Konsantre Karanlık Madde
44 şiiri ve 67 yazısı kayıtlı Takip Et

Kraşş



- Her şeyi bilmek, sıkıcı olmalı?

+Bazen çok eğlenceli,

***

İnsan beyni ve zaman algısı konusu ciddi düşünmeleri gerektirecek bir konu. Bellek mi sorumlusu, yoksa zaman mı hiç 9 yıl olmuş gibi değil.

Hızlıca evde olmak istiyorum. Büyümüştüm, oyuncağım da benimle büyümüştü. 220 kilometreye saniyeler içinde çıkan bir arabam vardı. Çevre yolunda işimi bitirip, şehrin karnına bir ısırık atmak istedim. Kaç gündür kendimle böylesine kalmamıştım...

Dün bir cenazedeydim. Arkadaşımın intihar eden annesi. Detayları hazin. Sabahsa başka bir yerde. İşte sonunda şehrin etrafında bir kurt gibi dolaştım kendi kendime. Şimdi de hastaneye gitmek gerek. Uygun tabelayı bulunca şehrin karnına bir ısırık, tam 190 kilometre hızla. Yoncalardan dönerken balata sesleri geliyor ama bunlar alışıldık şeyler.

5-6 aydır hastaneye gidip geliyoruz. Son bir yılda oldu ne olduysa. Hızlı yaşamayı seven bir adamdı. 3 gündür de yoğun bakımda, kimseye göstermiyorlar. Hızlı yaşamın cezası da karaciğere kesilmiş.

Gece gördüğüm rüya da çok güçlüydü. Uyandıracak kadar. Birşeler olacağı belliydi ve şimdi de;

Virajın ortasında yepyeni lastik patlıyor. Art arda sert ve seri biçimde frene basıp çekiyorum. Biraz olsun yavaşladıktan sonra lastik paramparça olduğunda, arkasını atıyor, bir kaç tur attıktan sonra, bariyerleri gördüğümde el frenini çekip, arkayı bariyerlere veriyorum artık. Arkada kapı yok ancak cam tuz ve buz oluyor. 3. boyut tuz ve buz oluyor bir an.

Arkadan gelen araba durumu fark ediyor. Dörtlülerini yakıp, yavaş yavaş geliyor, dikiz aynamda. Telefon çalıyor bir yandan. Müzik çalmaya devam ediyor. Arkamdaki araba duruyor 4’lülerini yakıp. Arkasına tabela koyuyor. Yanıma geliyor. Oğlunda da benzer bir araç olan, arkadaşımın babası. Telefona bakıyorum benim babam arıyor. Açmıyorum.

’İyi misin oğlum? E oğlum sürat yapmayın dedim ben ikinize de, geçmiş olsun,’

dedi Savaş Amca. Kırık camdan uzanıp.

’İyiyim Savaş Amca, merak etmeyin.’

Su içiyorum yan cepten alıp. Emniyet kemerim bağlı hala. Toparlanıp iniyorum...

***

Oğlu da duyup yola çıkıyor. Babamı arıyorum ama bir şey demeyeceğim. Telaş edilecek bir şey yok. Sıyrık dahi. Telefon 6. çalışında açılıyor. Babam veriyor haberi.

Şimdi hiç iyi değilim diyorum, durumu açıklıyorum Savaş Amca’ya, adamın da kafası karışıyor. Nasıl davranacağını bilmiyor ama elinden geleni de yapıyor şaşkın şaşkın, arkadaşım gelip toparlıyor bizi. O çekici ve polisle uğraşmak için bekliyor, beni babası hastaneye bırakıyor sağ olsunlar.

***

’’Herkes giremez...’’
’’Yalnızca,,,’’

***

Söz ateş eder, gözler kömür, alev alır, kulaklar çivit mavi kıvılcım, tınılarla dolasıcalar.

’Efendim,,,’

Haha, hangi Efendin? Efendileri güldürme kendine.

