Şairlerin yalan söylemek için ehliyetleri vardır. plıny
AYRIKOTU
AYRIKOTU

GÜNÜMÜZDEN KESİTLER

Yorum

GÜNÜMÜZDEN KESİTLER

( 7 kişi )

6

Yorum

14

Beğeni

5,0

Puan

332

Okunma

Okuduğunuz yazı 15.8.2026 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.

GÜNÜMÜZDEN KESİTLER

ARICILARIN BİR GÜNÜ

Temmuzun 13 ünde arılardan petek çekmeye başladık.

Sabah kahvaltımızı yapıp , Dinar’a dört kilometre uzaklıktaki arıları koyduğumuz bahçemize gitmek üzere hazırlandık.

Arı bahçemiz yamaç bir yerde. Rakım 1020 metre.

Bizim arı bahçesinden aşağısı tamamıyla bağ bahçe, yeşillik.
Her türlü meyve ağacı ve sebzeler sanki ayağımızın altında.

Arılarımız bu anlamda çok şanslılar. Karşı dağlarda lavantalar, arkamızdaki dağlarda ise kekik!

Arı kuşları bu yıl erkenden gelmiş arıların üzerinde sorti yapıp duruyorlar çığlık çığlığa!

Sanırsınız ki kızılderililer tam tam çalıp totem dansı yapıyorlar.

Arıların çıt diye yakalanma sesini duyuyor, ama bir şey yapamıyoruz.
Daha önce eşim bir iki kez onları korkutmak için tüfekle havaya ateş etmişti ama nafile!
İnadına çoğalarak gelmişlerdi.

Biz de kendi hallerine bıraktık çaresiz !

İkindi vaktine kadar petekleri çekiyor onları boş kovanlara koyup itinayla eve getiriyoruz. Evde her gün bu saatlerde neredeyse yatsıya kadar bal süzümünü yapıyoruz .
Ben sır tarağı ile peteklerin sırlarını alıyorum . Eşim veya kardeşi de makinede o petekleri çevirip balını alıyor tenekelere koyuyorlar .Boşalan petekleri vakit erkense eşim tekrar götürüp kovanlara koyar . Yoksa ertesi sabah ihtiyacı olan arı kovanlarına tek tek yerleştiririz.

Ben o gün, 13 Temmuz akşam seansına gitmedim yemek yapıp yarın için hazırlık yapayım diye!

Epeyce koşturdum o gün. Çünkü yarın yine arılara gidecektik. Yaklaşık üç yüz kovana yakın arımız olunca , hasad işlemi bizim haftalarımızı alacak .

Eşim , yirmi yıldır öğretmenliğin yanısıra aracılıkla uğraşıyor, geçen yıl öğretmenlikten emekli olunca, kendisini tamamıyla bu işlere verdi .

Ona destek olmak lazım. Aile çatısının güçlü olması bu dayanışmaya bağlı.

Ben tam bunları düşünerek işleri hızlı bir şekilde yaparken saat akşamın 9 u olmuştu.

Akşam yemeği için masayı hazırladım alt bodrum kattan bir şey alıp geleyim derken ayağımı merdivendeki kesik demire çarptığımı son anda fark ettim .
İş işten geçmiş parmağı kırmıştım.
Parmak bana küsmüş gitmiş diğer parmağın üstüne gidip oturmuştu.
Ağrıdan gözümden yaşlar akıyordu. Eğilip parmağıma baktığımda şok oldum parmağım uçmuş gitmişti adeta.
Eğildim dişimi sıkarak parmağı yerine koymaya çalıştım .
O arada eşim telefon etti “ çabuk gel ölüyorum ağrıdan parmağı kırdım!” dedim.
Gittik acile hemen film çekildi kırılmış gerçekten de.
“Eyvah! “dedim bizim işler kaldı.

Bu nasıl kafa yapısı böyle? Canımı unuttum işi düşünüyorum.

Halbuki herşey olacağına varıyor.
Parmak sarıldı inanın tam bir aydır sargıda

İlk on gün hiç bir şey yapamadım. Topallayarak ev işlerini yaptım ancak bal süzümü bensiz devam ediyordu. Hem avukat olan erkek kardeşi hem de öğretmen olan kız kardeşi gelmişti yardımımıza. Üç gün onlar yardım etti.
Bir gün etraftaki arıcılar geldi ancak illa ki benim orada olmam gerekiyordu.
Arada rüzgar yağmur olunca işler kalıyordu
Şimdi son on gündür ben de tekrar hasad işlerine katıldım.
Son haftamız bu.
Pazar günü tamamlayacağız inşallah

Bir hafta on gün sonra da çam ormanlarına götüreceğiz onları.

