1
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1177
Okunma

Yalnızım ben yalnız!
Yalnız gelir yalnız giderim
Yalnız doğmuş yalnız yaşarım
Çayımı yalnız demler yalnız içerim
Gölgemi uzak tutar yalnız dolaşırım
Köşe başlarında yalnızlığımı beklerim
Masa başında yalnızlığımı yazarım
Üşüdüğümde üstüme yalnızlığı örterim
Susadığımda onu yudumlarım
Kıskancım
Yalnızlığı kimseyle paylaşmam
Hastalandığımda,
sabah aç karnına yalnızlık içerim
Yalnız düşünürüm hayal kurmam.
Yalnız uyurum rüya görmem
Bazen yalnızlığına göz dikerim Tanrı’nın
Yalnızlığıma pusu kurar,
gölgeme kurşun sıkarım
Yalnızlığı kendi korkaklığıma yorarım
Yalnızlığıma mektup yazar,
kendi posta kutuma atarım
Titrek ve matlaşan yüzüme,
yalnızlığı tükürürüm
Yola yalnız çıkar,
Rebeze’de yalnız ölürüm
Kuruyup solan yaprak,
yalnızlığımın kurbanıdır bilirim
Yalnızlığı severim ya
tuval’e yalnızlığı çizerim
Herkes aşka şiir dizerken,
ben yalnızlığı kararlarım
Benimle kalan geceyi haraç-mezat satarım
Benimki herkesin lanet okuduğu,
kahrolası yalnızlığa âşık olmaktır
Yalnızlık
Boğazımda düğümlenen hüzündür
Kimsenin dinlemediği destandır
Şair’in yazmadığı şiirdir
Yalnızlık
Ve
Yalnızlığım…
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.