Efendiler bu ateşe bir sunu verir, meni. Efendiler dişilerin karnına da bir mucizeyi aktarır ondan. Çaprazlanırsın bir nevi. O da fraktallerden geçer, doğar ve yaşayabildiği kadar yaşar,,,

’Efendim, Heru-ra-ha’

Efendin bitkiye susamış bir vejetaryen.’Heru-ra-ha’ ki bu mukadder. Doğru söylüyordu sarı çocuk, ’ben mi, ben bir hiçim!’ Ben’in ’bilinçdışıyla’ temas kurabilmesi için kurabileceği bir cümle.

Ekliyordu bir de ’ben, ben neyim ki?’

Hiçiz. Bıraksaydınız da arılara bal veren pratik güller toplasaydım.

’Efendim, uyanışa geçiyoruz,,,’

Eninde sonunda bir çözünüm değil mi? Fraktallerden geçip çözülme. En şeytani detay bu.

’Efendim yükseliyoruz, muhakememiz de bizimle yükselmeli.’

Sahiden de, doğum kadın bedenini, ölüm erkek bedenini daha iyi temsil etmiyor mu?

’Efendim,’

Çok iki’ye dönüşür , iki bire, bir hiçe dönüşür? Çok ve hiç, aslında kardeştirler ve müttefiktirler özde. Çokluğun anahtarı mı? Hiçlik içinde çokluk.

***

-Her şeyi öngörmek ürpertici olmalı?

+ Bazen çok eğlenceli.

Beğen

Konsantre Karanlık Madde
Kayıt Tarihi:27 Ocak 2020 Pazartesi 05:16:24

KRAŞŞ YAZISI'NA YORUM YAP
"Kraşş" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Gule
28 Ocak 2020 Salı 14:16:04
Krass'ı biliyorum da kraşş ne anlama geliyor merak ettim...araba sürenlerin çoğunun başından bir veya birkaç kaza geçmiştir heralde...kimi ufak kimi ağır hasarlı...kimi de ucuz atlatarak...öncelikle yazının kurgu olmasını umuyorum...yok eğer değilse geçmiş olsun...otoban kazaları şehir içi trafiğine oranla en ağır ve tehlikeli olanlardır...çünkü ordaki hız buranın üç dört katı olunca haliyle en ufak bi dikkatsizlik feci şekilde sonuçlanabilir...şoförün direksiyon hakimiyeti ve soğukkanlılığı da büyük rol oynar...ve arabanın büyüklüğü, ağırlığı da önemli...allah korusun küçük arabayla otobanda kaza yapsanız toz duman olursunuz...

başımızdan böyle tehlikeli bi kaza geçmişti...kör ayna pozisyonunda bizi farketmeyen biri otobanda bize çarpmıştı...hızımız 150-160 civarıydı...sol şeritte gidiyorduk...şöförümüz gayet sakin, hiçbir şey olmamış gibi bariyerlere sürte sürte arabanın hızını kesip durmuştu...bize çarpan araba arkamızda zincirleme kazaya neden olmuştu...ambulanslar polisler olay yerine vardığında en son yanımıza gelmişlerdi...hiç tahmin bile etmemişlerdi kazanın bizim noktada başladığını...burnumuzun bile kanamadığı kazada ağır yaralıların olduğunu öğrenince çok üzülmüştük...gerçekten çok kötü bi şey...on sekiz sene geçmiş olmasına rağmen o korkuyu hiç unutmam...Allah kimseye yaşatmasın...sonra duyduk ki bize çarpan şöför alkollüymüş...

soğuk kış ayazıydı...kuzenimiz evleniyordu...450 km'lik yola çıkmıştık...dayım ve hamile eşi de arabadaydı...herkesin yüreği ağzına gelmişti...herkesin gözü iki çeşme gelgelelim ki şöförümüz hariç:))
o hiç istifini bozmadı...ne ah etti ne de bi vah!...güzel güzel arabayı sürmeye devam etti...ne şikayetçi oldu ne de acı parasının peşine düştü...'canımızı kurtarmışım ne isterim tanrıdan başka?' dedi...ama yengem bu işin peşini bırakmadı...mahkemede gitti ifadesini verdi şikayetçi oldu ve acı parasını aldı:)
...

"Sahiden de, doğum kadın bedenini, ölüm erkek bedenini daha iyi temsil etmiyor mu?"

tartışılır...bana kalırsa her ikisinde de kadın derim...cinsiyet farkı gözetmeksizin tabi...

saygılar...