Arılar bazen çok agresif olabiliyor o zaman epeyce zorlanıyoruz

Çalışırsak güzel oluyor hayat!
Çalışırsak alın teri kazancımıza karışıyor
Huzur bolluk getiriyor beraberinde

Ama kolay değil inanın
Güneşin altında sabahtan akşama kadar çalışmak
Bazen bir arı gelip cazt diye sokup geçiyor . Peşinizi bırakmıyorlar bazen beş on tanesi birden saldırıya geçiyor.

Öyle bir yakıyorlar ki insanın canını!

Bazen zehirli bir örümcek sessizce giriyor giysinizden içeri.

Dişlerinin izinden anlıyorsunuz bunu.

Sonra sonra kızarıyor, şişiyor morarıyor.
Kaşınıyor kaşıyamıyorsunuz acıyor.

Ağaçların dalları arasında kuş avlamak için pusuya yatmış yılanı görünce ürperiyorum bir an. Sonra diyorum ki “ o da nasibine dolanıyor “ arılara yoğunlaşıyorum.

Bazen başınıza güneş geçiyor, eve geldiğinizde başınız dönüyor bulantı yaşıyorsunuz ama asla pes etmiyorsunuz çünkü bu sizin işiniz.

Alın terimiz yanaklardan saçlardan akıp ,tüm vücudumuzu adeta yıkıyor çalışırken.
Tuz yakıyor tenimizi!

İyi ki sağlığımız yerinde ve çalışacak gücümüz var diyoruz

“İşte emek budur “diyorum.

“Helal olsun ! “ Diyorum.
“Helal olsun alın teriyle kazanıp, alın teriyle üretenlere!”
“Helal olsun!
Bizim gibi pes etmeyip sonuna kadar çalışanlara!”

“Helal olsun üretenlere!
Helal olsun emeğimizin kıymetini bilip yiyenlere!”

Bizde durumlar böyle sevgili dostlar!
Alın teriyle kazanıp yemek tek derdimiz!
Sağlıcakla kalın!

15.08. 2026
Tülay Sarıcabağlı Şimşek

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (7)

5.0

100% (7)

Günümüzden kesitler Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Günümüzden kesitler yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
GÜNÜMÜZDEN KESİTLER yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Ke
Kendi Halinde, @kendihalinde
16.8.2026 18:54:53
5 puan verdi
Ağrılara acılara rağmen, görev sorumluluğunun, iş ahlakının azaldığı şu günlerde çalışma azminize, üretme sevdanıza hayran olmamak imkansız. Helal olsun azminize, bu güzel yazınıza. Kutlarım. Gücünüz bol olsun.
İbrahim Kurt
İbrahim Kurt, @ibrahimkurt
16.8.2026 18:53:30
5 puan verdi
toplumsal sorunlarımızı eğitim ile aşabiliriz kutluyorum
yildiz parlak
yildiz parlak, @yildizparlak
16.8.2026 18:30:21
Bilmediğim ama merak ettiğim arıcılık konusunda ki yazınızı keyifle okudum
Emeğin acı ve alın teri ile harmanlanmış halini ne güzel, sade bir dille anlatmışsınız
Okurken sanki birebir yaşıyor insan, kimbilir sizler ne kadar yoruluyorsunuz
yine de tabiatın içinde olmak, onunla uğraşmak çok güzel olsa gerek
Arı kuşlarını hiç bilmiyordum mesela, onlar arıları mı avliyorlar ? ya yılanlar, onlarda kuşları avlıyorlarmış..
Doğanın döngüsünden en iyi payını alan ,emek verirse tabii ki insanoğlu ...
......
Ayağınız için çok geçmiş olsun,başıma geldi , o acıyı çok iyi tanıyorum, alt tarafı bir ayak parmağı demesin kimse,hem iyileşmesi uzun sürüyor hem de o parmak maalesef bir garip * oluyor ...
---
Yaşadığım yerde, karşı komşumun on taneyi geçmeyen arı kovanlarına da başka bir gözle bakacagim artık, bahçemde ki çiçeklerden yaz boyu ayrılmayan arılar yüzünden, payımı istesem mi acaba bende... ;)

kaleminize,yüreğinize sağlık
size kolaylıklar diliyorum...

