2
Yorum
3
Beğeni
0,0
Puan
127
Okunma

İnsan günah işler.
Hiç günahsız değildir.
Bazı günahlar daha ağır, bazıları daha hafif.
Bir günah işledi diye kalan tüm ömrünü o günahın içinde geçirmesi gerekmiyor.
Atıyorum; merak etti, içkinin tadına baktı. Bundan sonra içki içmesi gerekmez.
Veya yıllarca içti. Bu kalan ömründe de içmesini gerektirmez.
İdrakine düştüğü an bırakabilir.
Bu haram neden içiyorum demek vazgeçmesi için yeterlidir.
Bağımlı olduysa tedavisi var.
Gidip, bir rehabilitasyondan yardım alıp, bağımlılığından kurtulabilir.
Bir başka örnek, hoşuna gitti, nefsi çekti, zina etti.
Bu demek değil ki sürekli zina etmeli.
Günahının bilincinde ise, her zaman için buna tövbe edebilir.
Nefsinin isteğini reddedebilir.
Harama bakmamak, gözü haram görüntüden korumak bunun çaresidir.
Bunda da zorlanıyorsa bir mürşit edinebilir.
Halini anlatabilir. Nefsini nasıl koruyacağını öğrenebilir.
Günaha devam etmesi gerekmez.
Eğer günahtan kendimizi alıkoyamıyorsak, bir mürşit bulmalıyız.
Bize dinimizi hatırlatacak ve bizi günahtan alıkoyacak bir mürşit.
Bugün ne yaptın diye sorsuğunda "günaha girmedim" diyebilmeliyiz.
Günahtan kaçınamadığımızda yardım almaktan korkmamalı, utanmamalıyız.
Rabbin karşısında günahlar tüm insanların önünde sergilendiğinde, gizli sakkı hiçbir şey kalmadığında daha çok utanırız.
Sadece Rabbimizden değil, tüm insanlardan, meleklerden utanırız.
Zaten halihazırda izleniyoruz.
Hem yaratıcı hem yazıcı melekler, hem de eşyanın hakikatinden sorumlu melekler fiillerimizi görüyorlar, şâhit oluyorlar.
Hiçbir şey gizli kalmıyor.
Biz kimse görmüyor sandığımız anlarda bile sayısız melekler ile beraberiz. Görülüyoruz.
En yalnız olduğumuz an yüzlerce göz görüyor bizi.
Bunu bilen, bunu unutmayan nasıl günah işleyebilir?
Her an huzurda olduğunu bilen biri günaha girebilir mi?
Yok sayarsa giriyor.
Görüldüğünü bile bile haram iş yapıyor.
Varlığına saygı duymadığı için zina ediyor, haram iş yapıyor, tecavüz, katliam yapıyor.
Varlığa saygısızlığındandır bu.
Var olduğuna inandığı Rabbin önünde, meleklerin önünde, inandığı kitaba yazısını yazdırıyor.
Bu gafletin üst derecesidir.
Hatta gizli bir şirktir.
Varlığı hiçe saymak, varlığa saygısız olmaktır.
Bunun da devam etmesi gerekmez.
Yaptığı yanlışı idrak ederek, hatasını fark ederek, bu hatasından dönebilir.
Varlığa saygılı davranabilir.
Günahını terk edebilir.
En hafif günah dahi ve en ağır günah dahi böyle.
Bırakılabilir...
Allah kulu ilk pişman olduğu an onun geçmişini affeder.
Tekrar eski haletine dönmedikçe sorgusu affedilir.
Eğer pişmanlıkla geçmişinden aff dilerse, o geçmişini örter.
Ahirette o hesap gününde bu görüntüleri de örter.
Tek gereken samimi bir pişmanlıktır.
Allah Ğafurdur, Rahîmdir.
Ümitsizlerden olmayın.
Umudunuzu kaybedip günaha devam etmeyin.
Bilin ki hesap günü var. Sorulacak bir levha var. Yazılan bir kitap var.
Levh-i mahfuz var. Kiramen kâtibin melekleri var.
Her an izleniyoruz.
Ancak, Allahın ummanlardan geniş bir rahmeti de var.
Her ne günah içerisindeyseniz; bırakın.
Rabbe dönün! Rabbe yönelin.!
O Gafururrahîm olan Allah’tır. Tövbeleri çokca kabul edendir. Elafüvvdür.
Allah günümüzü mübarek kılsın.
Selam ve dua ile...
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.