uzun parmaklara zonklayan
ölememenin ağrısı bu
cenaze korteji
taşarak yaşamın emziren kurnalarından
uzaklara giderken
...
Devamını oku »
İçimmiş meğer hoş olan
İçim içmiş mi ne?
Bir çocuğun bayram sevinci bulaşırdı
Bakışından gözüme...
...
Devamını oku »
ben iyiyim
çatık kaşların suskun tetikleri
onlar da iyi olsun
...
Devamını oku »
İçime dökülen, içimden akan sudur dilimi yakan
Eksilen veya artan acılarımdan
Sendeliyor kalbim.
Göz, kulak, ağız
Kör, sağır, dilsiz
...
Devamını oku »
Dalgaya dolanırken boğulma gönül
Evren’de beden ve ruh bir ikilem
Özünden uzaklaşıp yok olma gönül
Tufan yatağında rüzgar eserken
...
Devamını oku »
karanlığın en koyu anı
ve gece son deminde.
buz kesiyor hava,
poyraz iliklerime işlemekte...
...
Devamını oku »
İçimdeki ç/ağlayan denizde
Ateş mavisi gözlerim
Denize b/akan bir nehir
Gözlerimin nehrinde
...
Devamını oku »
Çemen Hatun’un bu feryadından sonra gök ayrıldı, yer sarsıldı. Türkmenis’tan ın, Karakum ve Sarıkamış deltalarında çökmeler meydan geldi ve Amuderya (Ceyhun) nehrinin Sarıkamış deltasından HAZAR gölüne inen kolu kurudu. Çemen’in Mergen Alp’ın toprağa verilmesinden, YUĞ töreninden sonra Amuderya’nın Hazar’a inen koluna gittiği, orada ağıtlarına devam ettiği, daha sonrada bir daha da görülmediği anlatılır.
Türkmenistan’ın ve Amuderya nehrinin o eski güzelliği kalmadı. Derler ki çölden gelen rüzgarları dinlerseniz, Çemen’in ağıtlarını duyabilirsiniz. “”NURGELDİ ARBATOV’UN ANLATIMI - AKİF KARATEPE’NİN ÇEVİRİSİ olan TÜRKMENİSTANIN JEOMORFOLOJİSİ adlı kitapta Türkmenistanın Karakum ve Sarıkamış çukurundan da söz edilmektedir. Sarıkamış çukurundaki çökmelerden sonra (Amuderya), Ceyhun nehrinin Hazar’a gelen kolu kurumuş, Kaynağı azalan Hazar’ın 8.000 hektarlık alanı bu gün kurumuş durumdadır””
(SON)
...
Devamını oku »
Sahar, söylediği ağıdın ardından, elinin tersi ile göz yaşlarını sildi, derin bir nefes aldı, belinden çıkardığı hançerini, kendi kalbine saplayarak, intihar etti. Bunu gören babasının askerleri atlarına binerek, orasını terk ederek kaçtılar.
Kıvanç Bey’in görevlendirdiği 10 güçlü alp, Mergen’in nerede tutulduğunu öğrenmişlerdi. Ani bir baskınla Mergen Alp’i kurtarmayı planlıyorlardı. Gizlice çiflik çevresini kuşattılar. Hiçbir hareket yoktu.
Kapıya yaklaştıklarında, kapının da açık olduğunu gördüler . Koşarak binaya yaklaştıklarında Mergen Alp’in cansız bedeni ile karşılaştılar. Sırtında 2 ok, vücudunda kılıç yaraları vardı.
Onu bir beze sararak, bir at arabasına yerleştirdiler. Sonra da Yomut obasına doğru harekete geçtiler. Alpler yetişememişti. Bu yüzden başları eğik girdiler obaya. Haber çabuk yayıldı ve Çemen’e kadar ulaştı. Çemen Mergen’in öldüğünü duyunca, meydana, cenazenin başına nasıl geldiğini bilmiyordu.
...
Devamını oku »
İranlılar, kalenin basılıp, yerle bir edildiğini, esirlerin kurtarıldığını öğrenmişlerdi. Bu konu askerler arasında Mergen’in götürüldüğü yer de de anlatılıyordu.
Sahar gelip askerlere talimat veriyordu. Şimdi alpler bizim peşimizdedir. Burasını öğrenmeleri an meselesi. Onun için daha içlere bir yerlere gitmemiz gerekiyor. Yarım saat içinde hazırlıkları tamamlayın. Gideceğiz diye bağırıyordu.
Bunu MERGEN Alp’te duymuştu. Artık bu durumdan kurtulmam lazım diyordu. Planını yapmıştı. Dışarı çıktığında saldırıya geçecek, ya ölecek, yada kurtlacaktı. Bir süre sonra gelip onu aldılar ve dışarıya çıkardılar.
Şöyle çevresine baktı en fazla 15 kişi vardı. Tam sırası diyerek Yanındaki askeri yakaladı, elinden kılıcını aldı, geleni indirmeye başladı. Bir ara güçlü biri çıktı karşısına onu biraz zorlarken, sırtı dönük olduğu için, askerlerden biri sırtından okla vurdu.
...
Devamını oku »