasi maskesi Haçlı seferi

Sakın alkışlama bulacaktır onu lanet
Kahvaltı sofralarında konuşulan ihanet

Beyaz Türklerin Erguvanilerin ikameti yalılar
suyu geçmeye çalışan Asyalılar Afrikalılar

Sahipsizdir dava Necip’ten bu yana öksüz
Nesiller yıkılır para önünde çünkü köksüz

Avrupa ortasındaki Bosna’da ne oldu bak
İnsanlık sustu modern düşünce helak

Srebrenitza’yı gören ve susan insanın dili çürür
Fenalık konuşursan toplumda fenalık yürür

Hollandalı topladı Boşnak’tan silahları
Öldür emri vermişti kilisenin ilahları

Toplu mezarlara konuldu binlerce insan
Güldü Berlin, güldü Paris, umursamadı Horosan

Artık oyun zorlu, oyun gizli, Siyaset baş rolünde
Bosna, Kıbrıs, Mora, Hocaali, Kırım kan gölünde

Nerede İslam kardeşliği Müslüman benlik
Başındaki sarıktı, belindeki kuşaktı kefenlik

Laiklik, Şeriat diyerek ekildi kinler
Zaman geçti ve yıkıldı bütün dinler

Kim direniyorsa şimdi ona musallat
Ey dostum Artin bana Musa’yı anlat

Nerede saklı öldürmeyeceksin emri
Düdüklü tencerede yanan Filistinli

Ne kadar yanılgı içindeyse gamalı haç
Senin yüzünden bir dünya insan aç

Yok etme peşindesin milyonluk koca bir halkı
Dönüyor, döndü, dönecek derken siyonist çarkı

Ey Niko! sen anlarsın ayrılalı çok olmadı zira
Benim yüreğim yanıyor sen diyorsun ki çıra

Sana asırlarca hakkını verdim sen ise
Gördüğüm odur ki ele geçirilmiş senin kilise

Asırlarca şarapla takdis ettin, etmedin şükür
Ey padişah efendi kalk şunların yüzüne tükür

özel hukuk, ekonomik ayrıcalık oh ne rahat
Emek üzerinden toplanan kıymetli cerahat

Lakin, iyi kötü bir düzen vardı selam verirdik
delirdikçe çok istedik, istedikçe çok delirdik

Yoo! Hak geçmesin kendime değildir sözüm
Çete kurdun İzmir’e girdin yetmedi mi iki gözüm

İşte Çengelköy kilisenin bahçesindedir camii
Şimdi sana da musallat bana çöken harami

Sömürmek için düşmanlık yaratmak gerek
Aklı başında hele ki gören insanlar seyrek

Bugün atıyor aynı düşmanlık tohumunu
Sararken illet senin oğlunu benim oğlumu

Bu nasıl bela kimsenin neden çıkmıyor çıtı
Kopacak Ege’nin iki yakasında anaların ağıdı

24,12,2021
Gözü açtım kapadım çocukluğumdu demin
bu hayat kendisi sırat anlayana yemin

Geçmek zor kimine, kimine atlayıp zıplayarak
Yaşadıkça öldüm dersin mal mülk toplayarak

Omuzlarımda elli yılın biriken kelamsız yükü
Elime kalemi aldığımda başladı asıl öykü

Okudukça ağırlaştı kalem yazdıkça hafifledi
Sırat-ı Müstakimde doğrulardan söyledi

Oysa görmeseydim kafa gömük olsaydı kuma
Sustuğum meselelerin vebali kızıma oğluma

Bu öykü yeni ama dedemin bana mirası
Kalemi bilirim lakin yalan kimin ihtirası

Benden de sana kalacak oğlum bu tereke
Bir ucu umut bir ucu gaflet, ha gayret çeke çeke

Senin kavgan cehaletle umut yok demeyeceksin
Okuyarak, yazarak, savaşacak bu illeti yeneceksin

köşe başını tutmuş ve yürüyen insan cesetleri
geveze kurnalar ne bilsin bu icralık siyasetleri

Bu yüzden kimse söylemez Ruanda’da olanları
Mermiye hasret ölmek için yalvaranları

Her mermi için verilen hava parasını
Tapılan Batının yüz karasını

Kim söyleyecek Hollandalı askerlerin kaçmasını
Srebrenitza’daki gibi soykırıma kapı açmasını

Ölümden değil satırdan kaçan insanları
Siyah Müslümanları, Afrikalı Hristiyanları

dine göre değil ayrım, yüz yıl çalışmışlar
O zengin bu fakir lafına halkı alıştırmışlar

batı profesörü olmuş bu siyasetin
sahibidir içine kurduğu verasetin

sen semere hayır demezsen vururlar semer
faizle, dolarla, bankalarla kanını emer

Konsolosluklar baş rolde oyuncu yerli halk
Sana rahmet okunuyor kalk Ebu cehil kalk

Şiiri Değerlendirin
 
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.
Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
YAŞAYAN ŞİİR (Herkes Suspus) şiirine yorum yap
Okuduğunuz şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?

YAŞAYAN ŞİİR (Herkes Suspus) şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
, 5 puan verdi
14 Ocak 2022 Cuma 15:35:38
YAŞAYAN ŞİİR Şiirini, beğeniyle okudum. Nice şiirlere diyor, şair Arkadaşımı, içtenlikle KUTLUYORUM...
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.