sareyaprak
161 şiiri ve 172 yazısı kayıtlı Takip Et

Karlı bir gün



Karlı bir gün

1940 lı yılların güzel bir eylül günüydü.Can sıkıntısından ne yapacağımı bilmiyordum.Bahçedeki salıncağıma oturarak etrafı seyre koyuldum.Bahçenin etrafındaki duvarlardan aşağıya sarkan asmalardaki parmak üzümleri,çekirdeksiz üzümler bal gibi tatlarıyla bir çok arıya davet veriyordu.Mis gibi kokan domatesler arasında iki tavuk telaşlı bir şekilde eşelenirken,hafiften esen rüzgara kavak ağacının yaprakları silik bir hışırtıyla eşlik ediyordu.
Sokaktan gelen konuşmaları duyunca ,hızlı bir şekilde salıncağımdan inip, sokak kapısına doğru koştum.Yan komşunun kapısı önündeki koşuşanlar kimlerdi.Çok merak etmiştim.Kapıyı aralayıp baktım. Asık suratlı, tayyör giymiş ve başında şapka olan iki kadın arkadaşım Hamide ‘ nin annesine sorular soruyordu. Aldıkları cevabı elindeki kara kaplı bir deftere yazıyordu.Son günlerde okul yaşındaki çocukları okula kayıt yapmak için görevlilerin evlere geleceği söylentisi vardı.Bu kadınlar onlar olmalıydı.Hamide için gelmişlerdi.O ‘ nu okula kayıt etmeye.Ben okula gitmek istemiyordum.
Bahçe kapısını kızla kapatıp, demir sürgüsünü geçirdim. Annemde bir saat önce, sattığımız çuvallar dolusu kuru incir paralarını altına çevirmek için, Pazar yerindeki seyyar altın satan Yahudi altıncıdan altın almaya gitmişti.
Üst kattaki odalardan birinde uzun zamandır ince hastalıktan yatan ve bir türlü iyileşmeyen ablamın odasına koşarak gittim.Ağır ahşap kapıyı tüm gücümü kullanarak açıp odaya girdim.Ablam hasta yatağında benim gürültümle uyanmıştı.Yavaşça yatağın üzerine oturdu.Beyaz patika geceliğini n yakasını düzeltip, siyah uzun kıvırcık saçlarını ensesinde topladı.Solgun yüzündeki feri sönmüş gözleri ile bana baktı.
- Neden koşarak yukarıya çıktın,bir şeyden mi korktun ?
- Hayır ben bir şeyden korkmadım
Diyerek pencereye koşup, aşağıya baktım.O kadınlar hala aşağıda görevlerin başındaydı. Hamide nin annesinin ısrarlarına rağmen eve girmiyordu. Ablam ısrarla “ kim ne konuşuyor kapının önünde bana söyler misin? “ dediğinde, ürkerek ve korkudan titreyerek
-Hamide ‘ yi okula kayıt için gelmişler, kapının önünde konuşanlar onlar
Ablam yatağından kalkarak pencereye geldi.Omuzlarımdan tuttu
-Sende okullu olmalısın,okumalısın, mutlaka okumalısın diyerek bana sevgi ile sarıldı.Şimdi bizim kapıyı da çalacaklar onları yukarıya ,benim yanıma getir.
Dedi.
O anda güçlü bir öksürük tuttu, karnını tutarak öksürmeye başladı, zorlukla yatağına doğru yürürken,ben pencereden dışarıya baktım.O iki kadın bizim kapıyı çalmadan oradan uzaklaştılar.
O kadınların bizim kapıyı çalmadan gitmesine çok sevindim, okula kayıt olmamıştım.Ablamın öksürüğüne de alışmıştım.Eve bir çok doktor gelip gitmesine rağmen bir türlü iyileşmiyordu.
Hastalığının adı ince hastalıkmış, tedavisi de yokmuş,
Ablamı öksürürken bırakıp aşağıya salıncağıma koştum.Hızlı hızlı sallanmaya başladım.O sırada annem yanında yabancı bir kadınla geldi.Doğrudan ablamın yanına çıktılar. Bende onların arkasından yukarıya çıktım .Kadın ablamı muayene etti.Umutsuz bir şekilde “Allah ‘ tan ümit kesilmez, et,bal pekmez mutlaka yesin “ diyerek vedalaştı ve gitti.
Fırtına ile karışık kar yağdığı bir gün ablam son nefesini verdi.
Annemin gözlerinden yaş değil,kan damlıyordu….

Beğen

sareyaprak
Kayıt Tarihi:13 Kasım 2015 Cuma 23:18:23

KARLı BIR GÜN YAZISI'NA YORUM YAP
"Karlı bir gün" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
SAADET KILIÇASLAN
25 Ağustos 2016 Perşembe 16:37:00
çim acıdı son final koptum güçlü kalemi kutlarım

Cevap Yaz
beren yılmaz
14 Kasım 2015 Cumartesi 08:26:31
çok etiklendim tam deyim yerinde ise tüylerim ürperdi' hazin bir hikaye ve kurgu olmıcak kadar hisli
ve derin anlamlar ihtiva eden bir durum; bir vefa ' bir çaresizlik karşısında yaşana bilecek en büyük çaresizlik yine.. en çok okula kayıt olmamanız ' her şeyden vaz geçmeniz ' ve bir annenin ' evladına akan kanlı göz yaşları etkiledi beni..

zaman ve teknoloji ne kadar ilerlerse ilerlesin ' duyguların dili hep aynı ' kalmalı keşke bu kadar vakur bir kalp kalmış olsa günümüz dünyasın da ..

tebrik ev selamlar ..

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


sareyaprak 14 Kasım 2015 Cumartesi 23:12:23
Evet Beren, hangi devirde olursan ol, konumun ne olursa olsun, duyguların dili hep aynı..

Çok teşekkür ederim...selamlar...
mehmetmacit
14 Kasım 2015 Cumartesi 08:12:01
hikaye oldukça eski yıllara ait. kurgu değil yaşanmış bir gerçek ve sanırım sizlerin büyüklerine ait.
duygulu ve insanın içini acıtan bir anlatım bu arada okumaya karşı verilmiş ince bir mesaj içerikli.
anlatımı güzel bir eser tebrik ederim

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


sareyaprak 14 Kasım 2015 Cumartesi 23:15:04
Her hayat bir roman, hani bir dokun bir ah işit derler ya !
İşte aynen öyle...gerçek bir yaşam öyküsünden di..

Çok teşekkür ederim

Selamlar...
GÜLDESTE
13 Kasım 2015 Cuma 23:27:17
çok anlamlı ve çok içten bir paylaşım kalemin varolsun sevgilerimle sareciğim

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


sareyaprak 14 Kasım 2015 Cumartesi 01:26:50
Çok teşekkür ederim Güldeste...

Sevgiyle kal...
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.