Bir anne yüreği, dibinde daima af bulunan uçurumdur. BALZAC [Paylaş]
E-mail: Şifre: Facebook ile bağlan Üye ol | Şifremi Unuttum
Türkiye Şiir Platformu
ANASAYFA ŞİİRLER Edebiyat Defteri YAZILAR Edebiyat Defteri FORUM Edebiyat Defteri ETKİNLİKLER Edebiyat Defteri NEDİR? Edebiyat Defteri Kitap KİTAP  Edebiyat Defteri Tv TİVİ Edebiyat Defteri Sesli Şiirler MÜZİK Edebiyat Defteri BLOG Edebiyat Defteri Atölyeler ATÖLYE  Edebiyat Defteri BİCÜMLE Edebiyat Defteri ARAMA Edebiyat Defteri İLETİŞİM

Riya

Riya




Neden mevsimler gibi değişken olur ki insanlar?

Hayat karmakarışık ve değişken zaten. Ne teknolojinin hızına ne de yaşamın güçlüğüne yetişemiyorken bir de ikiyüzlü insanlarla uğraşmak neden?

Bir gün yanınızda olan ertesi gün çok uzaklarda. Bugün canım dediklerin ertesi gün en büyük düşmanlarından birisi olabiliyor.

İkiyüzlü insanlar her zaman işlerine geldikleri gibi davranırlar. Kendilerine has bir şahsiyetleri olmadığı için, insanlarla çok çabuk iletişim kurarlar. Şahsi menfaatlerinin uyduğu insanlarla dost görünür, çıkar çatışmalarına girdikleri ile de arkalarında dedikodu yaparak kötülerler.

Dedikodu üretirken de başkalarının ayıplarını dökmeye uğraştıkları sırada da kendi ayıplarını hiç görmezler.

Son bir senedir , kendiliğinden hayatıma dahil olan insanlardı. Lale ve Fatih. Onlarla tanışmak için ne bir çaba göstermiş, ne de konuşmalarına ilgi göstermiştim. Beni gördükleri her fırsatta, hiç yapmadığım yapamayacağım şeyler için övüp duruyorlardı.

Oldum olasıya sevmezdim boş yere övgü almayı. Gerçi yaptıklarımla da övünen birisi hiç olmadım. Bir işi başardığım zaman övgüye hiç gerek yoktu ki. O iş benim görevim olduğu için yapmak zorundaydım zaten. Nihayetinde vatan kurtarmıyordum. Kendi halimde severek yaptığım bir işim vardı. Okulumu öğrencilerimi ve öğretmenlerimi seviyordum. Amacım her zaman daha iyi olmaktı. Müdür yardımcılığı görevi iki sene önce verilmişti. Severek kabul ettim. Ve özveri ile de çalışmaya devam ediyordum.

Lale ve Fatih gelene dek.

Bir pazarlama şirketinin elemanlarıydı ikisi de. Okula ilk geldiklerinde çok samimi görünmüş, herkesin kalbini feth etmeyi başarmışlardı. Ben hariç

Temkinli davranmayı, en yakın dostluklarda bile araya mesafe koymayı seven birisiydim. O yüzden dost dediğim insanlarla iletişimim hiç bitmezdi çok şükür. Her şeyin bir sınırı olduğu görüşündeydim. Dostluğun da sınırı bence saygı olmalıydı.

Ben kendi davranışımı korurken bunu başaramayan arkadaşlarım büyük darbeler yediler. Lale ve Fatih kendi menfaatleri uğruna çok samimi oldukları, hatta ne denir yedikleri içtikleri ayrı gitmemecesine samimi oldukları arkadaşlarımı bir kalemde satmışlardı. Birkaçını maddi yükümlülük altına sokup bir kaçına da manevi zararlar vermişlerdi.

Bu kısacık olay benim hayatı tekrar sorgulamama vesile oldu.

Bu kadar mı zordu samimi olmak. İçten olmak. Yalansız ve çıkarsız olmak.

Birkaç kuruş için ya da saçma sapan bir şöhret için kendini bu kadar rezil etmek.

Ben mi anlamıyordum insanların doğasını, camekânda yetişen ben miydim?

Şan şöhret para mıydı herkesin amacı?

Gülüp geçemiyorum ben, herkesin durumuna. Keşke üzmeseydi başkalarının sorunları beni bu kadar. Duyarsız kalabilseydim. Belki şu anda en az onlar kadar ben de huzurlu olabilirdim, bilemiyorum……..
…….. Diye devam ediyordu, onu saygı ile dinlediğim 65 yaşındaki emekli öğretmenim Sabiha Hanım.

Yanından ayrılırken içimi hüzün kaplamıştı. Bu yaşına kadar dürüstlükten ve samimiyetten hiç vazgeçmemişti. Yaşadığı kısacık tatsız olay sonrasında emekliliğini istemiş, köşesine çekilmeyi seçmişti.

Seni çok seviyorum Sabiha öğretmenim










Etiketler:

 « Önceki 10 eleştiri   1   2   3   Sonraki 10 eleştiri » 

15 Şubat 2016 Pazartesi 20:38:50


havasından mı suyundan mı bilinmez riyakarlık genelde şark toplumlarına has bir davranış dersem yanlış yapmış olurum. riyakarlık uygarlık yarışında nal toplayan toplumların hastalığı. "balık baştan kokar" derler atalarımız. yöneticilerin yalan söylemeyi siyasi üstünlük,kariyer kapma gerekçesi olarak kullanırsa yönetilenlerin riyakar olmasına şaşmamak gerek. özellikle ülkemizde yalan söyleyeni kovmuyorlar,el üstünde tutuyorlar.
bu bağlamda Gülhun yazar arkadaşım siz yarayı kanatmışsınız. kutlarım. meslekten biri olarak özgün yazılarınızda kalıcı başarılar dilerim. saygımla.


