Hüseyin Gökmen
57 şiiri kayıtlı

KİRLİ PENCERELER

Hüseyin Gökmen
  5,0 / 1 kişi ·2 beğenme · 1 yorum · 1961 okunma
KİRLİ PENCERELER

KİRLİ PENCERELER


Yaşlandıkça ayakta gidiyorum
Kimsenin verecek yeri yok
Tahtadan bacaklarım var sanki
Bacaklarımın çürüdüğünü hissediyorum
Dizlerim çok acıyor
Gözkapaklarım yorgun
Arada bir kirpiklerim düşüyor yanaklarıma
Aynada fark ediyorum
Kimse dilek tut demiyor
Düşen kirpiği sıyırıp atıyorum yanağımdan
Ne de olsa bana ait değil artık
Dilek tutmalı mıydım sence
Sen olsaydın tut derdin biliyorum
Tutunamayan kirpikten medet umardın
Ya tutarsa diye.

Hiç dilek tutmuyorum artık

Hırkamın sağ yanı hep düşüyor
Canımın sağ yanı üşüyorken
Sol yanımın umurunda değil
Yok sen örmedin
Senin suçun değil
Bir yanım diğer yanıma ihanet ediyor sadece
O kadar.
Hem senin ördüğün hırka kayar mı hiç omuzlarımdan
Sen örseydin üşütmezdi hırkam.
Sen bana hiç hırka örmedin ki
Bedenimi görmeden
Onların eskittiklerini uydurmaya çalıştın üstüme.
Onların hiç ırzına geçilmedi ki
Onların sevişmeleri birer kutsal ayin steril yataklarda
Onların asaleti her daim yakalarında birer rozet.

Oysa ırzıma geçildiği kadar güzeldim ben
Kabullendiğim kadar gerçek
Şimdi ağladığım kadar adiyim
Anlattığım kadar ezik ve zavallı.

Sen hep onlar gibi olmamı isterdin
Sana layık bir evlat olmamı
Sana hiç öğrettiler mi
evlat nasıl layık olur?

Çat çat çat!
Asil olan ne varsa kırıyorum kalan aklımla
Kırıp çöpe atıyorum
Aklımın gücü sadece buna yetiyor
Delirmemek için akıl verenlerden uzak duruyorum.
İki nefes sigara arası bir sitemi
İnce bir duman gibi savuruyorum boşluğa
"Asaletiniz kim asil yaratıklar!
Asaletinizi sikeyim!"

Sana sevgililerimi yazıyorum
Tanımaktan ödün kopuyordu hani
İğreniyordun adlarından
Onların aşklarına hiç benzemiyordu
Bizimkisi iğreti asaletler gibiydi
Virgüller iki sevgili arasındaki yakın mesafe
Virgüller asılmış bedenleri andırıyor
İdam edilmiş aşkları
Virgüllerin boynunu kırıyorum
Bütün sevgililerimi tek bir ada sığdırıyorum
Virgülsüz sevilen tek bir gövdeye
Şimdi bir defada tanıştırıyorum
Bu iğrendiğin gövde "Sevgilim"
Bana ne kadar da benziyor değil mi?

Önceleri iğreti durduğunu sanıyordum
Ama en güzel kostümüm bu sahte kahkaha
Aslında kahkahanın ilmek ilmek dokunduğunu
Çok az kişi biliyor
Sen bile bilmiyorsun.

Uyumadan önce güzel bir hayalin içine sığdırıyorum kendimi.
Ne yaşıyorsam orada yaşıyorum
Uyanışımla soğuk bir yaşamın üstüne çakılıyorum
Beş yaşımdan kalan bir acı benim ki
Öldürmedi, öldürmez
Dünyanın en büyük acısı değil yani
Yaşamaktan çok canıma okuyorum sadece
Senin bundan haberin yok tabii.

