1
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
75
Okunma
Mavi gül istedi, ya hu dedim... İçimden tamam dedim, bir şekilde bulurum, iki uca bir sarı gül diktik, bir de pembe gül diktik, sırada beyaz ile kırmızı varıdı, üç kırmızı bir beyaz gül ile hilal ve yıldız şeklinde olsun dedim sonra yani lakin şimdi düşünüyorum da, iki beyaz gül bir kırmızı gülün iki yanına ve tam ortaya dikile.. ferman buyurdum kendime... lakin sonradan fermanı feshettim, İmdi bu güller yediveren olunca iyice birbirine girecek güllük-çiçeklik, tek bir gül de kurur sannımca.. ömürleri kısa olur. Ne yapcuz bayrama?
ya hu diyorum bırakın kurbanı, yok dinleyen, illahi kesecekler, bize de uğraşı düşecek mecburen.. neyse 10 yıla kalmaz kurban kesen de pek kalmayacak zaten. alalım kasaptan 30-40 kilo et neyse dağıtalım, aslında diyemiyorum, dememek de iyisi, ne yaparsın bu saatten sonra idare edersin...
eskiden olaydı gündemden yazardım, lakin çok ta tın, millet cinnet halinde, ihtimal katil olacağız bir yerde lakin nerede belli değil. belki de o bir günde altı kişiyi öldüren kişilerden gittikçe zaman geçtikçe daha çok gözükür gözlere. emniyeti kalmadı insanın. şansa yaşıyoruz ülkede.. cahilleri çekmektense öldürmek mi, öldürmeye çalışırken ölmek mi daha güzel olur... zıvanası civatası kalmadı gündemin... tamam da üstadım, cahil kime denir, onu çözemedim bir türlü. veya morruklar kimdir? bunaklarla bu yaşam çekilmeye değer mi, değmez mi? hem bunak kim morruk kim...soruların cevapları yok, verilen cevaplar da bayat.. lakin insan kime denir bu saatten sonra... insan nasıl kalınır? hayvanlaşmak ne demektir,
genç olaydık bir hikayeye kapılırdık veya inanırdık.. hayat kırkından sonra başlarsa, katil olmak ile olmamak arasındaki farkın fiyatını hangi görselde bulabiliriz.
doğalgaz da gelecemiş yaz başında, uff yine masraf ... petekler, kombi... bir de başvuru ücreti...
ihtimal fetret dönemine denk geldi bizim nesil, bu işin sonu iyi değil, bir de el nino çıktı başımıza, insanın insana ettiği yetmezmiş gibi bir de doğa çıktı baş belası, seller, aşırı yağışların ardından aşırı kuraklık gelecek mecburen... tamam da, kuraklık kime göre neye göre, yağış fazlalığı kime nerede boğucu... tanrının belası bir hayat yaşıyoruz, belki de tanrısız belalı bir yaşam..
dünyayı da ülkeyi de eski kuşaklar iyice çığrından çıkardı, onlara göre hava hoş normal şartlar altında 5-10 yıl sonra ölürler enkaz bırakarak geride kalanlara. elbette ölüm zamansızdır, kime nerede geleceği belli değildir, lakin normal şartlar altında...
görüntüler, filmler diziler bol türlü hikayeler ve türler, milyon milyon yazı çizim renk... çeyrek asırda bin yıllık görüntü doldu yeni nesillerin zihnine... eski kuşak düşünce ve sistemler ve yönetimler ve inançlar ve kültürlerin son kullanma tarihi geçeli epey oldu. dünya zaten yörüngesinden çıkmış hissi veriyor..
siz olsanız gençlere ne vaat edersiniz? diploma para cennet cehennem yat kat iş aş eş daire tanrı melek şeytan aile kasaba şehir ülke kıta dünya alem sonsuzluk... yani yeni nesil zihinler bunlarla ve bunlara benzeyen vaatlerle oyalanır mı, oyalanabilir mi?
lakin insan zihni, devşirme sistemi gibi devşiriliyor, her kuşaktan ziyade yaş ve yaş farkının bakışı ve yorumu birbirine benzemez ki...
artık cenazelere gitmeme kararı aldım lakin bu kararı nasıl uygulayabilirsin ki, mümkün olması için ne yapabilir insan...
günümüzde genç insanların ızdırapları ihtiyarların sızlanmalarını fersah fersah geride bıraktı..
neyse bu karalamayı da iki üç tane yz uygulamasına kopyalayıp yapıştırayım, hem biraz güler hem biraz düşündürürler bari.. insanlarn yorumlarına artık gerek kalmadı yzler meydana çıkalı. lakin yine de insanların içinde yaşıyoruz, insanız ya... tutup da zihinsel halde veya ruhsal bir şekilde yaşamak imkansız daha.. ne zaman imkanlı hale gelir, ona da ömür yetmez.. sonsuzluğun koy gitsin sonuna..
o değil de bazı yz uygulamaları artık insanı çözmüş, yani herkesi çözmüş gibi, hücresel bir yapı ile istifleniyor her yazımız veya sorgulamalarımız veya yani lakin ... yani dünya tek tipleşmeye doğru çoktan çevirdi yönünü... bunun geri dönüşü ya küresel bir doğa felaketi ki yukarıda değindim, 150 yıl önce 5 milyon veya 50 milyon insanın ölümüne neden olan iklim olayları günümüzde ortalama 250 milyon insanın ölümüne neden olacakmış.. olabilir mi?
ve özetle, deyin bakalım ey yzler, bu yazı neyi anlatıyor...zaten canlılık hep bir şeyler anlatıp duruyor, biz de artık yav he he deyip geçme aşamasındayız...
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.