Hüseyin Akdemir
96 şiiri kayıtlı

BİR SİLİNDİR GEÇTİ ÜZERİMİZDEN 22

Hüseyin Akdemir
  5,0 / 1 kişi ·1 beğenme · 0 yorum · 1213 okunma

BİR SİLİNDİR GEÇTİ ÜZERİMİZDEN 22


çarşıdan evine dönerken
Hasan öğretmenin evine uğradı
kapıyı çaldı
hasan öğretmenin karısı Ayşe
evde yalnızdı
Seyit’i ısrarla içeriye çağırdı
Hasan öğretmen
az önce çarşıya çıkmıştı
belki orada görürüm diyerek
Seyit de çarşıya gitti yeniden
kahvelere ve dükkanlara
bakarak yürüdü
Hasan öğretmeni
ilçenin tek gazete bayisinin önünde
biriyle konuşurken gördü
yanlarına yaklaşıp
ben de sana uğramıştım, dedi
yengem çarşıda olduğunu söyleyince
sana bakmaya geldim
sohbet ettiği adamdan ayrılıp
eve doğru yürüdüler
Seyit
kimdi o adam Hasan hocam, dedi
velilerimizden biri
çocuğu benim sınıfımda
o gece
Hasan’ın karısının yaptığı
lahana sarmasından yiyerek
sonra da Trabzon usulü çay içerek
gece geç vakitlere kadar
memleketin ahvalinden söz ettiler
Hasan da
karısı da
demokrat insanlardı
bir örgüte girmemişlerdi ama
sola yakınlardı
Hasan öğretmenin karısı Ayşe
biçki dikiş öğretmeniydi
ama Silvan’da
öğretmenlik yapacağı bir yer yoktu
Hasan’ın halasının kızıydı aynı zamanda
evli oldukları
bu altı yılda
çocukları olmamıştı
büyük şehirlere giderek
orada belki tedavi oluruz
diyerek
Van’ın Başkale ilçesinden
tayinlerini istemişlerdi
ama Hasan öğretmen
milliyetçi cephe hükümetleri döneminde
solcu diyerek fişlenmişti
tayin olmak istediği
üç yerden hiç birine vermediler
adeta kendilerine ceza olsun diye
geçen yıl
onları Silvan’a göndermişlerdi

o yıl
Atatürk’ün doğumunun
yüzüncü yılıydı
bu yüzden
bütün resmi programlar
Atatürk konusuyla ilgiliydi
okulda
işte
televizyonda
sokakta
ve tüm kurumlarda
her yerde
Atatürk konusu işleniyordu
okuldaki derslerde bile
değişiklik yapılmış
Atatürk konusunun
çok daha geniş kapsamda
ele alınması
zorunlu hale gelmişti
televizyonlar
radyolar
Atatürk konusuyla açılıp
Atatürk konusuyla kapanıyordu
her ile
her ilçeye
ve her kurumun bahçesine
Atatürk büstü açma
yarışması yapılıyordu
kimi uyanık
ve yalaka yöneticiler
kooparatif sitelerinin bahçesine bile
Atatürk büstü
yaptırıyordu
sanki bütün bunları
insanları Atatürk’ten
soğutmak için yapıyorlardı
televizyonu açıp
birlikte haberleri izlediler
dinledikçe
izledikçe
gördükçe
hayretler içinde kaldılar
yine yüzlerce örgüt militanı yakalanmıştı
onlarca kişi
idamla yargılanmıştı
yurt dışına çıkan
çok ünlü sanatçılara
geri dönüp
teslim olma çağrısı yapılmıştı
ayrıca kırk yedi kişi daha
vatandaşlıktan atılmıştı

