saf şiir
484 şiiri ve 199 yazısı kayıtlı Takip Et

Bir kız kaçırma, leyla mecnun hikayesi



Bir Kız Kaçırma, Leyla Mecnun Hikayesi



1969lu yılların sonunda, yolun olmadığı, şehire ya yürüyerek ya da eşekle gidildiği, kışın kar yağdığında stabilize yolların kapandığı, elektrik ve suyun evlerde olmadığı, geceleri gaz ya da lüks lambasının yandığı, tuvaletlerin dışarıda olduğu, deve kervanlarıyla pazarların kurulduğu, ne alınırsa batman batman alındığı, yemeklerin tandırda ya da gaz ocağında pişirildiği, ekinlerin orakla gece gündüz biçildiği, kız ve erkeğin çeşme başlarında görüşebildiği ancak, yakınlaşmasının yasak olduğu, görücü usulü ve başlık parasının devam ettiği, erkeklerin yılın neredeyse on ayını gurbette geçirdiği… Bir Anadolu köyüydü, köy… Şimdiki neslin masal mı anlatıyorsun dediği zamanlardı. Kar, nisan ayında erir ve suyu buz gibi olur, içilirdi… Her yetişen organik, her paylaşım doğal, her sohbet sıra odalarına kadar uzanan içtenlik doluydu. Herkes birbirini tanır, hırsızlık olmaz ve huzur vardı. Yardımlaşma ve komşuluk harikaydı.

O köy şimdi şehire karıştı, köy ve anıları tarih oldu… Akan deresi de kurudu.

…

Kadınlar derenin kenarında vuruyordu kirli çamaşırlarına tokmakları. Beyazın siyaha karışmış binbir çeşit renkleri akıyordu. Acımasız dünyayı idare ediyordu sanki akan su…

Bir ikindi vaktiydi. Yaşamla ölüm arasında kıvrılan, karanlığın zehri, engerekli yılanın sokmasıyla akşama kavuşacaktı. Güne damga vuran bir değişimin başlangıcıydı zaman. Mecnun Leyla’ya sevdalanmış, büyükler kaç kere istemeye gitmişler, başlık parasını dahi vermeyi kabul etmişler, ancak baba vermem de vermem diyor Leyla’yı…

Leylanın bir ayağı kısaydı, engelli kızdı. Eğer baba bu nikaha evet dese, Mecnun’un evi kalabalık ve kızı acı çekecek, ettiği hizmetle ezilecek … Baba kızını koruyor ama gönül işte her şeye konuyor. Leyla aşık ve bu izdivaca gönlü var.

Son çare Leyla ve Mecnun’un kaçmasıydı. Namus ve şeref, kız kaçırılma oldu mu, ölümüne silahların konuştuğu, acı sahnelere neden oluyordu. Bu yüzden iyi planlanmalıydı. Ne zaman, Leyla bohçasını alıp evden çıkacak, çıkınca nereye gidecekler, gittikleri yerde ne yiyip içecekler, gizlilik nasıl sağlanacak… İnce ince planlanmalıydı.

Mecnun, en büyük ağabeyin eşini, çamaşır yıkadığı dere başında bulmuştu.

-Yenge, kızı vermiyorlar. Söyle ağabeyime kızı bu gece kaçıracağım.

-Tamam. Söylerim. Biz de hazırlık yapalım bari… Her şeyi planlayalım.

Gece olunca, Mecnun’un ağabeyinin evinde ışıklar söndürüldü. Jandarmanın eve gelme ihtimaline karşı, silahlar sandıklara saklandı. Herkes tedirgin ve heyecan içinde beklemeye başladılar… Gecenin tam ortasında patlayan silah sesleri… Havai fişek görüntüsü veriyordu, sesi gök gürültüsüne karışıyordu. Mecnun Leylayı kaçırmıştı anlaşılan diyorlardı. Mecnun’un baba evine kurşunlar yağıyordu. Leyla’nın babası, kendini kaybetmiş, “Kızım nerdeyse verin bana… Yoksa yakarım. Evinizi başınıza yıkarım!” diye bağırıyordu. Bu sabaha kadar devam etmişti. Ancak plan o kadar iyi yapılmıştı ki, atı alan Üsküdarı geçmişti.