sevgi ve selam ile...
Ayres
Ayres, @ayres
16.8.2026 18:15:58
Emeklerinize sağlık ama yazınızda arı sokmalarını ve tehlikelerini adeta birer 'madalya' gibi, biraz hafife alarak anlatmanızı hüzünle okudum. Biz bu işin şakası olmadığını çok acı bir tecrübeyle öğrendik. Babam da arıcılığa aşıktı, 300 kovanı vardı. Yaşı 50’yi geçince hobi niyetine sadece 5 kovan bıraktı. Yıllarca yüzlerce arı tarafından sokuldu, vücudu şerbetliydi ama bıraktığı son arıların sokması babamın sonu oldu. İnsan vücudu tuhaf olabiliyor. Doğa bazen en güvendiğimiz yerden, hiç beklemediğimiz bir anda vurabiliyor. Herkesin kendi seçimi elbette ama arının ve yaşın şakası olmuyor maalesef. Hayırlı hasatlar...
Etkili Yorum
Kul Yorgun
Kul Yorgun, @kulyorgun
16.8.2026 07:59:23


okurken alnımdan ter aktı resmen

13 Temmuzda başlıyor hikaye
sabah kahvaltısı sonra Dinarın dört kilometre ötesinde yamaçta arılar
rakım 1020 metre
aşağısı bağ bahçe meyve sebze
karşıda lavanta arkada kekik
arının cenneti resmen

ama cennetin de derdi var
arı kuşları gelmiş çığlık çığlığa sorti yapıyor
kızılderili dansı gibi
çıt diye arı yakalanıyor elden bir şey gelmiyor
tüfekle korkutmuşlar nafile çoğalmışlar

sonra gün boyu petek çek bal süz sır al makinede çevir tenekeye koy
akşam yatsıya kadar devam
sen de 13 Temmuz akşam yemeği yaparken
alt kattan bir şey alayım derken
merdivendeki kesik demire çarpmışsın
parmak küsmüş gitmiş diğer parmağın üstüne oturmuş
dişini sıkıp yerine koymaya çalışmışsın
telefonda da ilk cümle eyvah işler kaldı olmuş

işte bu cümle her şeyi anlatıyor
canın acıyor ama aklın kovanda

bir ay sargıda kalmışsın
ilk on gün topallayarak ev işi
bal süzümü başkalarıyla devam etmiş
erkek kardeş kız kardeş arıcı komşular yardıma gelmiş
rüzgar yağmur olunca iş kalmış
şimdi tekrar sahadasın son hafta

ve en kıymetli yer burası
çalışırsak güzel oluyor hayat diyorsun
alın teri kazanca karışıyor huzur bolluk getiriyor
güneşin altında sabahtan akşama
arı sokuyor cazt diye
zehirli örümcek giriyor içeri
yılan pusuya yatmış
başına güneş geçiyor başın dönüyor
ama pes yok çünkü bu senin işin

sonunda üç kere helal olsun diyorsun
alın teriyle kazanıp üretenlere
pes etmeyip sonuna kadar çalışanlara
emeğin kıymetini bilip yiyenlere

Tülay abla bu yazı baldan tatlı
çünkü içinde emek var yara var inat var
arı gibi çalışıp arı gibi sokulan bir hayat
ama sonunda tenekelere dolan şifa var

parmağın şimdi nasıl
son hasat bitti mi pazar günü tamam mı.

Kalemine kelamına yüreğine sağlık günün şiir ve şairini kutluyorum.

☕🙏
Etkili Yorum
Hikmet-Metin
Hikmet-Metin, @hikmet-metin
15.8.2026 13:54:01
5 puan verdi
Çok samimi ve hayatın içinden bir anlatı olmuş. Arıcılığın yalnızca bal üretmek değil; emek, sabır, dayanışma ve alın teri olduğunu bütün gerçekliğiyle hissettirmişsiniz. Özellikle kırık parmağa rağmen ilk düşüncenizin “işler kaldı” olması, üretime ve sorumluluğa ne kadar bağlı olduğunuzu gösteriyor.

Arıların peşindeki mücadeleden güneşin sıcağına, kardeşlerin ve çevredeki arıcıların desteğinden aile dayanışmasına kadar her ayrıntı hikâyeyi canlı kılmış. “Helal olsun üretenlere!” sözü de yazının ruhunu çok güzel özetliyor.

Emeğinize, yüreğinize ve kaleminize sağlık. Alın teriniz bal gibi tatlı, bereketiniz daim olsun.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL