sami biberoğulları
526 şiiri ve 1514 yazısı kayıtlı Takip Et

Bir papa fetvası: hamile ama bakire





Başlığa bakıp hemen ‘’ Sami Hoca sanırım Hz. Meryem’den bahsedecek, zira bir papa hamile ama bakire birinden bahsetmişse bu mutlaka Hz. İsa’nın annesi Meryemdir.’’ Diye düşünenler olabilir ama değil. Hz. Meryemden değil, bir başka kadından bahsedeceğim. Daha doğrusu içlerinden iki papa çıkarmış olan rezil bir aileden bahsedeceğim sizlere.

Bu rezil ailenin Osmanlı Devleti ile de ilgisi var.

Evet, abisi Bayezıt’a karşı isyan edip başarılı olamayınca Rodos Adasına geçen Cem, artık Avrupa’nın Osmanlıya karşı elinde bir koz haline gelmişti.

Bayezıt’ın Rodos’a saldırmasından çekinen Rodos şovalyeleri, Cem’i resmen Fransa’ya sattılar. Böylece hem Fransa’dan külliyetli bir miktar para kopardılar hem de II. Bayezıt tehlikesinden kurtuldular.

Zavallı Cem, Fransa sayesinde Rumeli üzerinden Anadoluya geçeceğinin hesaplarını yapadursun Avrupa’da Cem üzerine farklı hesaplar yapılıyordu.

II. Bayezıd, Cem’in salıverilmemesi karşılığında Fransa kralına külliyetli miktarda para ödüyordu. İşte bu durum Papa VIII. İnnocent’in dikkatini çekti ve tahmini olarak ‘’ Cem’i bana ver sana para vereyim. Aksi takdirde aforoz ederim seni görürsün ebenin örekesini’’ Diyerek tehdit edip Cem’i 1490 da Fransa Kralı VIII. Şarl’dan satın aldı. Ancak VIII. İnnocent 1493 de ölünce Cem yeni papa VI. Alexandr’ın yani asıl adıyla Rodrigo de Borgia’nın ellerine teslim edilmiş oldu ve 1495 de bu papa tarafından öldürüldü.

Evet, dünyanın gelmiş geçmiş en aşağılık, en ahlaksız, en şerefsiz, namussuz papası olan VI. Alexandr yani Rodrigo De Borgia bazı rivayetlere göre bir türlü Hrıstiyan olmayı kabul etmediği için, bazı rivayetlere göre ise II. Bayezıd’ın ödediği muazzam bir servet karşılığı olarak 1495 de Cem Sultanı ortadan kaldırmıştı.

VI. Alexandr ( Rodrigo Borgia) Borgia ailesinden papalık makamına gelen ikinci kişiydi. Yani Borgia ailesinden iki papa çıkmıştı. Kendisinden önce bu makama gelen ise 1455-1458 Yılları arasında papalık yapmış olan amcası III. Callixtus yani Alfonso Borgia idi.

III. Callixtus’un cadı avı dışında bir numarası olmadı 1455-1458 yılları arasında oturduğu papalık tahtında... Ha bu arada Fatih Sultan Mehmet’e karşı bir Haçlı Seferi düzenlemek için teşebbüste bulunduysa da hiç bir Avrupa devletinin daha bir kaç yıl önce İstanbul’u feth etmiş bir sultanın karşısına çıkmaya cesareti yoktu. Velhasılıkelam III.Calixtus öyle etkili bir papa değildi ama yeğeni Rodrigo’yu papalık için hazırlaması belki de Hristiyan aleminin en kutsal makamı için yapabileceği en büyük kötülüktü zira yeğen Rodrigo öyle bir herifti ki onun için ‘’Alçak, şerefsiz’’ demek bile övgü olurdu. O derece şerefsizdi çünkü.

Rodrigo Borgia’nın bir çok metresinden sayısını kendisinin de bilmediği bir sürü veled-i zinası olmuştu. Ancak bu veled-i zinalardan iki tanesi tarihe ün saldılar. Bunlardan biri oğlu Sezar Borgia, diğeri kızı Lükresya Borgia idi.

Baba Rodrigo’nun yani papa VI. Alexandr’ın pek çok düşmanı da vardı doğal olarak. Zaten o günlerin İtalyasında büyük toprak sahibi aileler arasında kan davaları ve üstünlük mücadeleleri hiç eksik olmuyordu.

Papa VI. Alexandr Borgia tam 17 kardinale hem gözlerini hem gönüllerini doyuracak rüşvetler vererek geldiği papalık makamını tam anlamıyla bir batakhaneye çevirmişti. Pek çok tarih kitabı onun döneminde papalık merkezinin tam anlamıyla bir geneleve döndüğünü yazsa da genelevlerde bile olmazdı onun Vatikan’da yaşadığı ve yaşattığı ahlaksızlık.. Bu durum güçlü bazı ailelerin homurdanmalarına ‘’ Bu nasıl papa yahu?’’ Diye mırın kırın etmelerine sebep oluyordu.

Papa VI. Alexandr gerçi oğlu Sezar sayesinde çok da zorlanmadan rakiplerini tepeler, aforoz tehdidiyle sustururdu ama her sorun da kan dökülerek ve aforozla çözülmezdi ki. Üstelik elinde güzeller güzeli bir kız, kızı Lükresya varken ne gerek vardı ki kan dökmeye?