9 cevap yazılmış Cevap Yaz


Konsantre Karanlık Madde 28 Ocak 2020 Salı 21:51:30
'Krass' kelimesine baktım, ingilizceye avesome şeklinde dönerken, Türkçe'ye dangalak şeklinde çeviriyor Google Bey.

Aşağıda grafspee ''crush'' adlı şarkıdan bahsetmiş, ezmek demek, ''crash'' ise kazası, dolayısıyla ''car crash'' dan geldi başlık.

Kurgu değil, aslında orada aldığım haber de Dedemin ölüm haberiydi. Kendisinden baya bir gen aldığım, insan. Severdik baya birbirimizi. Enteresan bir gündü, arkadaşımın babasının gelmesi, benim babamın beni araması, annemin babasının ölüm haberi. Kimsenn haberi dahi olmadı yaptığım kazadan.

4 şerit geliş, 4 şerit de gidişin olduğu bir otoyoldu. Arabanın yaylarına böyle virajlar için dolares dolares para dökmüştüm, eğleniyordum ama lastiğin üstüne dönerken çok yükselince geldi başıma böyle bir kaza. En büyüğü budur çok şükür ki. Serinkanlılık çok çok önemli böyle durumlarda. Diğer türlü kurtarılabilecek bir hamle varsa bile el ayak karışır ve onu da yapamaz hale gelebiliriz. Sadece kazalar değil de afetlerde ya da salgın hastalıklarda bile sakin kalabilmek çok önemli. Ben de biraz daha Dayınızın kafasındayım diyebilirim. (:

Sizi burada görmek sevindirdi, iyi akşamlar diliyorum.

Ezoterik öğretiler de ölümü erkek, doğumu kadın ile özdeşleştirir, bunu da minik bir not olarak eklemek istedim.
Gule 28 Ocak 2020 Salı 22:38:51
Krass'ı biz almancada bi şaşkınlık ifadesini belirtmek için genelde kullanırız...kullanılan cümleye göre 'hayret!, feci, müthiş!' v.b gibi...

aynı güne bu kadar acının, üzüntünün sığabilmesini tahhayyül etmeye çalışırken, bi yandan da teselli arayan bi cümle bulmak için epey bi çaba sarfettim ve çok zorlandım açıkçası...böyle durumlarda insan tutuluyor...

Başınız sağolsun...nur içinde yatsın dedemiz...'dedemiz' dedim çünkü bütün dedeler neneler benim için birdir tıpkı çocuklarda olduğu gibi...bunu özellikle belirtmek istiyorum ...eğer sizin açınızdan da bi sakıncası yoksa tabi...umarım bu sözü kullandığım için bi densizlik etmemişimdir...ama gerçekten çocuklar ve yaşlılara karşı biraz hassas ve fazla duyarlıyım...bu ondan kaynaklanıyor...yani umarım beni yanlış anlamazsınız...

Dayıma gelince dayım hüngür hüngür ağladı...yani şöför dayım değildi...doğru mu anladım sizi acaba? yani siz de olsaydınız 'aynı tepkiyi gösterirdim' mi demek istediniz? Yoksa şöförümüzün serinkanlılığını mı kastettiniz? hangisi?:)
Konsantre Karanlık Madde 8 Şubat 2020 Cumartesi 12:17:22
Öncelikle bir enstchuldigung, sonra da bir tut mir leid, çünkü bildirim gelmemiş ve bu güzel cevabı da görmemişim. :( Almanca çok dikkatimi çeken bir dil, fonetik olarak çok karizmatik gelmiştir bana ve ingilizce'den daha zengin olması da hep beni çekmiştir. Bende sadece aç kalmayacak, marketten filan bir şeyler alacak kadar var, o kadar. Ama öğrenmeyi de istiyorum fırsat bulduğum bir zamanda.

Estağfurullah, bunda yanlış anlaşılacak bir şey göremediğim gibi, acının paylaşılmasının da insani olduğunu düşünürüm... Dedem ile baya baya benzediğimiz söylenir ve hiç oğlu olmadıktan sonra ilk doğan torunuyum ben de. Düşkündük yani birbirimize ama hayatın kuralı. Kaza gram acı vermedi bana, haberi almadan önce de aldıktan sonra da. Sadece yola biraz küfür ettim, çünkü bir çukurumsu olmasa o lastik orada parçalanmazdı. Hatta kimse kaza yaptığımı dahi bilmedi o gün, hala da bilmezler.

