Bir Dünyevî
455 şiiri ve 226 yazısı kayıtlı Takip Et

Hece şiiri nasıl yazılır?




HECE ŞİİRİ NASIL YAZILIR?

Akademik olarak fazla bir bilgiye sahip , pedogojik olarak herhangi bir formasyona (ne demekse) sahip değilsem de bir hece şiiri nasıl yazılır birlikte öğrenmeye çalışalım.

Genelde kullanılan hece ölçülerimiz 7’li, 8’li, 11’li ve 14’lüdür.

Bu hece ölçülerinin içinde ise en çok kullanılanları 11’li ve 14’lüdür.

11’li ve 14’lü hece şiirlerinden ise en çok kullanılanı bildiğim kadarıyla 11’lidir.

Hece şiirine yeni başlayanlar için ise önerilen ölçü; daha çok kelime seçeneği olduğu için 14’lüdür.

Hece şiirinin bir diğer adı da “parmak ölçüsü”dür.

Heceleri parmaklarımızla sayar, yazmak istediğimiz ölçünün matematiksel yani teknik boyutunu bu şekilde rahatlıkla halledebiliriz.

He-ce-le-ri par-mak-lar-ı -mız-la say-mak: 12 adet hece.
Bilinen birkaç şiirden mısra örnekleriyle devam edelim.

Örnek 1:
Abdurrahim KARAKOǒtan…

Lam ba da tit re yen / a lev ü şü yor: 6+5= 11’li hece
Aşk ka ğı da / yaz ıl mı yor / mih ri ban 4+4+3: 11’ li hece

Örnek 2:
DADALOĞLU’dan

Ye di ik lim /dört kö şey i /dol an dım: 443: 11 li hece
Me ğer dün ya /her ta raf ta / bir i miş:443 : 11 li hece

Örneklerde de gördümüz gibi parmaklarımızla gayet kolay bir şekilde kelimeleri heceleyerek hece ölçümüzün ne olduğunu, duraklarının nasıl meydana geldiğini gördük sanırım.

Durak ise, herhangi bir mısrada anlam ifade eden, herhangi bir sözcüğü bölmeyen, okuyuşta nefes payı dediğimiz ses kesimlerinden oluşan kelime birlikteliğidir.

Örnek 1’de de görüldüğü gibi, 1. mısrada duraklarımız 6 hece +5 hece şeklinde, 2. Kıtada ise; 4 hece+4 hece+ 3 heceden oluşmaktadır.

Önemli not:

Hece şiirinde tüm mısraların aynı durak ile yazılmış olması gerekir diyenlere itibar etmeyiniz.

a-Hece şiirinde ayak ve redif.
Anlaşılması açısından örnek bir şiir üzerinden gidelim.

Mihriban(Aşk)

Sarı saçlarına deli gönlümü
Bağlamışlar, çözülmüyor Mihriban.
Ayrılıktan zor belleme ölümü
Görmeyince sezilmiyor Mihriban.

’Yâr’ deyince, kalem elden düşüyor
Gözlerim görmüyor, aklım şaşıyor
Lâmbamda titreyen alev üşüyor
Aşk, kağıda yazılmıyor Mihriban.

Önce naz, sonra söz ve sonra hile...
Sevilen, seveni düşürür dile
Seneler, asırlar değişse bile
Eski töre bozulmuyor Mihriban.

Tabiplerde ilâç yoktur yarama
Aşk deyince ötesini arama
Her nesnenin bir bitimi var ama
Aşka hudut cizilmiyor Mihriban.

Boşa bağlanmamış bülbül, gülüne
Kar koysan köz olur aşkın külüne...
Şaştım kara bahtın tahammülüne
Taşa çalsam ezilmiyor Mihriban.

Tarife sığmıyor aşkın anlamı
Ancak çeken bilir bu derdi, gamı
Bir kördüğüm baştan sona tamamı...
Çözemedim... Çözülmüyor Mihriban.

Örnekteki şiirimizin ayakları –z sesiyle örgülenmiş; çözülmüyor, sezilmiyor, yazılmıyor, bozulmuyor…
Redifi ise; mihriban’dır.

Buradaki redifimizi kafiyeden sonra gelen sen benzerliği ile karıştırmayınız.

b-Ayak bulma veya ayak türetme ile kafiye anahtarı.

En çok kullanılan ayaklarımız, yani en çok ayak türetebileceğimiz sesler ise; l-n-k-z-r gibi dilimizde oldukça sık kullanılan seslerle örgülenmiş ayaklardır.