haberlerin sonunda
bir sessizlik oldu
herkes adeta donup kaldı
hayret ediyorum, diyerek
Hasan öğretmen sessizliği bozdu
her gün
ama her gün
onlarca
yüzlerce
örgüt militanı yakaladık diyorlar
bunlar ne kadar çokmuş ki
bitmiyorlar, birader bitmiyorlar, dedi
Seyit öğretmen
yok be Hasan hocam
bunların beş tanesi örgüt militanıysa
yirmi tanesi de gariban vatandaşlardır
maksat, insanları korkutup sindirmek
ve bunu başardılar da
görüyoruz işte
ne işçiler kaldı
ne sendikalar
ve öğrenciler kaldı
ne hareketler
tabi canım, diyerek
söze girdi Hasan öğretmen’in eşi
adamlar bu günlere gelmek için
önce ortalığı karıştırdılar
anarşi yaratıp
kardeş kanı akıttılar
gazetecileri
bilim adamlarını
sendikacıları vurdular
sonra da
ülkede huzur kalmadı diyerek
olaya el koydular
ve bir gecede
akan kanı
kardeş kavgasını
anarşi ortamını
bıçakla keser gibi durdurdular
madem böyle yapabiliyorlardı
neden daha önce davranmadılar
neden bu kadar ölümlere seyirci kaldılar?
çünkü ortam henüz oluşmamıştı
halk henüz
yeter artık, diye bağırmamıştı
önce halkı
ülkeyi
canından bezdirdiler
sonra sözüm ona
haklı gerekçelerle
çıkıp geldiler…

kar yağmaya başlamıştı yine
Seyit
artık gitmeliyim
geç oldu, dedi
Hasan öğretmen
bir çay daha al, sonra gidersin, dedi
Hasan öğretmen’in karısı Ayşe
sobanın üzerindeki çaydanlığı alırken
camdan dışarıya baktı
her yer apaydınlıktı
her yer kardı
ve o gece ay ışığı vardı
birden
dışarıda evin önünde
bir gurup askeri gördü
kapıları çalındı ardından
açtılar
karşılarında iki asker
ve komutanları duruyordu
neden yanıyor ışığınız bu saatte?
neler yapıyorsunuz?
tuhaf gelse de bu soru kendilerine
yanıt vermek zorundalardı
askerlere
arkadaşımız misafir
oturuyorduk
kimmiş misafir arkadaşınız
bu saatte misafirlik olur mu
ne yapıyorsunuz bu saatte?
pişti oynuyorduk
dalmışız
saatin de farkına varmamışız
dedi Hasan öğretmen
neyse ki tanıyoruz sizi
dedi komutan
ama yine de dikkatli olun
gözüm üzerinizde
hakkınızda iyi şeyler duymuyorum

balcı’nın oğlu Seyit öğretmen
bu tatsız olaya çok üzüldü
ayakkabılarını giyip paltosunu aldı
Hasan öğretmene ve eşine veda edip
oradan ayrıldı
askerler henüz kapıdaydı
komutan
Seyit’in yüzüne bakarak
çirkince sırıtarak
iyi geceler balcı’nın oğlu, dedi

Seyit
komutanın bu yaklaşımından
ürkmüştü
babamın balcı olduğunu
nerden biliyor diyerek
sabaha kadar düşünmüştü
ama komutan dışarıda ona
bunları söylerken
Seyit’in dikkatini
başka biri çekmişti
orada bir gurup askerin içinde
bir sivili görmüştü
ay ışığı vardı
ve Seyit onu tanıdı
bu akşamüzeri
gazete bayisinin önünde
Hasan öğretmenle konuşan adamdı
ertesi gün okulda
bir teneffüs anında
dışarı çıkmadan
koridorda
anlattı gördüklerini
Hasan öğretmene
Hasan öğretmen de
geçen akşam
komutanın söylediklerine takılmıştı
hakkınızda iyi şeyler duymuyorum, demişti
o anda
ikisi de karar verdi
Seyit öğretmen
artık ev ziyaretine gitmeyecekti
ve mümkünse
okulda bile
yalnız görüşmeyecekti…

DEVAM EDECEK...
Şiiri Değerlendirin
 
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.
Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
BİR SİLİNDİR GEÇTİ ÜZERİMİZDEN 22 şiirine yorum yap
Okuduğunuz şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?

BİR SİLİNDİR GEÇTİ ÜZERİMİZDEN 22 şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.