Ben şöförü dayınız sandım. Şöför arkadaşın tepkisinin yerinde olduğunu söylemek istedim aslında. (: Gençken biraz uçtum, kaçtım, adrenalini severim. Şimdi güvenli yollarda, güvenli arabalarla top speed denerim sadece, bir de trafik sıkıştıysa kendi yöntemlerimle sıyrılırım tehlike yaratmayacak şekilde. Evet, limitler zorlamak içindir de o zamandan bu zamana 2 arkadaşımı kaybettim trafik kazasında, gerçi alkole bağlı idi ama olsun, bedenleri hakkında duyduklarım pek iç açıcı değildi. Yoksa, sürat motoru dahi çekiyor canım. Rüyalarımda filan sürüyorum, aman rüyalarımda da kalsın. (:
Gule 10 Şubat 2020 Pazartesi 22:41:33
yok ya özüre falan gerek yok...zaten ben kendi yorumuma cevap yazdığım için size bildiri gelmez...bakın siz yorumuma cevap yazdığınız için bana bildiri geldi...aynı şekilde ben sizin yazmış olduğunuz herhangi bi yoruma cevap verseydim siz de bildiri alacaktınız biraz karışık oldu galiba ama neyse:)

gelelim almanca'ya aslında almanca sevdiğim bi dil değil hãlã da aramız iyi sayılmaz...ve anlaşılması zor bir dildir...bütün isimlerin önünde der-die-das artikelleri bulunduğu için cümlelerin yapısı da bu der-die-das artikellerine göre şekillenir ve ne yazık ki hangi ismi hangi artikelle söyleyeceğimizin bi kuralı yoktur onları ezbere bilmeniz gerekir...burda doğup büyüyenler bunu küçüklükten öğrenir gider sorun olmaz ama benim gibi sonradan gelenler için büyük sıkıntı...o yüzden bu dile bi türlü ısınamıyorum ve bu artikeller sayesinde cümle yapılarım genelde bozuk oluyor ama yine de anlaşılıyor ne demek istediğim...türkiye'de yaşayan bi alman nasıl bozuk türkçesiyle konuşuyorsa aynı şekilde ben de öyle konuşuyorum gibime geliyor :)

ben fransızcayı daha çok severdim kulağıma çok hoş gelirdi hãlã da öyle, hep hayalimdi öğrenmek ama olmadı...

evet her zaman aynı ayarda insan sürmüyor yeri geliyor sürat yapabiliyoruz...hele ki arabanızın ps' i de yüksekse ...şöför arkadaş da böyle sabırsız, hızı seven biri ama direksiyonu sağlam ve çok soğukkanlıdır...çok seviyoruz onla yola çıkmayı canım hatta öyle ki uçaktan paraşütle atlıyor sanırım kendimi:)))

iyisi mi biz yine de hıza dikkat edelim...
Konsantre Karanlık Madde 12 Şubat 2020 Çarşamba 16:49:54
Bildirimlerin o şekilde yürüdüğünü anladım. Ama mantığını pek anlamadım. Aslında kodları yazan arkadaş için 15 dakikalık mesele de üstümüze vazife değil diyeyim. (:

Artikelleri az biraz biliyorum. Yalnızca Almanca değil, aslında maskülin ve feminen artikelleri her dilde seviyorum ben. Kelimelerin maskülin ve feminen olmasını algılayabiliyorum. Da şu ''ein'' ''eine'' ''einen'' ve kelimelerin çoğul halleri kafamı çok yoruyor. ((: Bir de eskiden kulağım aşinaydı, duymayınca daha da zor bu bahsi geçen kelimeleri ayırmak. Bu hayatta hemen her şey, uzunca saatlerini verilerek alınabiliyorken, bence uzun saatlerinizi verseniz halledersiniz de işte hayat da akıyor. Siz neye saatlerinizi ayıracağınızı daha iyi bilirsiniz. Benim dikkatimi çekmesinin bir diğer sebebi de İngilizce ile aynı Hint Avrupa dilinin aynı kolundan olmaları. Flemenkçe de bu ailedendir, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca ise yine Hint Avrupa ailesinin kendi içindeki aynı kollarından. Fonetik açıdan Fransızca bence de en güzeli. Ancak benim kulağıma fonetik olarak 2. en iyi gelense Almanca'dır. Bilmem, Hesse ve Jung'ı orijinal dillerinden okumak daha keyifli de olabilir.

