Şadiye gürbüz(zaralıcan
1386 şiiri ve 82 yazısı kayıtlı Takip Et

O bir melektir!





O doğanın dokunulmazlığını her zaman ki gibi iyi hesaplanmadığını düşünür. Herkesin halen gerçekleşmemiş bir mucizesi olmalıydı. Sinirli bir o kadar hırçın yanlarını ortaya çıkarır ve nasıl kurtulacağını da bir o kadar iyi biliyordu.
Cinsiyet arası farkın göz, saç renginin küçülmüş tınlarının hiç olmadığı sokak lambası ile aydınlan hani oralarda yani uzak bir yerlerde.
Yıldızlar gökyüzünde kesme taşlı yollardan yürür gibi yapıp, sonra usul usul kayıp, olduğu bir gecede. Giden ay ise nisandı. Yani, burun farkı ile Mayıs ayının tam ortalarında. Ve batıl inançları bir o kadar kör inanç sayıldığı bu Dünya; ya asıl güzel olan bir paşa konağından gözlerini açması idi.

Lakin doğuşu ile verilmiş ve kimsenin göremediği o şansı daha doğrusu ve sebepleri herkesin ki gibi, kalıvermiş rızalık gölgesinde. O da şimdilik ona doğuşunun gerekçelerini bir bir sayacak annesi, yıllar geçtikçe olgunlaşmaya geçeceği cevapları alma yoluna girip, yürümeye başlayan dı.
Hakikate körleşmenin içinde olduğu endişe ile beklediği her şey başına gelir olması bir kenara İnsanın yaşacağı korkuya beyni ne kadar güçlü kendini koruma içgüdüsü ile birini anlatmak kolay ve ona kendini anlat deseniz dahi tatmin edeci ve çok inandırır yaşam hikâyesi , karışınıza çıkmaya bilir de.

Yani o gizemli gülüşünü keskin pençelerinin arasına alan o sıradanlık hissi bu noktada. Daha çok ön plana çıkanlardan dı. Bedenin örtünmesi ile hiç alakası olmayan kıyafetleri düşüncenin nasıl tam dibe vurulduğuna. Bunun yerine kaygılı bir yüz ifadesinin olamayışı, kısaca kendinin çıkardığı sesi protesto eden yanlarına. Nedense hiç takılmıyordu.
O sanki gerçekliğin dışında biri. Yırtıcı vuruşkan atak bir karakter üstüne doğuşunda bulaşan yıldız tozlarının olduğuna inanır. Canı yakılmadığı sürece yarı gizemli şahane bir varlıktı.
Ama onun giydikleri daha çok bana kızı evine giden nişan bohçasını anımsatırdı.
Allı, morlu çiçekten, çiçeğeyse selamı vardı.Birde file çorabı tüllü etekleri sanırsın sinek ordusu peşin de.Vıııız! vııııız! Vızıltılar ile kanın ve tutkunun rengi mor yâda metalik bir renkle kesin değiştirme gücü bula bilirdi kendinden.

Bazen de her ne şekilde olmuşsa olmuştu. Hırçın bir deryada balıkçıların gelişi güzel attıkları kalın ve naylon tora takılan bir balıktı. Kendi çocukluğu ile bitmeyen karanlığa kafa tutan notlarının sayıca fazla olmasından kaynaklanıyordu. Bütün bunlar.
O hayatın her alında "iyi rol" almak üzere doğanlardan idi. Kimi zaman güçlü insanlar gibi kendine inanmayı tercih ederdi. Ruhunun asıl akranlarını basitçe tehlikelerden görüp yakınlık duymayan dı.

Biz yinede. Bu sorunun ona sorulduğunu kabul edelim ve kesin şu cevabı alırız "her kadını kendi külünden yaratan o kişiye âşık olur ." bunu bilerek yâ da bilmeyerek asıl kendi ile kendi varlığının ilk halkasını sona daraltmak ile övünür. Aynen onun gibi!

.

Düşündüğü şey neyse onunla komutlaşmış yanında ise sonsuzca şımara bileceğin ve halen kayıp etmekten korktuğum tek kişidir. Onu onula saflığın böylesi güzel resmedildiği resim az bulunurdu.
Annem derki "tahtaya vurmasan şeytanı kovamasın?" aynen katılıyorum demekle bütün inanışların haksızlık etmiş olduğumu düşünmedim değil..din ile bir çatışma halinde olmadığımın altını çizeyim şu fikrim size konuyu daha netleştire bilir. ben inanışların bende ki değerini saklı tutuyorum.Tıpkı onun gibi "hafif yabancı". tam inanışın iç belirsizliğini bir kenara bırakmış desek yeridir.
başarısız olduğu konuların yetisinde bile algılamaktan aciz değildi .Yüreği gövdesine eşleşmeyen bir durumdayken bile, çocukların bakışlarının içinde o kıyıdan öteki kıyıya vuruyordu. Her kıyıdan kıyı ya vurulma da ise bir avuç dolusu inci getirirdi.
Daha neler neler mesela! Onun kar gibi bembeyaz avuçlarından. Işıl ışıl su damlaları toprağa dokunarak sonrası, ise gökyüzüne doğru yükselip, hiç tanımadığı birinin can suyu oluyordu.
Belki o can suyunun küçük bir damlası size kadar ulaşmıştır. Usulca dokun kalbinizin derinliklerine.

Tahmini geceye kaldı.
Yine haksızlık etmeyeyim kendime bir gözlemci sıfatında ona bütün renklerin içinde sadece moru arakladım.

benim gibi yakınınız da bi meleğin var olabileceğini sakın ha! aklınızdan çıkarmayın...

zaralıcan

Beğen

Şadiye gürbüz(zaralıcan
Kayıt Tarihi:16 Mayıs 2019 Perşembe 11:39:04

O BİR MELEKTİR! YAZISI'NA YORUM YAP
"O BİR MELEKTİR!" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR


Henüz yorum yapılmamış.

Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.