2
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
490
Okunma
intaktunun bilgesi en son şamanın ve kavminin ateş başındaki dansından uzaklaşmış ve mağarasına çekilmiş olmalıydı aydınlık ormandaki mağarasına..
bilgeyi takip eden kılıç dişli canavar ise o esnada insan kokusunu almış ve ilk adımını atmıştı mağaraya doğru.
canavar insan yiyen cinstendi elbet. dişlerini avının boğazına şahdamarı denilen hortuma denk getirip çenesinin basıncıyla hem kalbe giden ve çıkan kanı hem de ciğere giden ve gelen havayı kesmeliydi. kan ve hava ne muhteşem bir yaratım öyle miydi gerçekten? fiziki olarak başka bir öldürme şekli o zamanlar daha düşünülmemişti dünya üzerinde.
peki intaktunun bilgesi mağarada ne yapmalıydı, nasıl bir yaşam alanı kurmuştu orada kendisine. o da şaman gibi dış güçler ile iletişime geçmek mi istiyordu, ruhlar dünyası, öteler, mavera, tanrılar ülkesi, yaratılış cevherleri, tanrı tahtı ile ve her şeyin müsebbibi ilk düşünce ile irtibat mı kurmaya çalışıyordu...
o zamanlar insan ömrünün çok uzun olduğu söylenir ya, bunun da bir kanıtı yok, sadece bir söylence. intaktunun bilgesi de destanlarda ve efsanelerde anlatılan ak saçlı, nur yüzlü, aydınlığın savaşcısı gibi bir şey , bir insan türü, belki de ilk yaratılanlardan bir gen taşıyor olmalıydı. ilk yaratılan ilk olan nasıl devam etmişti macerasına? intaktunun bilgesi geçmişi değil geleceği mi deşmeliydi. geçmişi mi geleceği mi planlamalıydı? geçmişe veya geleceğe yolculuklar sadece bir kurgu muydu, bir hayal olarak mı kalmalıydı.
bahsettiğimiz devir antikaların, özürle, antik dünyaya daha tanrı ve tanrılar kelimesi inmeden önceki zamanı kapsamalı. bir zaman aralığı olmalı. ve ilk düşünceden ibaret olan tüm köklenmeleri ve dallanmaları o sağlamalıydı. kayıp kıta söylenceleri gibi. Mu olabilir, atlantis olabilir, kutuplardaki kayıp ülke de olabilir. daha kıtalar ayrılmamalı. kıtaların kaydığının anlaşılması da son yüzyıllarda açığa çıkmışken yani.. ilk kıta insanlarından olmalı. hayvan ile insanın ilk karşılaşmalarını içermeliydi.
...Y...
bilge ile şamanın da kardeş olduklarını varsaymalı, daha doğrusu tek veya çift yumurta ikizleri gibi bir şeyler ile desteklemeliyiz. çünkü yakın tarihte ekseriyetle bir aile içinde başlayan didişme ve havailikler ile düşünce farklılıkları milyarları etkileyebiliyordu dünya üzerinde sonradan sonraya.. zihnimiz neden sınırlı kaldı? neden aşamadı kendisini?
peki bilge veya şaman denize ulaşabilecekler ve aşabilecekler miydi, daha dünya tanınmıyordu insanlar tarafından, denizin ötesinde hangi hayvan türleri veya başka insanlar yaşamalı mıydı, yoksa bilge ve şaman yolculukları esnasında mı deniz ötesindeki toprağa canlılar yerleşmeliydi. bulundukları kıtadan ayrılsalar sonradan... çok sonradan da nesilleri dünyadan mı ayrılırdı. hep ayrılık üzerine tüm anlatılar dünya üzerinde.
tanrı düşünceden ayrılır, düşünde tanrıdan, sonra ilk yaratılan ilk şeyden ayrılır, ve sonra ikilem ve sonra yollar ve sonra ikilemlerin kendine has macerası. ilk şeyin macerası ikinci şeyden sonra bitmiş sayılmalı mıydı?
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.