Hız yapmadan pek duramam şahsen. Ama artık daha dikkatliyim tabi. Çünkü, arkadaşınız gibi çok tecrübem oldu. Gerektiğinde iğne deliğinden girebilir, gerektiğinde bir makam şöförü gibi kullanabilirim. Haz da aldığım bir şeydir araba sürmek, çok erken yaşlarımdan itibaren. (: Dikkat edelim elbette... Hayat zaten kısa. Yapılacaklar listesi uzun. (:
Gule 12 Şubat 2020 Çarşamba 22:59:33
sizin kelimelerle aranız iyi, her dili kolay öğrenir çözersiniz gibime geliyor...biraz da istekli görüyorum sizi...aslında en iyi çocuklardan ve kitaplardan öğreniyorsunuz...bir iki kitabı sadece almanca okudum biri 'wustenblume' - çölçiçeği idi...hiçte zorlanmamıştım...nolduysa sonra türkçe çevirileriyle hep alıp okudum kitapları...biraz da türkiyede maliyeti daha ucuza geldiği ve her seferinde bi bavul dolusu kitap getirdiğim için olsa gerek:)
Konsantre Karanlık Madde 12 Şubat 2020 Çarşamba 23:05:35
Kelimeleri ve Almancayı bu kadar konuşmuşken, bir sözcük takıldı radarıma ve asla Türkçe karşılığını bulamadım. Jung'ın rüyalar kitabında ''klimasetrike'' sözcüğü geçiyor. Aklınızda olsun, Alman dilinde yetkin birisi vardır etrafınızda, sorarsanız ve anlamını öğrenirsem güzel bir hediye vermiş olursunuz.

Kitap çevirmek var mesela o yapılacaklar listemde. İngilizce bir kitabı Türkçeye çevirmek ileride yapacağım şeylerden birisi olsun istiyorum.
Gule 12 Şubat 2020 Çarşamba 23:34:17
daha önce hiç duymamıştım bu kelimeyi:) en azından günlük konuşmalarda rastladığım bi kelime değil onu söylim şimdiden...ilk iş yarın bu kelimeyi araştırmak olucak...özellikle alman arkadaşlara sorucam umarım ben de doğru tercümesini size yapabilirim :)

Bir de o var şimdi...bazı kelimelerin türkçe karşılığı yok ama hani kullanıldığı cümleye göre bi tahmin yürütülebilir diye düşünüyorum...bir de sözlüğüme bakim bulabilecek miyim:)

çok güzel başarılar diliyorum...bi kitabı çevirmek gerçekten zor iş...şimdiden kolay gelsin...
Gule 12 Şubat 2020 Çarşamba 23:46:14
kelimenin doğru çevrildiğinden emin misiniz? bazen yanlış yazımlar olabiliyor...Klimastreik vardır mesela iklim grevi demek...kelimenin geçtiği cümleyi de yazarsanız işimiz kolay olur:)

kafam kelimeye takıldı şimdi:)
grafspee
28 Ocak 2020 Salı 11:26:40
bir zamanlar Jennifer paige'in crush şarkısı vardı. başlığı görünce gayri ihtiyari o şarkıyı mırıldanarak okudum. dolayısıyla fragman gibi geçti yazı.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Konsantre Karanlık Madde 28 Ocak 2020 Salı 21:42:06
Gördüğüme sevindim.
Şarkıyı birazdan dinleyeceğim.
Teşekkürler, iyi akşamlarınız olsun.