Ayalarımızı ise kafiye anahtarı yoluyla bulabilir ve çoğaltabiliriz.
Kafiye anahtarı kullanmakta olduğumuz harflerin ünlü-ünsüz diye ayrımı yapıldıktan sonra,

Ünsüzlerimiz: b c ç d f g ğ h j k l m n p r s ş t v y z
Ünlülerimiz: a e ı i o ö u ü

Yazmak istediğimiz seslerin birbiriyle bağlantılanması şeklinde açığa çıkar.

l sesine örnek ayaklarımız;

Bal-bel-bil-bol-böl-bul
Çal-çil-çöl
Dal-dil-dol-döl-dul-
Fal-fol
Gel-gol-göl-gül… görüldüğü gibi bu şekilde bir çok ayak türetebiliriz. Ayaklarımızı fiil ayaklar, isim ayaklar gibi çeşitli şekilde de ayırabiliriz.

Fiil ayaklar;
Bilmek-bölmek-bulmak
Çalmak-dalmak-dilmek-dolmak,
Gelmek-gülmek gibi ….

Bal-bel-bol-çil-çöl-dal-dil-döl … gibi isim ayaklarımız olabilir.

*Genelde ayaklı hece şiirleri fiil ve isim ayaklı olarak ayrılmaz. Ancak ayırmak da bir eksiklik değil tam tersine şiirimize teknik anlamda bir artı değer katar. Proje,planımız ne kadar sağlam ise üzerine inşa edeceğimiz şiirde depremlere (eleştirilere) karşı dayanıklı olur.

Şimdiye kadar yazdıklarımız toparlarsak;
Hece ölçüsü nedir?
Hece ölçüsünde durak nedir?
Hece şiirinde ayak nedir?
Hece şiirinde redif nedir? Soruların cevaplarını vermiş olmamız gerekir.

Bu bilgiler ışığında bir şiir yazmaya çalışalım mı?

Öncelikle ayaklarımızı bulalım.
Kafiye anahtarı marifetiyle mesela:
b c ç d f g ğ h j k l m n p r s ş t v y z
a e ı i o ö u ü

dert dört fert kart kurt kürt pert sert şart yurt.

Seçtiğimiz ayakların anlamı açık olmalı. Bulduğumuz ayak kelimelerinden ise;

Pert : kelimesinin anlamı ise ölü, kullanım dışı kalmak olarak düşünülür. Geleneksel hece şiirlerimizde ise halkın çok kullanmadığı kelimeler seçilmez şiir kelimesi olarak, aynı zamanda da istediğimiz her kelimeyi her şiirde kullanamayız. O yüzden “pert” kelimesini ayaklarımızın içinden çıkaralım.

Geriye kalan; “dert dört fert kart kurt kürt sert şart yurt” olarak Dokuz adet ayak kelimemizi bulduk sayılır.

Hece şiirinde Kafiye biçimi, kafiye örgüsü, kafiye şeması nedir.?
Düz kafiye:
…..a
….a
….a
…b

….c
….c
…c
…b
Çapraz kafiye;

….a
….b
….a
…b

Şeklinde ifade edilir.

Örnek şiirimizin kafiye şeması;

Sarı saçlarına deli gönlümü ………………….a
Bağlamışlar, çözülmüyor Mihriban. ……….b
Ayrılıktan zor belleme ölümü ……………….a
Görmeyince sezilmiyor Mihriban. …………..b
.
.
.
Boşa bağlanmamış bülbül, gülüne…………..x
Kar koysan köz olur aşkın külüne...........x
Şaştım kara bahtın tahammülüne ………….x
Taşa çalsam ezilmiyor Mihriban…………….b

Hece şiirinde en çok kullanılan şekil ise; birinci kıtanın abab ile başlayıp diğer kıtaların cccb, dddb, eeeb… şeklinde kullanılan kafiye şeklidir.

Şiirde kafiye, ses benzeşimi, ses düzeni....
Kelime köklerinde meydana gelen ses benzerlilerine kafiye denir.
Tek ses benzeşimi yarım kafiye
Çift ses benzeşimi tam kafiye
Üç ve daha fazla ses benzeşimi ise zengin kafiye olarak adlandırılır.

Yarım kafiyeye örnek:

’Yâr’ deyince, kalem elden düşüyor
Gözlerim görmüyor, aklım şaşıyor
Lâmbamda titreyen alev üşüyor
Aşk, kağıda yazılmıyor Mihriban.

…….Düş-üyor
…….Şaş-ıyor
……Üşü-yor..

Örneğimizdeki kelime köklerimiz: düş (mek), şaş (mak), üşü (mek)ise;
Kafiyemiz her kelimede benzer ses olan –ş sesiyle oluşturulmuş yarım kafiyedir.
Ek redifimiz ise, (ı-ü)yor’dur.

