şulan
16 şiiri ve 9 yazısı kayıtlı Takip Et

Ölüme çalım atmak



Sene 2012.İstanbul sonbaharı yaşıyor.Soğuk,nemli puslu gündüzden çıkıp ayaza dönen havayla
sarılmış koyun koyuna...Ah...İstanbul ah...Dünyanın en güzel incisi.Neden hiç güzel anım
olmadı ki? Sende, gülümseyerek hatırlayıp derinden bir ah...çekip özlemle anayım.
Kızım İstanbul’da öğretmen olarak görev yapmaktaydı.Ben de tek çocuğumun arkasında o ne isterse yerine getiren anne olarak Antalya-İstanbul arası gidip geliyordum sürekli.
Gene bu ziyaretlerimden birisiydi.Artık Antalya dönüşünün zamanı gelmişti.Evin hemen yakınındaki otobüs yazıhanesinden aldık bileti ve 1 saat önceden servisle terminale götüreceklerdi beni.İş kolaydı yani.Ne taksi derdim olacaktı ne de gece saatin 11 olmasının derdi.Nasılsa güvenilir bir firma idi.Terminale gidip binecektim otobüsüme...
Kızıma defalarca sarılarak veda ettim.Serviste hep mahzun yüzü üzgün gözleri aklımda olarak ilerliyorduk.İstanbul trafiği ne gece dinliyordu ne gündüz.Hep tıkalı hep yoğun...
Yanımda askere gitmek için terminale giden bir delikanlı vardı.Muhasebe okumuş ve askere gitmek zorunda kalmış.Dönünceye kadar bilgilerimi unutacağım.Sonra iş bulmak sorun olacak diye yakınıp gönülsüzce boyun eğmişti.
Terminale girdiğimizde diyemiyorum çünkü giremediğimizde demem gerek.Öyle çok insan kalabalığı vardı ki.Bir türlü giremedi servis kalabalığın içine.Neyin nesi bu derken anladık ki asker uğurlaması varmış.
İçeriye giremeyeceğini anlayan servis şoförü bize hemen şuradan gidin dönün diyerek otobüsün yerini tarif ederek bıraktı yolcuları kendi hallerine.
Askere gidecek servis arkadaşım bana teyze korkma beni takip et ben biliyorum ayrılma yeter ki dedi .Dedi ama takip edebilmek ne mümkün son olarak teyzeee dediğini duydum ve çılgın kalabalık servisin kapısından indiğim anda beni arasına katıp sürüklemeye başlamıştı bile...Hayatımda hiç bu kadar korkmamıştım.Çok çaresizlik yaşadım çok acı ,korku yaşadım ama bu bambaşka bir olaydı.
İnsanlar adeta delirmişlerdi.Havai fişekler atılıyor, her taraf meşalelerin kokusu,ve vatan sana canım feda naraları ile sarhoş olmuş gençler ve gerçek sarhoşlar birbirlerini coşturarak tamamen çıldırtıyorlardı.
Bir anda nerede olduğumu mekan kavramını yitirdim.Sadece çığlık çığlığa bağırıyordum.
Nefesim tıkanmıştı,kalbim zaten ameliyatlı metal kapak çıldırdı kulaklarımda.Ne beni duyan ne fark eden vardı.
Sürükleniyordum elimde çantamla bir yerlere ama nereye...Artık ölüme gittiğimi anlamıştım.Nefesim kesildi etrafımdaki çılgın sesler silinmeye başladı.Tek hatırladığım kızım 1 saat önce bıraktığı annesinin ölüm haberini yalnız evde, alacak ve yavrum nasıl dayanacak diye düşündüğüm anda aniden yaşamalıyım dedi bedenim.Son bir çırpınışla Allahım yetiş meleklerini gönder kurtar diye bağırdım.Sürekli Allahım yetiş diyordum.Kimse duymadı beni.Artık iyice küçüldüğümü kısaldığımı,yanımdakilerin uzadığını görebiliyordum.Uzun pardesülü kadınlar.gençler ,bağıran yaşlılar...gittikçe büyüdüler ..
Düşüyordum artık.Üzerimden geçecekti bu çılgın kalabalık beni fark eden de duramayacaktı arkadan gelen selin önünde.Ve ben ölmeye öldürmeye bu kadar bilenmiş ve arzulu insanların ilk kurbanı olacaktım.
Aniden biri tuttu beni arkamdan kucaklayarak.Korkma teyzeciğim ben buradayım diyordu bir genç sesi.Benim çantamı aldı elimden tek koluyla da sarıldı sırtımdan tuttu beni düşmeyeyim diye.Bu mucizeyi rüya gibi yaşıyordum.Öylesine bir güven ve huzur gelmişti ki içime sanki cennetteydim.
Yüzüne bakamıyordum göremiyordum.Çünkü çok uzum boyluydu benden.Ama iri yapılıydı sporcu gibi güçlüydü.Otobüs firmamı söylemedim hiç.Beni terminale doğru insan seline karşı taşıyordu.Önümüzde kavgaya tutuştu birileri sarhoş kafaları dumanlı.Bu izdihamda tek bir polis yoktu.Kavga edenleri dirsekleriyle iterek geçirdi beni aralarından.
Ben rüyadaydım hala...İmkansızın da imkansızını yaşıyordum.Mucizelerin en imkansızını hem de.
Benim otobüsümü bulduk.Çok eminim ki o zaman çantamdan çıkarttım bileti.Koltuk numarama bakmak için.
Beni koltuğuma kadar götürüp oturttu.Beyaz pantolon ve kırmızı bir mont vardı sırtında.İnsan oğlunun doğurabileceği en güzel yüze sahip olduğunu düşündüm.Çok yakışıklıydı.
Bana Allaha emanet ol teyzeciğim dediğinde sel gibi yaşlar akmayı akıl edebildi nihayet gözlerimden.Sarıldım boynuna.Sen kesinlikle insan değilsin biliyorum.Koruyucu meleğim olmalısın derken bir melek öptüm ben diyebileceğim diyerek öpüyordum yanaklarını.
Hiç bir şey söylemeden kucakladı beni.Eğer insan isen hayatım boyunca dualarım senle olacak.Sıkıntıya düşersen ve aniden bir mucize olursa bil ki bu teyzen sana yürekten dua etmiştir.Eğer melek isen gönderen Allahıma söyle iyilikten şaşmayacağım dedim.
O bana son bir kere daha sarılıp korkma dedikten sonra indi.Arkasından baktım kaybolacak mı?Yoksa kalabalıkla mı yürüyecek diye.Bir alt geçide girdi insan seliyle birlikte.Şu anda bile çok net gözlerimde.
O gece bu kadarla bitmedi tabi ki.Otobüs izdihamdan terminalden çıkamadı.Hareket ettiği an arkadan birine çarpmış.Durdurabilmek için sert bir cisimle vurarak otobüsün kapısını kırdılar.Tekrar durduk.İçeride askere gidecek gençler de vardı.Dışarıdakiler otobüse vuruyorlar içeridekiler de karsılık veriyorlardı.Güm...güm..güm...beynimizde yankılanıyordu ama kimsenin umurunda değildi.
Şoförümüz avaz avaz bağırıyordu vurmayın aracın elektrik elektronik aksamı bozulur kaza yaparız diye ama zaten ölüm isteği öldürme isteği öylesine yoğundu ki kime ne kaza.. Hoş gelmiş sefa gelmiş...
3 saatte çıkamadık terminalden.Çıktığımız zaman da yollar aynı durumdaydı.Kırık camlı kapıyla ,sökülmüş plakayla çıkabildik yola.Oğullarının askere bu plakalı araçla gittiğinin hatırası olarak, plaka söken bir anlayış hangi çağdan kalmadır artık siz düşünün.
10 saatlik yolu 15 saatte tehlike içinde korkarak bitirdik.Bir daha da otobüs yolculuğu mu? Asla.Hele de asker uğurlaması varken evden bile çıkmam sokağa.
En zor an da Allahı çağırmıştım ve yardım gelmişti bana.Beni görmeyen duymayan onca insanın arasından o delikanlı nasıl gördü tam düşerken tuttu beni.Otobüsümü söylemeden nasıl buldu firmayı.O kalabalığa karşı gerilemeden kolunun altında benimle neden kurtardı beni.Bunların cevabı yok tabi ki.Sadece Allah ölmemi istemedi diyebiliyorum.Ölmemi istemedi o kadar.