Başladı kızını evlendirmeye:

Onu önce en büyük düşmanları olan Sforza ailesinin oğlu Giovanni ile evlendirdi. Ancak bir süre sonra Sforza’ların eski gücünden eser kalmayınca boşatmaya kalktı. İllevelakin Hristiyan- Katolik inancında boşanma oldukça zordu. Çok geçerli bir neden gerekiyordu.

Bu sırada Lükresya hizmetkarlarından biriyle samanlıkta işi pişirmiş ve ondan hamile kamıştı, karnı burnundaydı.

Baba Borgia ‘’Bu Sforzaların oğlu olacak sümsük kızımı almış ama ona dokunmamış bile. Zavallı kızım hala bakire ‘’ Dedi. Damat tarafı ‘’ Yahu olur mu? Baksana kız hamile. Hamile kız nasıl bakire olur?’’ Deyince Papa Rodrigo Borgia fetvayı verdi:’’ Bir papadan hamile kalmışsa bakire sayılır.’’ Yani açık açık kızının kendisinden hamile kaldığını söylüyordu. Bu arada ileride büyük ağabeyinin boynunu keserek ortadan kaldıracak olan hayırlı(!)evlat Sezar Borgia ‘’ Yok yok Lükresya babamdan değil, benden hamile kaldı’’ Diyordu ve bir Allah’ın Hrıstiyanı çıkıp da ‘’ Ulan bu nasıl bir ahlaksızlık? Böyle bir şey varsa saklayacağınıza tam tersi herkese açıklıyorsunuz.’’ Demiyordu.

Bu arada Rodrigo Borgia’nın, papa VI. Alexandr olarak çok daha inandırcı bir yalan olmak üzere ‘’ Hz. Meryem de İsa’ya hamile kaldı ama aynı zamanda bakireydi. Kızım Lükresya niçin hamile ama bakire olamasın ki?’’ Demesi, önlerine atılan her otu yemeye hazır cahil halkı ve tüm Hrıstiyan alemini böylece ikna etmesi mümkünken ‘’ Kızım benden hamile’’ demesi hem kızı ile cinsel ilişkisi olduğunun, hem Hrıstiyanların o devirlerde ne kadar cahil ve koyun tabiatlı olduklarının hem de Borgia ailesinin ne kadar iğrenç bir şekilde kendilerine çok güvendiklerinin yani güçlü bir aile olduklarının deliliydi.

Papalık gibi kutsal(!) bir makamda en iğrenç şekilde bir ensest yaşanıyordu. Bir kız hem ordu komutanı olan abisi hem de papa olan babası ile cinsel ilişki yaşamıştı. Buna tecavüz demiyorum zira Lükresya da bu ilişkiden memnundu. Zaten onun kısacık ömrü hep böyle abisi Sezar dahil, gayrimeşru işikiler, cinayetler ve benzeri iğrençliklerle geçti.

Lükresya, Gioavanni Sforza’dan boşatıldıktan sonra Napoli’yi ellerinde tutan Bisceglie Dükü ile evlendi ama bu ailenin zayıflaması üzerine Sezar Borgia, dükü öldürüp bir süre yine kızkardeşi ile cinsel ilişki yaşadı.

Lükresya üçüncü evliliğini Ferrara Dükalığının varisi Alfonso d’Este ile yaptı. 39 Yaşına geldiğinde ise yaptığı bir ölü doğum sonrasında öldü gitti.

Rodrigo Borgia ( Papa VI. Alexandr ) ve Sezar Borgia’ya gelince:

Bu mikropların sadece papalık makamı, Roma ve İtalya için değil aynı zamanda Hrıstiyan dünyası için de çok çok tehlikeli olduğunu gören kardinal Corneto, verdiği bir yemeğe baba oğulu davet etti. İşte bu yemekten sonra baba Rodrigo nalları dikti hemen. Sezar ise kurtuldu ama artık eski kudreti kalmamıştı. Lakin yine de gözü yükseklerdeydi. Hala entrika peşindeydi.

Babasının gebermesinden sonra papalık tahtı için III Pius’u desteklemiş ve gerçekten de III. Pius papa olmuştu. Kendisinin de bu yeni papa sayesinde en azından eski kudretli günlerine geri döneceğini sanıyordu ama III. Pius, papalık tahtına oturur oturmaz Sezar’a düşman kesildi. Onu hapse attırdı. Daha sonra hapisten çıkan ( ya da kaçan, kaçırılan )Sezar İtalya’yı terk etmek zorunda kaldı ve 1507 Yılında İspanya hesabına katıldığı bir savaşta geberip gitti.

Ha, bu arada Vatikandaki ilk ve tek sapıklığın bu olduğunu sanmayın. Kadın papadan tutun da yirmi yaşında papa olup Vatikan’da paralı fahişelerle grup seks yapan aynı zamanda eşcinsel olan papa IX. Benedictus’a kadar daha kimler oturmadı ki o papalık tahtına...

Beğen

sami biberoğulları
Kayıt Tarihi:10 Mayıs 2020 Pazar 23:54:50

BİR PAPA FETVASI: HAMİLE AMA BAKİRE YAZISI'NA YORUM YAP
"BİR PAPA FETVASI: HAMİLE AMA BAKİRE" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR


Henüz yorum yapılmamış.

Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.