Muharrem Nalçacı
37 şiiri ve 178 yazısı kayıtlı Takip Et

Son kahraman çocuk





Çocuk, bir külaha benzeyen devasa kayanın dibine güç bela vardı. Etrafına bakındı; doğa derin bir sessizlik içindeydi. Gecenin beyaza bürünmüş pamuk dokusu göz alabildiğince toprağa serilmişti. Aheste aheste yağan kardan başka çevrede bir şey göremedi.Sadece iki yüz metre kadar aşağılarda ki bir evin baca dumanı yağan karı karşılar gibiydi.
“ Bu gece köpekler bile yuvalarına çekilmişler” diye söylendi.

Çocuk eğilip paçasına bulaşan karları temizledi. Pantalon paçası ıslanmıştı. Soğuktan kızaran parmaklarını ağzına götürüp hüfledi..Bir daha...bir daha..Parmak uçları acımaya başlamıştı. Etrafına kuşkuyla bakındı. Hayır hayır onun buraya kadar geldiğini hiç kimse görmemişti.Derin bir nefes alıp hemen yanı başındaki kayadan mağaraya usulca girdi. Gecenin bu vakti göz gözü görmüyordu ama neyse ki bu kaya mağaranın her tarafını biliyordu. Tek bilmediği ise mağaranın toprağın derinliklerine doğru giden bölümüydü. Aklına cebinde taşıdığı kibrit geldi. Sigara içmeye henüz yeni başlamıştı.Gizli saklı sigara içiyordu fakat bugün babası cebinde bulunca olan olmuştu...Bi güzel dayak yiyecek ya da ? Çocuk ikinci yolu seçti; evden fırladığı gibi...

O kibriti çaktı. Kiprit alevi ancak iki metre kadar önünü aydınlattı.Mağara çok derindi ve dibi görünmüyordu. Bir an bir hışırtı duyar gibi oldu. Kulak kabarttı; ses kesilmişti. Aklına yaşlı insanların anlattığı cinler ve periler geldi. Ya cin varsa ? Nenesi ne derdi ; “Evlat, cinler var ya cinler en karanlık kuytu yerleri sever. Bir seferinde Ali Osman aga geceleyin giderken...” diye başladım mı arkası gelirdi.
Korktu...Hayır korkmamalıydı. Sinemalarda seyrettiği kahramanlar gibi yürekli olmalıydı. Cin, şeytan nedir ki canım ! Gelsinde görelim. Mağaranın derinliklerine doğru inerken bir kibrit daha çaktı. Ve çakmasıyla hemen ilerisinde çakmak taşı gibi parlayan iki gözle karşılaştı.Siyah renkte bir kedi ona fırsat vermeden hışımla fırladı. Çocuk bir anda kolları ile yüzünü kapattı. Kedicik ona doğru değil çıkışa doğru koşmuştu. Kedi bile benden korktu be ! diye söylendi. Cesareti biraz daha arttı. Üçüncü kibritte kaya mağaranın en dip kısmına geldiğini anlamışrı. Yerdeki kaya döküğü toprağın üstünde yıllar önce terkedilmiş kuru soğan kabukları vardı. Bıyıkları henüz terlemeye başlayan yüz hatları gevşedi; gülümsedi.
“İyi” dedi “Bunlar bana yatak,yorgan vazifesi görür. “

Kaya mağaralar kışın her ne kadar sıcak olsada üşümüştü. Yerdeki kuru soğan kabuklarını parmakları ile tırmıklayıp bir yatak gibi serdi. Geri kalanıda kenara yığdı. Uyamsaı gerekiyordu. Ya soğuktan uyuyamazsa ? Hayır hayır her seferinde uyumadan önce tatlı hayallere dalardı.Ve o, hayallerin tam ortasında uyuya kalırdı.

Çocuk, kuru soğan yapraklarının üstüne yavaşça uzanıp kenarda yığın yaptıklarını da üstüne serpiştirdi. Kendine güveni artmıştı. Onu bu şekilde çoban köpekleri bile görse insan olduğunu tahmin edemez, korkup kaçarlardı. Bir daha güldü. O an içinden bir türkü söylemek geldi. Fakat gecenin bu vakti ve hem de burada ha...Vazgeçti..Çünkü uyuması gerekiyordu. Ve bunun içinde hayal kurması lazımdı. Düşündü düşündü...Kahretsin, aklına bir türlü hayal gelmiyordu.
“Ayaklarım üşüyor” diye söylendi “Ne olacak çoraplarım ıp ıslak”

Dünyayı kurtarmalıydı..Bir kahraman olmalıydı..Hem de çok büyük bir kahraman.. Mesela firavunlar ayakları zincirli kölelerini canlı canlı kendilerine kurban ediyorlar...Haykırış ve imdat çığlıkları evreni sarmış..Fakat hiç kimse onlara yardım edemiyor. Herkes çaresiz bir vaziyette kenardan olanları hüzünlü gözlerle izlemek zorunda kalıyor.Biri hariç; tepelerde atının üstünde yalın kılıç bir kahraman belirdi..Herkes ona gıpta ile bakıyor, medet umuyordu.Çünkü o kahramanın neler yapabileceğini diğer insanların çoğu biliyordu...Onun adı...

Çocuk hayallerinin tam ortasında uyuya kalmıştı. Tıpkı bir önceki hayallerinde olduğu gibi...

Dışarıda lapa lapa kar yağıyordu.Ve kaya mağaranın en dibinde, kuru soğan kabuklarının üstünde sımsıcak hayallerini kucaklamış bir halde bir çocuk uyuyordu..O çocuk birazdan Dünyayı Firavunlardan kurtaracak olan son kahraman olacaktı..

...

Beğen

Muharrem Nalçacı
Kayıt Tarihi:10 Aralık 2012 Pazartesi 23:20:04

SON KAHRAMAN ÇOCUK YAZISI'NA YORUM YAP
"Son Kahraman Çocuk" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR


Henüz yorum yapılmamış.

Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.