Tam kafiyeye örnek:

Tarife sığmıyor aşkın anlamı
Ancak çeken bilir bu derdi, gamı
Bir kördüğüm baştan sona tamamı...
Çözemedim... Çözülmüyor Mihriban.

Kafiye arayacağımız kelimeler: anlamı, gamı, tamamı….
Kelime köklerimiz: anlam, gam, tamam…
Benzer olan seslerimiz –a ve m sesleri ise; tam kafiye…
-ı ise ek redifimizdir.

Zengin kafiyeye örnek:

Sarı saçlarına deli gönlümü
Bağlamışlar, çözülmüyor Mihriban.
Ayrılıktan zor belleme ölümü
Görmeyince sezilmiyor Mihriban.

Kadiye arayacağımız kelimeler: gönlümü, ölümü

Kelime köklerimiz: gön-(*ü)-lüm, ölüm,
* sesli düşmesi ….şimdilik geçelim..

-lüm zengim kafiye, -ü se ek redifimizdir.

Şimdiye kadar yazdıklarımız tekrar toparlarsak;
Hece ölçüsü nedir?
Hece ölçüsünde durak nedir?
Hece şiirinde ayak nedir?
Hece şiirinde redif nedir?
Kafiye nedir, ek redif nedir,
Kafiye şeması nedir.? Soruların cevaplarını vermiş olmamız gerekir.

Örnek bir şiir yazalım mı?
Bismillahirrahmanirahiym evveline ve ahirine, öncesine ve sonrasına…

Sorularımıza cevap vere vere;
Hece ölçümüz: 11’li olsun
Duraklarımız: yerine göre 65, 443, 74 olabilir.
Belirlemiş olduğumuz ayaklarımız: “dert dört fert kart kurt kürt sert şart yurt”
Redifimizi daha belirlemedik.
Kafiyemiz ve ek redifimiz yazdıkça meydana çıkacak.
Kafiye şemamız da; abab, cccb, dddb şeklinde olsun.

Sorulara verdiğimiz ve göze çarpan eksikliğimiz ise, redifimizi belirlememiş olmamızdır.

Redifimizi de belirleyelim, ayak kelimelerimize uygun veya ayaklarımızın tamlayacağı bir kelime yani redif bulmamız gerekiyor.

Ben redifimi: “sürüsü” olarak belirdim. Siz daha farklı redifler de bulabilirsiniz.
Dert sürüsü, dört sürüsü, fert sürüsü, kart sürüsü, kurt sürüsü gibi….

Şiiri yazmanın en kolay yolu anlatmak istediğimiz konuyu kısa bir şekilde yazmak olacaktır.

Şiirimizin hikayesi:

Önce Allah celle celalühü vardı. Yaratanımız. Yaratanımız yani Allah’ımız bilinmek istedi ve insanı şuurlu bir şekilde yarattı. İlk yarattığı insan adem (a.s), adem’in kaburga kemiğinden Havva annemiz, ikisinden, erkek Kabil ve kız Aklima, sonra ise erkek Hâbil ile kız Lebuda doğmuştur. Sonra Rabbimiz, yaşantımız için adem peygamber vasıtasıyla bizlere şartlarını, kurallarını, neyin neye sebep olacağını öğretti. Kabil ve habil’in soyu çoğaldı, çoğaldı, kavimler, milletler meydana çıktı. Dağıldılar dünyaya… kimi nereden geldiğini unuttu, kendi aklıyla yaşamayı tercih etti, kimi adem peygamberin öğütleriyle yaşamaya başladı.şartlar çoğaldı, yeni emirler geldi yeni peygamberle. Rabbimiz dünyada kendine isyan eden, kendini bilmeyenlere karşı, bilenlerin cihat etmesini istedi. Böylelikle ilk savaşlar başladı….. ve bu şekilde aklımıza gelebilecek nice olaylar….

Elbette böyle bir şiiri seçtiğimiz ayak kelimeleriyle yazmak zor olacak, kimi ayak kelimelerini de çıkaracağız, atacağız şiirden dışarıya, kimi zaman kendimize yazacağız, yani yazdığımızı bizden başka anlayan olmayacak. Kimi zaman okuyanın bam telini titreteceğiz, kimi zaman sinek vızıltısı gibi anlaşılacak. vb....

dert etmeyin.. siz yazın... yazdıkça güzelleşir, yazdıkça öğrenilir...

kimi güzel ustalardan nice bilgiler öğreniriz, kimi nicesinden fırçalar yiyeceğiz...

şiirimizin başlığı da size kalsın?:)))

selam ve saygılarımla..