Bu olaya şahit olan çocuk, o zamanlar ilk okul ikiye giden bir çocuktu. Her sabah olduğu gibi okula gitmeliydi. Babası ona sıkı sıkıya tembih ediyordu, “Oğlum, emminin kız kaçırdığından sorarlarsa haberin olmadığını söyle herkese, bilmiyorum de, tamam mı?” her defasında tamam diyordu. Nihayet evden çıkmış sınıfına gelmişti. Tam dersin ortasında, sınıftan bir kız, onu göstererek, “Öğretmenim emmisi ablamı kaçırdı!” deyip ağlamaya başlamıştı… Bu konuda ne kadar çok tembih etmişlerse, sıkıntılı ve çaresiz bir ses tonuyla, “Gerçekten mi? Hiç haberim yok!” diyebilmişti.

Artık günler, çok sıkıntılı geçiyordu. Leyla ile Mecnun nerede kalıyor bilmesi gerekenler bilmiyordu. iki tarafın arasında mekik dokuyan ve ortamı yumuşatmaya gayret eden büyükler vardı. Aradan geçen bir aydan sonra, Leyla’nın babası çaresizce bu evliliği kabullendi. Başlık parasını verdi kız tarafı. Çeyizler taşındı ve üç gün üç gece düğün yerine, kıyılan nikah merasimi ile her şey tatlıya bağlandı…

Leyla o evde, çok ezildi gerçekten… Engelli olarak değil sağlam bir birey gibi kabul edildi… Beş kız iki oğlan yedi çocuğu oldu. Hepsini evlendirdi… Çocukları kaçmadılar. Başlık parası almadılar. Yedi çocuk ve torunları ile kocaman bir aile oldular.

Bu hikayede Leyla sevdiğine yar oldu. Mecnun çöle düşmedi. Üstelik bie engellinin her şeye göğüs gerebileceğini ispat etti, bundan elli yıl önce. Sonuçta seven kendi kaderini babasına rağmen çizmeyi başardı.

Saffet Kuramaz

Beğen

saf şiir
Kayıt Tarihi:20 Aralık 2019 Cuma 23:59:18

BIR KıZ KAÇıRMA, LEYLA MECNUN HIKAYESI YAZISI'NA YORUM YAP
"Bir Kız Kaçırma, Leyla Mecnun Hikayesi" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
ishakaras
22 Aralık 2019 Pazar 16:16:50
güzel bir yazı, akıcı okuyanı içine hapseden türden, var olun selâmlar

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


saf şiir 22 Aralık 2019 Pazar 16:21:13
Değerli yorumun için Allah razı olsun. Selam ve dua ile.
CAN YOK
22 Aralık 2019 Pazar 01:16:43
Ah keşke böyle Leyla gibi herkez şanslı olsa kaderini kendi çizip sevdiğine kavuşsa.
Eline emeğine yüreğine sağlık

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


saf şiir 22 Aralık 2019 Pazar 01:33:23
Bu gerçek hikaye... İnşallah dileğinizde gerçek olcak. Değerli yorumunuz için çok teşekkür ederim. selam ve saygılarımla.
Gülüm Çamlısoy
21 Aralık 2019 Cumartesi 22:11:17
Hoşluk içinde bir solukta okuduk, ağabeyim ve bizler de çok mutlu olduk sevgili Leyla gibi.
Duru bir anlatım ve gülümseten bir final.
Var olsun kaleminiz, ağabeyim.

Selam ve dua ile

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


saf şiir 21 Aralık 2019 Cumartesi 22:13:46
Allah razı olsun bu değerli yorumun için Kardeşim. Selam ve dua ile.
Ahmet Zeytinci
21 Aralık 2019 Cumartesi 12:07:56
Hala da zaman zaman oluyor Anadolu'da kız kaçırma olayları her ne kadar azalasa da. Başlık parası ki hiç de iyi bir şey değil aslında tam kalkmış değil yine de... Karadeniz de pek yok başlık olayı. Seveni sevdiğine verseler her şey hallolacak... İşe silah tabanca girdi mi acı olaylarda yaşanıyor. Kutlarım güzel yazını Saffet Kardeş selam ve dua ile...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


saf şiir 21 Aralık 2019 Cumartesi 17:01:08
Bizim geleneğimizde mi kanımızda mı var bu... devam ediyor işte. Değerli yorumun için Allah razı olsun Ahmet Kardeş... Selam ve dua ile.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.