Hüseyin Gökmen
57 şiiri kayıtlı

KUYTUDA DİL ACISI

Hüseyin Gökmen
  5,0 / 1 kişi ·3 beğenme · 1 yorum · 808 okunma
KUYTUDA DİL ACISI

KUYTUDA DİL ACISI


Hep aynı sesleri duyuyorum, aynı cümleleri
cümlelerin sadece ritmi değişiyor
bazen hızlı
bazen yavaş
bazen daha da hızlı
arada bir annem geliyor aklıma
bir de hava kapalıysa
üstümüze saldığı evhamı.

iradesizliğimin bıraktığı kıvılcımı harlıyorum yüreğimde
olmayacak düşler kuruyorum
sesini duymadığım bedenlerle sevişiyorum
adresini bilmediğim evlerde uyuyorum,
sahibini bilmediğim yataklarda uyanıyorum
dokunamayacağım bedenlere aşık oluyorum
hem de ne aşk; yaşamaktan çok ölümü göze alıyorum
adını bilmediğim sevgililerim oluyor geceden sabaha
hiç konuşmuyoruz
sayıklamıyoruz
fısıldamıyoruz
nasıl, neden
sormuyoruz
sessizce seviyoruz
sevebileceğimiz kadar bir köşede gizlice
göz göze gelmeden, uzaklaşarak, kaçarak
kaçıp ölüme bir adım daha yaklaşarak seviyoruz
hayır yalnızca ben seviyorum

benden önce kim bilir kaç DNA’yı barındırıyor bu yataklar
onlarca DNA’nın arasında kalıyor dökülen saçlarım
yalnızca ben seviyorum
terk etmek zorunda olduğum evleri.

yüreğimde prematüre aşklar mezarlığı
ve beynimde kafatasımı bir türlü yaramayan urla
bir ihtimal oyunundan daha
yine ağlamaklı ve
hastalıklı dönüyorum eve.

çocuğum gibi seviyorum celladımı
düşünerek büyütüyorum
zamanın zehrinden eminim lakin
akrebi ölüme bir kala ileri alamıyorum

büyük gölgeler küçük gölgelerin ırzına geçiyor merdiven altlarında
geçenlerde bir kaderi ormanda yaktılar
bir çocuğun ırzına geçip çöpe attılar
adı değil kaderi anlatıldı dilden dile
kaderi zavallı
kaderi acınası bir hikaye
kimse kaderini teslim etmiyor sahibine
tanrı görüyor,
tanrı duyuyor
tanrı o an ne yapıyor
birileri aklını sorulara kurban edip
her şeyi unutmak için delirmekten medet umuyor.

Sana ne!
Öyle ya bana ne.

farklı yanıtlar hiç olmayacak mı?
"kader" deyip geçilecek mi?

artık bana üvey cümlelerle yanıtlıyorum soruları
maddelere ayrılarak öğretilmiş tarih dersi gibi
tek tek sıralıyorum cümlelerimi
birbirine benzeyen,
daha dünyevi,
daha insancıl,
ezbere cevaplar veriyorum
ezberim ne kadar iyiyse o kadar iyi sayılıyorum
ne zamana kadar sürer bu iyi hal bilmiyorum.
yorumsuzluğu seçenler gibi
beynimi sümük gibi akıtıyorum burnumdan.

kendi dilimi ısırdım hayatla rüya arasında
dilimde tam dört güne yetecek acı
ondan sıçrıyorum yataktan
kabus görmedim
dil acısı sadece.

acıdan sıyrılmak için hep yükseğe kaçıyorum, en yükseğe
yükselmenin düşmeyi hatırlatmak dışında bir boka yaradığı yok
beyne hava falan enjekte edilmiyor yani
uçamadıktan sonra kuş bakışı neye yarar
üst kattayken apartman boşluğuna tükürüyorum
ya da iki ev arası boşluğa
tükürüğüm düşen bir gövde gibi çakılıyor yere
şak!
apartman boşluğunda intiharın yankısı saniyelik bir ses
iki ev arasına cam kenarından düşen bir saksı intihar :))
tertemiz olmalı yüzümün değdiği yer
çocukken annemin yıkadığı gibi tertemiz kalmalıyım
yanağımı dayayacağım soğuğu tükürükle yıkıyorum
içine girdiğim düşlerin sığıntısı olduğumu biliyorum
yeryüzüne tükürük gibi çakılışımın başka sebebi olamaz.

tüm fişleri çekiyorum prizlerden
telefonu kapatıyorum
bir sinek boşlukta vızıldıyor
ışıkları söndürüyorum
saksılardaki rüzgar güllerini
annemin sapladığı yerlerden söküyorum
sahi saksılarda çiçek olsaydı çoktan solar mıydı
hakkından gelemez miydim çiçeklerin
ben çiçekleri severdim oysa
niye rüzgar gülü
hiç solmayacağı için mi?
naylon kanatlarımın iskeleti rüzgar gülünden olmalı.

fotoğraflar gideni geri getirmiyor
fotoğraflar yalnızlığa iyi gelmiyor
fotoğrafların bir boka yaradığı yok
çerçeveleri indiriyorum önce tek tek
çivileri söküp alıyorum sonra
çiviler hep paslı
kanatlarıma ilk çiviyi bugün çaktım.

yeryüzünde hiç kuytu olmadığını biliyorum
fareler, karıncalar
ve çamurlu sularla dolu çukurlardan ibaret dünya
oysa kağıtlar yoğun bakım odası kadar steril
kağıtlar kar yığını kadar soğuk, beyaz
kimse yazmıyor kağıtlara
yazılmamış tek bir kağıt
söylenmemiş tek bir cümle kalmamalı
henüz boğulmadan bir kağıdı kursağımdakilerle kara/lı/yorum.
gövdemi karalanmış bir kağıda sığdırıyorum
kimsenin okumayacağından eminim
kimse görmeyecek saklandığım yeri.

karalanmış bir sayfanın içinde kanatlarımı tamamlayacağım
uçacağım güne kadar kimse görmeyecek ellerimdeki paslı lekeleri

her şeyi unutmak istiyorum aslında
kağıtları, yanıtları, sevişmeleri, cümleleri,
kuşları, kanatları, yükselmeyi, alçalmayı, apartman boşluklarına tükürmeyi,
iki ev arasına çakılmayı, rüzgar güllerini, fotoğrafları, paslı çivileri,
kuytuları bile unutmak istiyorum
çöp torbalarını beynimdeki seslerle dolduruyorum
öyle reklamlardaki gibi çöpler çöp torbasına girince
ortalık bahar esintisi kokmuyor
çöp torbaları çok çirkin,
evimi pis bir koku sarıyor
çöpler hep pis kokar zaten
bir de sinekler üşüşür.

bağırsam unuturum belki
bağırabilir miyim?
öyle ya sana ne!

HÜSEYİN GÖKMEN

Şiiri Değerlendirin
 
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.
Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
KUYTUDA DİL ACISI şiirine yorum yap
Okuduğunuz şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?

KUYTUDA DİL ACISI şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Hasanyılmaz , 5 puan verdi
12 Kasım 2016 Cumartesi 05:38:04
kutlarım hocam nice güzel eserlere inşaallah
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.