öğrendim secdeyi bezmi elestle
miras kaldı bana bir dert sürüsü
sonra temizlendim ruhi abdestle
aklımda gezindi bir fert sürüsü

kabil kim habil kim ninem kim miydi
birisi elif diğeri mim miydi
benden istenen soya çekim miydi
aradığım cevap bir şart sürüsü

işte kalp ve beden haktan hediye
yaşadığım toprak bir davetiye
sahiplendim bu toprağı ne diye
canımla edindim bir yurt sürüsü

benim gibi olan nicesi vardı
kimi bana yardı kimi ağyardı
öğrendiğim dünya diyar diyardı
ne bir ne iki üç bir dört sürüsü

her diyarda başka kavim ve millet
kurdum her biriyle başka illiyet
yaşadım neye niyet neye kısmet
ne dost ne düşmandı bir kürt sürüsü

dünyeviyim asırları yaşadım
kabuk tutmaz yaraları kaşıdım
destan yazdım efsaneler taşıdım
bana da dediler bir kurt sürüsü

Beğen

Bir Dünyevî
Kayıt Tarihi:29 Haziran 2015 Pazartesi 02:52:57

HECE ŞİİRİ NASIL YAZILIR? YAZISI'NA YORUM YAP
"HECE ŞİİRİ NASIL YAZILIR?" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Afet İnce Kırat
29 Haziran 2015 Pazartesi 03:15:57
Kafiye ve durak konusunda katılmadığım yerler olsa da şiire yeni başlayan arkadaşlara destek olmaya çalışmanızı takdirle karşılıyorum. Artık bu konularda kimseye açıklama yapmaya çalışmayacağım, zira herkes en iyisini biliyor. İnşallah yazınız dikkatle okunur. Başarılar dilerim size ve çalışacak arkadaşlara.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bir Dünyevî 29 Haziran 2015 Pazartesi 03:45:23
afet ablam hoşgeldin...

rabbimiz ayır ayrı yaratmış ya ve tanışıp anlaşasınız diye..., kavim kavim millet millet...özelde de fert fert...

geçenlerde bir belgesel izledim.
okyanuslardaki dağları anlatıyordu. şaşırdım...

kimi okyanus dağlarının uzunluğu, bizim bildiğimiz ve dünyanın çatısı dediğimiz zirvesi 8800 küsür yani 8 km uzunluğundaki everest dağından daha uzun okyanus dağları varmış...

artık benim de aklıma hece şiiri dediğimiz zaman okyanus dağları geliyor...

bir de şöyle düşünün: hani ."...açıklama yapmaya çalışmayacağım demişsiniz" ya.

teşbihte hata olmasın ve yanlış anlaşılmasın

nice bin peygamber gelmiş, ve her gelen peygamber bıkmadan uzanmadan ve yeniden anlatmış Alllah'ı, Allah'a giden yolları, Allah'ın emir ve yasaklarını...

bizlerin de örnek alacağı kişilerdir peygamber efendilerimiz...

kendi çağımızda ilgilendiğimiz konu ne ise, o konunun eğrisini, doğrusunu, kişiye göre elbette kimi üstün körü, kimi ince ince anlatmak bizim de vazifemiz olmalı...

o yüzden diğer insanlar bizi anlasa ne, anlamasa ne...

biz dilimiz döndüğünce bildiğimiz doğruları anlatmamız gerekir..

zorlaştırmayınız, kolaylaştırınız diyen bir peygamberin ümmeti isek...

ilgilendiğimiz konunun en kolay yolunu anlatmalıyız...

elbette bizim de bizlerin de dünya kadar eksiği vardır, kimi anlatıken de araya kibrimiz gururumuz , öfkemiz girer...kimi diğerleriyle bilek güreşine tutuşuruz...vs vs vs...

niyet hayır olduktan gayrı, akıbet elbette hayırdır diye düşünürüz..

şiir kitaplarına, edebiyat kitaplarına bakıyorum da

nice şairin sadece geleceğe kalan bir iki şiiri çıkıyor karşıma...

bizim de uğraşımız o bir ve iki şiir sadece...

diğerleri meraklısının, isteyenin araştırıp da bulacağı şiirler...

inş. yazdıklarım yardımcı olur, anlaşılır olmuştur...

yanlışları var ise isteyen doğrusunu kendisi araştırı bulur elbette...

benimkisi cüsseme bakmadan, aynaya bakmadan hece şiirine yeni başlayanlara olta vermek...

balıkları da kendileri tutsunlar... ki kaldı ki benim tuttuğum balıklar da öyle ahım şahım değil görüldüğü gibi... kimi balıkların omurgası yok, kiminin başı, kiminin yüzgeçleri..:))

fazla gevezelik ettim sanırsam sahur sahur...;) yarın iş var...

güzel bir hafta ve nice ramazanlara erişmek dileğimle...
selam ve saygılar
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.