6
Yorum
14
Beğeni
5,0
Puan
332
Okunma

ARICILARIN BİR GÜNÜ
Temmuzun 13 ünde arılardan petek çekmeye başladık.
Sabah kahvaltımızı yapıp , Dinar’a dört kilometre uzaklıktaki arıları koyduğumuz bahçemize gitmek üzere hazırlandık.
Arı bahçemiz yamaç bir yerde. Rakım 1020 metre.
Bizim arı bahçesinden aşağısı tamamıyla bağ bahçe, yeşillik.
Her türlü meyve ağacı ve sebzeler sanki ayağımızın altında.
Arılarımız bu anlamda çok şanslılar. Karşı dağlarda lavantalar, arkamızdaki dağlarda ise kekik!
Arı kuşları bu yıl erkenden gelmiş arıların üzerinde sorti yapıp duruyorlar çığlık çığlığa!
Sanırsınız ki kızılderililer tam tam çalıp totem dansı yapıyorlar.
Arıların çıt diye yakalanma sesini duyuyor, ama bir şey yapamıyoruz.
Daha önce eşim bir iki kez onları korkutmak için tüfekle havaya ateş etmişti ama nafile!
İnadına çoğalarak gelmişlerdi.
Biz de kendi hallerine bıraktık çaresiz !
İkindi vaktine kadar petekleri çekiyor onları boş kovanlara koyup itinayla eve getiriyoruz. Evde her gün bu saatlerde neredeyse yatsıya kadar bal süzümünü yapıyoruz .
Ben sır tarağı ile peteklerin sırlarını alıyorum . Eşim veya kardeşi de makinede o petekleri çevirip balını alıyor tenekelere koyuyorlar .Boşalan petekleri vakit erkense eşim tekrar götürüp kovanlara koyar . Yoksa ertesi sabah ihtiyacı olan arı kovanlarına tek tek yerleştiririz.
Ben o gün, 13 Temmuz akşam seansına gitmedim yemek yapıp yarın için hazırlık yapayım diye!
Epeyce koşturdum o gün. Çünkü yarın yine arılara gidecektik. Yaklaşık üç yüz kovana yakın arımız olunca , hasad işlemi bizim haftalarımızı alacak .
Eşim , yirmi yıldır öğretmenliğin yanısıra aracılıkla uğraşıyor, geçen yıl öğretmenlikten emekli olunca, kendisini tamamıyla bu işlere verdi .
Ona destek olmak lazım. Aile çatısının güçlü olması bu dayanışmaya bağlı.
Ben tam bunları düşünerek işleri hızlı bir şekilde yaparken saat akşamın 9 u olmuştu.
Akşam yemeği için masayı hazırladım alt bodrum kattan bir şey alıp geleyim derken ayağımı merdivendeki kesik demire çarptığımı son anda fark ettim .
İş işten geçmiş parmağı kırmıştım.
Parmak bana küsmüş gitmiş diğer parmağın üstüne gidip oturmuştu.
Ağrıdan gözümden yaşlar akıyordu. Eğilip parmağıma baktığımda şok oldum parmağım uçmuş gitmişti adeta.
Eğildim dişimi sıkarak parmağı yerine koymaya çalıştım .
O arada eşim telefon etti “ çabuk gel ölüyorum ağrıdan parmağı kırdım!” dedim.
Gittik acile hemen film çekildi kırılmış gerçekten de.
“Eyvah! “dedim bizim işler kaldı.
Bu nasıl kafa yapısı böyle? Canımı unuttum işi düşünüyorum.
Halbuki herşey olacağına varıyor.
Parmak sarıldı inanın tam bir aydır sargıda
İlk on gün hiç bir şey yapamadım. Topallayarak ev işlerini yaptım ancak bal süzümü bensiz devam ediyordu. Hem avukat olan erkek kardeşi hem de öğretmen olan kız kardeşi gelmişti yardımımıza. Üç gün onlar yardım etti.
Bir gün etraftaki arıcılar geldi ancak illa ki benim orada olmam gerekiyordu.
Arada rüzgar yağmur olunca işler kalıyordu
Şimdi son on gündür ben de tekrar hasad işlerine katıldım.
Son haftamız bu.
Pazar günü tamamlayacağız inşallah
Bir hafta on gün sonra da çam ormanlarına götüreceğiz onları.
Arılar bazen çok agresif olabiliyor o zaman epeyce zorlanıyoruz
Çalışırsak güzel oluyor hayat!
Çalışırsak alın teri kazancımıza karışıyor
Huzur bolluk getiriyor beraberinde
Ama kolay değil inanın
Güneşin altında sabahtan akşama kadar çalışmak
Bazen bir arı gelip cazt diye sokup geçiyor . Peşinizi bırakmıyorlar bazen beş on tanesi birden saldırıya geçiyor.
Öyle bir yakıyorlar ki insanın canını!
Bazen zehirli bir örümcek sessizce giriyor giysinizden içeri.
Dişlerinin izinden anlıyorsunuz bunu.
Sonra sonra kızarıyor, şişiyor morarıyor.
Kaşınıyor kaşıyamıyorsunuz acıyor.
Ağaçların dalları arasında kuş avlamak için pusuya yatmış yılanı görünce ürperiyorum bir an. Sonra diyorum ki “ o da nasibine dolanıyor “ arılara yoğunlaşıyorum.
Bazen başınıza güneş geçiyor, eve geldiğinizde başınız dönüyor bulantı yaşıyorsunuz ama asla pes etmiyorsunuz çünkü bu sizin işiniz.
Alın terimiz yanaklardan saçlardan akıp ,tüm vücudumuzu adeta yıkıyor çalışırken.
Tuz yakıyor tenimizi!
İyi ki sağlığımız yerinde ve çalışacak gücümüz var diyoruz
“İşte emek budur “diyorum.
“Helal olsun ! “ Diyorum.
“Helal olsun alın teriyle kazanıp, alın teriyle üretenlere!”
“Helal olsun!
Bizim gibi pes etmeyip sonuna kadar çalışanlara!”
“Helal olsun üretenlere!
Helal olsun emeğimizin kıymetini bilip yiyenlere!”
Bizde durumlar böyle sevgili dostlar!
Alın teriyle kazanıp yemek tek derdimiz!
Sağlıcakla kalın!
15.08. 2026
Tülay Sarıcabağlı Şimşek
5.0
100% (7)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.