Melyepares
29 şiiri ve 39 yazısı kayıtlı Takip Et

Mememi kestiler




Yazılacak bir şey olsa yazarım da ! Ben eksildim ben yarım oldum. Hani ilk aşkın ayrılığı vardır ya! Günlerce ağlarsın, sığmazsın ruhuna. Bağırmak, çağırmak, haykırmak istersin. Ben şimdi sığmıyorum ruhuma!
En son deli gibi bağırmış, ellerimi koparmak için saçlarıma uzatmıştım, ama terapiden sonra kalan birkaç tel saçıma kıyamayıp yüzümü tırnaklamıştım.
Yüzümden akan kanlar gözyaşlarıma karışırken o illet kanserin bana nasıl uğradığını, Tanrı’nın beni sevmediğini yada hangi pis günahı işledim ki bana bu derdi verdiğini saatlerce düşünüp kendime lanet ediyordum.
Memesiz ucubelere dönecektim. Sevgilim yoktu! Zaten bu saatten sonra olsa da ne yazardı. Tek gözü kalmış canavar gibi, tek memesi kakmış bir canavardım.
Komik olan bir şey daha vardı, doktorum bana kanser olduğumu sanki sıradan bir soğuk algınlığı geçiriyormuşçasına rahat söylemesiydi;
-Kansersiniz.
Aaaa! Ne güzel, gripin içsem geçer mi?
Adama bak yaa! Ben o an öleceğimi, son günlerimi yaşadığımı düşünürken, o hala sıradan tavırlarla konuşuyordu.
Sonra kemoterapiler başladı ve saçlarım dökülürken kaş ve kirpiklerimi de kaybetmiştim. Rimel sürmeyi özlüyordum o gür ve uzun kirpiklerime artık rimel süremiyordum ve ilk kez aynada kendime bakıp kaşsız ve kirpiksiz ne kadar da çirkin olduğumu yüzüme haykırıyordum.
İnadına, bolca kırmızı ruj sürüyor sokaklarda özgürce dolaşıyordum. Dilime doladığım şarkıyı mırıldanıyor KANATLARIM VAR RUHUMDA ‘ diye bas bas bağırıyordum.
Markete girdiğimde kavunları, karpuzları kafama benzetip onlarla selfie yapıyor, kahkaha krizlerine giriyordum. Belki de kendimce bu psikolojiden kurtulmaya çalışıyordum. Ya da daha da batıyordum.
Kanserdim be!
Ama bu olay insanlar için, özellikle doktorlarım için o kadar sıradandı ki! O kadar basitti ki!
Ben mememi kaybediyordum.
Biz üç kafadar
Üç silahşor
Üç kişi
Şimdi bir memem ve bir ben kalacaktık. Ne acı nasıl bir yokluk. Sevgilim olsa hadi birkaç gün destekli sutyenlerle idare edecektim, ya sonra iş sevişmeye gelince elini mememe attığında ‘elleme çek elini’ mi diyecektim?
Oysa O’ mememi delice sıkmak, ısırmak isteyecekti! Bense AIDS’li bir hasta gibi;
-Sevişmek yok mu? diyecektim.
Beni karantinaya kapatın ya! Benim yaşamaya, sevmeye bile hakkım yok k! Tamam bir mememi alacaksınız kanser sarmış onu kurtarma şansı yok , hatta sıfır.
Diğerini de alın, diğeri küsmez mi? Silikon diye bir şey varmış oraya bir top koyuyorlar işte. Sen seç; beysbol, basketbol, tenis, armut, kavun…
Bakalım benim topum nasıl olacak, elle tutulur ele avuca gelir bir şey mi? Yoksa sönük bir balan gibi mi? Öf ya ne zormuş memesizlik. Benim topum kesin armut gibi olur, her şey paraya bakmıyor mu?
Ne zormuş kanser olmak…
Ya çevredekiler;
-Canınız acıdı mı? Memeniz kesilirken?
-Yooo acımadı ki?
Ucundan azıcık, hayret ya… Koskoca neşterle kazıya kazıya tüm mememi alıyorlar, aldıktan sonra oradaki gerilen dokuların kasların ağrısı da cabası. Zaten memem gitmiş, sünnet edilen çocuğa sorar gibi…
Ya bu insanlar kafayı yemiş. Sanki nezleymişim gibi dalga geçiyorlar yada gerçekten bilinçsizler. Mememi kesiyorlar, bir parçamı benden alıyorlar bunun acısı tarif edilebilir mi?
Hiç konuşmadığım ve hayatta ben bununla konuşmam dediğim İbne Ayhan’ la bile konuşturdu bu olmayan memem beni.
-Lan sen silikon yaptırmıştın, nasıl memnun musun?
-Ahhh kız sorma kıçımın üzerine oturamıyorum,
Poposuna da silikon yaptırmış olmalı ki direk götten açtı mevzuyu.
-Ayhan meme memeeeeee! Meletme beni yaa!
-Ayyy direk desene kız, taş gibi taş ellesene, yaptır vallahi ben ne adamlar düşürüyorum bu memelerle hey maşallah, öyle biraz acıyor ama sonrası müthiş bir şey ’der ve memelerini hoplatarak müşterisinin arabasına binip gider.
İbne Ayhan’a bile yakıştıysa bana da yakışırdı elbet. Sonra gelsin dekolteler, gelsin sevgililer.
Aklım iyice karışmıştı, iyice korkmuştum, oradan bir doku alınmıştı. Kısa süreli seks masalları düşlesem de, Ayhan kanserli olan memesini silikon yaptırmamıştı. Ya kanser tamamen beni terk etmediyse ya silikonum varken tekrar kanser hücreleri beni ele geçirişe!
Olmayan mememe sarıldım ve diğer mememe küskün kırgın. Hem iki kişi kalmıştım, hem de diğer mememde beni üzer diye onu da sevmiyordum artık.
Giden mememin yeri sol yanım boştu. Hayat damarlarımdan biri kesilmişti adeta. Kopmuştu.
Bir müddet sonra diğer meme de alındı, kanser ona da sıçramıştı, ya da artık onu sevmediğim ona sarılmadığım için bana inat yapmıştı.
Tanrı artık beni sevmiyordu. Üçüzdük, ikiz olduk, sonra tekiz. Tek kalmıştım, kesin ya! Alın ya! Alın bende kurtulayım şu seks objelerinden, şu tahrik edici el bombalarının pimini çekin ya!
Patlasın, bende kurtulayım. Sonra boğaz köprüsüne çıkıp;
-MEMEMİ KESTİLER
-MEMEMİ KESTİLER’ diye avazım çıktığı kadar bağırayım. Sesim, belki bana nezlesin der gibi kanser olduğumu söyleyen doktorlarıma, acıdı mı’ diyen cahil çevreme ses getirir.
İbne Ayhan bile silikon memeleri ile dans ederken ben neden bu psikolojiden kurtulamıyordum. Bir memem de sizlere ömürdü. Üzerine Fatiha mı okursunuz, helvamı yersiniz bilemem ama o artık yoktu.
Doktorlarıma konuştuktan sonra silikon yaptırmaya karar vermiştim. Annem ve babama o gece her şeyi anlattım, üzülmemeleri için saklamış ve tek başıma her şeyin üstesinden gelmiştim ama silikon için para lazımdı ve bunu ailemin desteği ile yaptırabilirdim.
Ve ailem tam destek hep destek oldu ve ben doksanlık silikonlarımla ibne Ayhan’ a rakiptim. Ayhan haklıydı son derece seksi ve diri göğüslere sahiptim artık. Hatta hastane çıkışı ilk lafımı bile yemiştim;
-Vayyyy vayyy ateş ediyor’ diye.
Hayata yeniden sarılmıştım ve kanser hücrelerinden ikinci memem alındıktan sonra tamamen kurtulmuştum.
Şimdi boğaz köprüsüne çıkıp;
-Memem var!
-Memem var!
Diye bağırmalıydım…
Bu sancılı süreç bana, mutluluğun sadece masallarda olmadığını, insanın isterse her şeyin üstesinden gelebileceğini öğretti.
BENİM MASALIM MUTLU SON İLE BİİTİ.