    [ Cevap yaz ]    

15 Şubat 2016 Pazartesi 20:31:42




    [ Cevap yaz ]    

27 Aralık 2012 Perşembe 16:35:04


Değerli Arkadaşım.

Ben kendi adıma insanlara yaklaşırken hiç bir zaman temkinli olmam...Varsın sonradan riyakar çıksınlar...

Bakın bir şey anlatacağım: Padişah II. Abdülhamit zaman zaman genel af ilan edermiş. Ama nasıl biliyor musunuz? Mahkumların fotoğraflarını eline alır '' bu temiz yüzlü birine benziyor bunu affedeyim, ya da Bu surattan kimseye hayır gelmez bunu affetmeyim'' dermiş rivayete göre...

Sanırım izah edebilmişimdir..İnsanoğlu kavun değil ki koklayıp da anlayasın ham mı olgun mu...O halde yapılacak en doğru şey ham olduğunu görene kadar o insanı olgun olarak kabul etmek...Daha sonrası için ona dua etmek Allah ıslah eylesin diye....

Ve en önemlisi: '' Siz düzelmedikçe hiç kimseyi düzeltemezsiniz'' düsturuyla her zaman aynayı önce kendimize tutarak işe başlamak...

Kendi adıma..İnsanlardan devamlı kuşku duyan bir paranoyak olmaktansa devamlı kazıklanan bir enayi olmayı tercih ederim.

Yazı Harikaydı...Vermek istediği mesajı da çok anlamlıydı...Kırmızı kurdelayı fazlasıyla hakketmiş...Kutlarım.

Selam ve sevgilerimle.


    [ Cevap yaz ]    

seyide cinaloğlu doyran  | seyide cinaloğlu doyran
25 Aralık 2012 Salı 00:30:12


gerçek insan nesli hızla tükeniyor ve dünya bu tiplere kalıyor malesef ...sevgilerimle gülhun hocam.


    [ Cevap yaz ]    

21 Aralık 2012 Cuma 14:56:11


Çok sevindim bu kadar hassas bir dil ve anlayışla yazılan yazının güne gelmiş olmasına. Önemsemediğim halde "güne gelme" vaziyetini, öğretici yol ve yön gösterici yazıların daha çok insan tarafından okunmasına vesile olduğu için bahtiyarım doğrusu.
Riya zamanımızda kötü huy olmaktan çıkıp açıkgözlülüğün becerikliliğin paçasına takılmış.
geçenlerde "Vücut Dili" adlı bir seminere katıldım. Amerikada kapı satıcılarının kullandığı ikiyüzlü satış tekniklerini bize "bilimsel yöntemler" diye satıyorlar.
Kapı açıldığında karşısına çıkan orta yaşlı,saçının boyası geçmiş kadına "anneniz evde mi?" diye soran satıcı elindeki ürünü bu riyakar yakıştırma ile memnun ettiği kadına satarsa en büyük iş'i yapmış,başarılı sayılmış oluyor. Oysa bizim "Olduğun gibi görün göründüğün gibi ol!" anlayışımız bütün hal ve davranışımızı ifade ediyor.
Selam ile.


    [ Cevap yaz ]    

20 Ekim 2012 Cumartesi 03:12:59


Bende bazen düşünürüm ve keşke duyarsız cahil ve salak saf olsaydım o zaman çokmutlu olurdum üzülmezdim kendim için dostlarımiçin ülkem için insalar insanlık için ve dünya için üzülmezdim çünkü düşünmezdim Bazen akıl başa bela gerçektende
sevgilerle


    [ Cevap yaz ]    

22 Eylül 2012 Cumartesi 12:13:58


Emeğine kalemine sağlık
Kutlarım
Yüreğinin sesi daim olsun dilerim


    [ Cevap yaz ]    

18 Eylül 2012 Salı 00:08:43


Şair her ne kadar mütevazı yürüse de edebiyat alanında, verdiği güzel eserlerden içten yazılardan hepimiz payımıza düşeni alıyoruz. Edebiyat edepten gelir, edepli şair kişiliğiyle ve yüreğiyle değerimdedir daim. Vesselam... Güne düşecek nitelikte içten ve hayatın içindendi yazı.
Bu bakımdan kutlarım şair yüreğini canım arkadaşım.. Nice değerli paylaşımlarını daha uzun yıllar okuyabilmem dileğimle...

Sevgilerim ve hürmetlerimle şairem...


    [ Cevap yaz ]    

17 Eylül 2012 Pazartesi 20:19:34


Rengini saklı tutan insanlardan hep korkmuşumdur. Yani ne zihniyette olduğunu anlayamadığım, karakterini bir kalıba oturtamadığım insanlardan...Tıpkı bu yazıdaki gibi riyakar insanlardan. Allah herkesi bu gibilerin dostluğundan da şerrinden de korusun Gülhun Hanım. Ders niteliğinde bir yazıydı. Kutluyorum. Sevgilerimle her daim.


    [ Cevap yaz ]    

17 Eylül 2012 Pazartesi 20:16:26


güzel içten eğitici yazınızın seçkiye gelmesini de kutlarım ....kaleminiz daim olsun..aynaya baktığımızda bir aydınlık yüzümüz olsun sevgi saygılarımla...


    [ Cevap yaz ]    


 « Önceki 10 eleştiri   1   2   3   Sonraki 10 eleştiri » 




Riya başlıklı yazıya eleştiri yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.



Günün Yazısı
Okuduğunuz yazı 17.9.2012 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.

Bilgi
Yayınlanma Tarihi:
16.9.2012 15:00:10
Toplam 30 yorum yapıldı
2211 çoğul gösterim
1893 tekil gösterim


Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.