Kutsal kitaplara sığınanlar
Kendinde bulamadığını birkaç satırda arıyor
Birkaç satırla arındığını sanıyor
Anlatılan efsanelerin yalnızlık masalları olduğunu
Uzun zaman önce anlamıştım
Masallar uyutmaz
Ninniler sıcak bir kucağı hatırlatır yalnızca
Ama sen anlatsaydın inanırdım
Uyurdum,
Düş bile görürdüm.

Efsaneler kutsal kitaplarda da yazıyor
Okudum, hem de kaç kez
Tanrı da bu kadar yalnız mı?

Bir gün kaybolma ümidiyle bir yılanın gövdesine sığındım
Hazmedemeyince kustu bedenimi
Zehrini yuttuğumla kaldım
Yutamadığı lokmayı kusmak
Midesiz yılanların asaleti mi
Yalnız kaldıkça nefessiz kalmaya alışıyor insan
Nefessiz ve bir türlü kusamadığı zehriyle baş başa

Ne zaman sahilden geçsem
Caddedeki pencerelere bakıyorum
En güzel pencerelere hep denize bakıyor
Pencere beğenmeliyim son çıkışıma
Son bakışıma pencere
Maviye bakan
Sahi bizim niye hiç maviye açılan penceremiz olmadı
Güneş de almıyordu evimiz
Telaşlı, yorgun, çocuksuz sokaklara açılıyordu pencerelerimiz
Gökyüzünü örten apartmanlara
Sloganlarla dolu duvarlara
Sanki bir griden ibaretti pencerenin ardı
Bir de sloganlardan.
Keşke maviye açılsaydı pencerelerimiz.

Titizdin, lekeye tahammülün yoktu
Öyle bir silerdin ki camları
Buğusuna çöp adam çizmeye korkardım
Senin pencerende benim parmaklarımın izi hiç olmadı.

Ama bir kere saklambaç oynamıştık seninle
Kapının ardındaki gölgeni görmüştüm
Sen olduğunu bildiğim halde korkmuştum gölgenden
Gölgelerden hep korkardım zaten
Ama iyi ki sendin kapının ardına saklanan.

Maviden ümidim azalıyor
Şimdi adımlarımızın sonu
Yağmalanmış evleri taşıyan bir sokağa çıkıyor
Kapısı her daim açık, mahremiyetini yitirmiş evlere
Verecek hiçbir şeyi kalmamış evlerden niye korkuyorsun?
Pencereleri lekeli diye mi?

Camı silme anne
Perdeyi örtme
Canı canımı çeken kapkara bir kartal
Beni almak için pencereyi kırıp girecek
Bırak kirli kalsın pencereler
Bırak daha da kirlensin.

Benim hala karnım acıkmadı
Yanık ekmek kokusunu özledim sadece
Üşüyorsun
Çay demleyeyim mi
İki de yumurta kırarım sana
Tamam üç olsun
Ya bir tanrı misafiri çıkıp gelirse değil mi
Hiç misafir gelmeyecek aslında
Zaten sen hep evhamlıydın
Evhamların çocukken korku salıyordu içime

Duyduğum hiçbir şeye inanmıyorum artık
Söylediğin hiçbir şeye inanmıyorum
Hiç sormuyorum
Hiç duymuyorum
Sen de hiçbir şeye inanma bugünden sonra
Hiç sorma
Hiç görme
Hiç olsun ne varsa
Bırak kirli kalsın pencereler
Böylesi daha güzel.

Uzun zamandır rüzgar esmiyor
Hadi üfür
Soluğunu çarp yüzüme
Söz gözümü kırpmayacağım.
Üfür
Hadi.

Hüseyin Gökmen
Şiiri Değerlendirin
 
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.
Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
KİRLİ PENCERELER şiirine yorum yap
Okuduğunuz şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?

KİRLİ PENCERELER şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Enver ÖZEL , 5 puan verdi
14 Kasım 2016 Pazartesi 22:37:42
Şiirinizi beğeni ile okudum.gönülden kutlarım. Kaleminiz daim olsun saygılarımla
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.