Tenime değdikçe yaşadığımı hissettiğim o fırtınaları…
Korkarak pencerenin ardına gizlendiğim o karanlığı
Belkide kendimden bu kadar kaçmamı sağlayan o aşklara…
(oysaki ben her yalnızlığımda düşerdim pencerelerden)
—bir rüzgâr-ki çalıyor kendimden de beni çok uzaklara…
...
Devamını oku »
Bir şeyler var amma , sezemiyorum.
Aklımdan geçirdim, çekip gitmeyi;
Kör düğüm olmuşum, çözemiyorum...
Neden hiç söylemez sevdiğin, seven...
...
Devamını oku »
Seninle ilk tanıştığımız yerdeyim.
Upuzun sahili,masvavi denizi,
Yemyeşil ormanları,mis kokulu çiçekleri,
Sevimli insanları olan kasabadayım.
Sahilde her zaman oturduğumuz,
...
Devamını oku »
Kokusu sindi kalbimize,
Olsun içimiz temiz bizim,
Anılarımızı yaşatırız belki,
Koymayız kimseyi yerimize.
...
Devamını oku »
İmlayı dağıtan kalem de üzgün...
Dizeler coştu ayağa kalktı,
İfade taştı şimşekler çaktı.
...
Devamını oku »
Sorma bana sağ mı sol musun diye
Ben bilemem gardaş dövletli bilir
Azat mısın yoksa kul musun diye
Ben bilemem gardaş dövletli bilir
...
Devamını oku »
Öfkemin kırılmış gururuyla sesleniyorum
hayatımın eteklerine birikmiş,
...
Devamını oku »
yaşamayı gezip gören bilir
umudu peşinden koşanlar
sevdayı sevmeyi bilen bilir
acıyı karşılıksız sevenler
...
Devamını oku »
Hep eksikse gülüşlerim,
Doğmuyorsa sabahlarımda güneş,
Sevemiyorsam artık tüm benliğimle,
Gözümü karartıp yaşayamıyorsam delicesine,
Aynaya bakmaya korkar olmuşsam
...
Devamını oku »
Ufka açılan bu yol sona kapanan yolsa, kendime güldüğümü nereden bileceksin. Dün ihtimallerle eriyen buz dağının bu gün yeniden üşüdüğünü nereden bileceksin. Allah bir hakkı için gezdirdim tüm umutları koynumda, bana rüzgâr esmez her bekleyişin sonunda. Görmeyeceğimi bile bile daldım ben yeni rüyaya. Ben bekledim tüm sevinçleri tüm sevdaları meçhul durakta. Heveslerimi indirmeyeceğini nereden bilecektim. Bakışların dilinde görmek istedim yeşil kırları, silmek istedim tüm maziyi. Oysa ne kadar erken kaptırmışım kendimi hala ne kadar korkakmışım "hayır" sözcüğüne. Unuttum kilometrelerce uzaktan geldiğimi, düşünmedim varlığımın hissedilmeyeceğini. Ben bekledim gözlerinin sözlerini, özür dilerim; yinede mutluyum tek başıma düşlesem bile o gözlerini. Tek başına sohbetlerin adamı oldum ben, hep olmazların ipini göğüsledim en önde, yürekliydim de sözlerine, talip olamadım o buğulu gözlere. Ah gönlüm; sen benden neler istiyorsun mutluluk yetinmektir bunu bilmiyorsun. Kalbine dayadığım bu merdivende ayak izlerimi görmediysen, kırılıp düştüğümü nereden bileceksin. Bir gece yarısı hiç sebep yokken, bir köşede uyuyan çocukluğumun aniden fırlayıp sokaklarımda koştuğunu nereden bileceksin. Bilmemekte güzel. Ümit vermeden bitirmek rüyayı dört duvar arasında, onu üzmemek ne güzel. Sen bir anda aktın avuçlarıma, sen hiç bilmedin bilemedin "YENİDENLİĞİ". Yeniden şarkılar söyledim gökyüzüne, yeniden şiirler yazdım, söz bildiğim şairlerden. Ve bundan sonra daha da çok korkacağım tarifsizlikten. Artık kimse bilmeyecek senden sonra tedirginliğimi, kimse hissetmeyecek şiirlerimin duygusallığını. Yani bir sözcüğü kıskandıran gözler olmayacak örneğin, hislerimi kumar masasına açmakta bitecek. Ve senden sonra korktuğum başıma gelmeyecek. Duyacaksın ki sana "minnet borçlu" olduğumu şiirlerim için, sözlerim için ve dinlediğin için. Şimdi bir yaz gününde, kapattın kapılarımı her şeye, çektim yargısız infazları üstüme. Ve biliyorum ki geçmez artık sevdanın sokağından bir daha mucize…
ÜNAL
17.7.2003
...
Devamını oku »