Beğen

Melyepares
Kayıt Tarihi:13 Eylül 2020 Pazar 14:44:35

MEMEMİ KESTİLER YAZISI'NA YORUM YAP
"MEMEMİ KESTİLER" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
asude_vuslat
13 Eylül 2020 Pazar 18:30:11
eğer kurgu ise

çok farklı bir anlatım ve bin bir gizem saklı ( anlayana )

gerçekse öncelikle çok geçmiş olsun

(böyle söylemekle geçmiyor elbette)

insan acılarına kafa tutmayı ögrenince

acılarıyla böyle dalgasını geçebiliyor demek ki

bir tür yüzleşme bir tür hayatı ti ye alma

güne seçilen yazılar var ya

bu yazı benim günümün yazısı olsa izin verir misiniz

kurgu değilse );

ama çok güçlü bir duruş

güçlü bir kadına da

sevgilerimle (:

tebrikler diyorum...


Cevap Yaz
Filiz Şahin.
13 Eylül 2020 Pazar 18:11:13
Durum kötü ama kadın güçlü hem de bu kadar sert bir durumla baş edebilecek kadar ve hatta inceden içinde bulunduğu durumla dalga bile geçmiş.
Bir çok kadın bu durumu grip olmuş gibi anlatmayı bırakın olabildiğince acıklı anlatır belki de anlatamaz. Zaten moralmen çöktükleri için hastalık galip gelmeyi başarıyor??
Yazı dilinizi sevdim ve umarım bu yazı sadece kurgudur.( Değilse sizi candan kutlarım bu kadar güçlü durduğunuz için.)


Esen kalın

Cevap Yaz
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.