Okuduğunuz yorum yazar tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
black_sky
27 Ocak 2020 Pazartesi 22:14:00
Bur süredir yaşadığım şey bu olsa gerek.( yazıyı okumaya başladım ve ne kadar süredir sayfada kilitli kaldım bilmiyorum) sanırım yazılarınız ben de bu etkiyi yapıyor. Zaman kavramım alt üst oluyor...
Hiçbir şeyi bilememek bazen oldukça sınır bozucu bazen de eğlenceli.;))
Kaleminize sağlık efendim. Çok keyifli bir okumaydı...
Esen kalın
Saygilar

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Konsantre Karanlık Madde 28 Ocak 2020 Salı 21:40:47
Hissettirdiklerim böyle ise gerçekten onur duyarım.
Ben de sizle birlikte 2 kişinin daha yazılarını tek seferde okumuyorum, tekrar dönüyorum. Her seferinde de farklı tatlar yakalayabiliyorum.

Güzel akşamlar diliyorum, saygılar benden.
Bir Dünyevî
27 Ocak 2020 Pazartesi 14:35:34
3-4 saat olmadı. önümde birden durmuşlar, onun önünde de bir başka araba, onun önünde de yaya geçidinde bir teyze.. frene basıyorum sağda kaldırım ,ihtimaller kaldırıma vururum ihtimal öndeki arabaya benim arabamın ortası ve kıç yani bagaj kısmı vurur..

hiç bir şey olmadı işte, hiçlik; frenlerden biraz ses verdi, pedallarda tepkimeyi hissettim. direksiyon tepki vermedi, kıvrılır gibi nazikçe çevirdim. hiçlik hız yapmamaı her zaman gönderir dalga dalga..


**

gece 23 suları, kırsal bir il ve ilçe yolu. bir defa gitmişim, geriye dönüyorum, yağmuru dinliyorum, lakin gencim.. pedallar ve direksiyonun ve arabanın fiziki hareketlerinden bi haber şoförüm.. hızım belki 90-110-120 diyor daha ileriye gidemem, karanlık, yol yabancı... viraja giriyorum, alamayacağım, acemilikten frene basıyorum... ne oluyorsa oluyor o an..çağıl dedikleri sevgililer hınç besliyor bana

kendimdeyim, arabanın terse dönüşü görüyorum, yan koltukta ela gözlüm. bir elimde onun camını tutuyorum ona bir şey olmasın, araba ters geri geri yoldan çıkıyor, sesler geliyor, tangır tungur metalin taşlara sürtünme sesi, artık bit diyorum, artık dur..yeter bu kadar..

durmuyor, daha ne olabilir diye frekanslarım hızlanıyor.. kaportanın betona sürtünme sesleri... gaz pedalı takılıyor, araba durdu.. araba bağırıyor, araba durdu.. yine de bağırıyor.. sus be sussana ....yan tarafa bakıyorum ela gözlüm korku dolu, gece karanlık...

gaz pedalına ne yaptım bilmiyorum, tüp baplantısı ayrılmış kaportadan ancak daha idare eder, küçük bir boru işte.. egsoz verem olmuş gibi..

sonra misfirliğe gittiğim akrabamı arıyorum..

geliyor ne kadar süre de bilmiyorum belki 25-30 dakika, en yaın yerleşim yerine çekiyoruz ısıtma sisteminde sorun yok, üşümüyoruz içeride, 5-6 km sonra sonra bir lastikçi buluyoruz, uykulu, er saatte yatmış,

bakıyoruz bu araba 20-30 la da olsa eve gider.. öyle de oluyor.. ayrılıyoruz akrabamla..

tınkır mıngır varıyorum eve..

***

"’Efendim,’

Çok iki’ye dönüşür , iki bire, bir hiçe dönüşür? Çok ve hiç, aslında kardeştirler ve müttefiktirler özde. Çokluğun anahtarı mı? Hiçlik içinde çokluk."


çok güzeldi...
huzurla..

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Konsantre Karanlık Madde 28 Ocak 2020 Salı 21:38:51
LPG taktrıdığım araçlara ben sigara içen araba diyorum. ((: Virajda fren yapılır da Dostum, fazla kalmak direkt arkayı bırakmasına sebep oluyor, hele ki esp yoksa. Gerçi bana elektronik sistemlerin az olduğu arabalar daha çok keyif veriyor da bakma. Sanki böyle oyundaymışım da tüm yardımcı kontrolleri kapatmışım gibi.

Güzel akşamlar Nesildaşım, huzurla.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.