Beğen

şulan
Kayıt Tarihi:16 Aralık 2018 Pazar 20:42:20

ÖLÜME ÇALIM ATMAK YAZISI'NA YORUM YAP
"ÖLÜME ÇALIM ATMAK" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
seth
23 Aralık 2018 Pazar 15:43:07
bendim o...
demek isterdim :) bu yazınızdaki gizli özne O.

saygılarımla...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


şulan 23 Aralık 2018 Pazar 15:55:44
neden olmasın?Mutlu olurum:)))
resuleyerci
19 Aralık 2018 Çarşamba 13:48:12
Harikasınız....

Cevap Yaz
sorgunlu
18 Aralık 2018 Salı 17:56:08
Yazmazsanız sizi şikayet edeceğim....

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


şulan 18 Aralık 2018 Salı 18:00:05
Tamam tamam yazacağım söz.Öğranaceğim çok şey var .Saygılar
sorgunlu
18 Aralık 2018 Salı 17:29:39
Buda malesef İstanbul'un kendine özgü kaderi..her yerde var ama istanbul biraz hanzosu bol bu yönden...ama burda olmanı ve yazmanı seviyordum..

sorgunlu tarafından 12/18/2018 5:50:25 PM zamanında düzenlenmiştir.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


şulan 18 Aralık 2018 Salı 17:40:18
Kendimi aniden aranızda buldum.Ama burada olmaktan mutluyum.Yarım kalmış bir resmi bitirmek istemedim.Kaldırdım bu gün.Yazacağım bir süre.Sayğılar.
hayatyolu
16 Aralık 2018 Pazar 20:57:27
Çok geçmiş olsun. Allahımız yar ve yardımcınız olsun İnşaAllah. SEVGİ ve dua üfledim size!..

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


şulan 16 Aralık 2018 Pazar 21:12:08
Çok teşekkür ederim.Sağolun
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.