2
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
896
Okunma
bir uğultu bu dolunaydan kalan
yastığım yaslı başımda
gözlerimde kalbur altı bir kalabalık
duvarda bir ses, resmimden gelen
içinde çalgıcılar var çağıran ılık şevklerle
kendime kapanıyorum çığlıklarını yummuş bir tohum gibi
uğultu her yer
her yer uğultu
gel diyen
çarşafımın altında kıpırdanıyor ölümüm
satın alınmış bir intihar gibi ucuz bir gizem vaktindeyim
ulaklar toplanmış çığırtkanlık yapıyor karanlığıma
uğultu bu uğultu
çok yakışmış bu fular azraile
yeni traş olmuş belli tüm ciddiyetiyle
melekler merasimin en arkasında
kutsal bandom iş başında
karabasan neden sıkı sıkı sarıldı ki bana
dostum karabasan
her iz ayrı bir yitiştir her inancımda
her inandığımda biraz daha erteliyorum mutsuzluğumu
kaçış yok
kaçış yok
çıkış yok
çıkış yok
çıkmaz sokakların sırları paramparça
her bir sır bir pencere ardında
bir pencere daha mavisinden düşüyor
düşüyor uğultu tüyden ağır
yine bana yine yanıma
içeride onca ben
dönüp duruyorum ağlamaklı semazenlerle
uykusuzluğum vicdansız bir namlunun ucunda
kimin ne kadar öleceği belli değil bu suskunukta
kimin ne kadar seveceği belli değil çalıntı haykırışlarda
ilk defa katil olmuş birinin çarpan kalbi yüreğimde
nefes alamadığım bu zamanlar pek bir taklit sanki
uğultular bir kulağımdan girip ruhumda takılı kalıyor
acemice çizilmiş eğri büğrü koridorlar gözümün önünde
kaybolup duruyorum kendi yalnızlığımda
bir mengenede sıkıştırılıyor üzüntülerim
yeni bitirilmiş bir ceset heykeli kadar soğuk bu saniyeler
çok yarım bu rüya
biri sonunu bıçaklamış gibi bu rüyanın
bembeyaz bir ölüme kurban gibi
bu ibadetlerin arefesinde
Uğultu bu uğultu
Uğul Uğul
mumyalanıyor içimde hızını kesmeden
biri düşlerime zehir koymuş sanki
can benden gizli gizli çekişiyor derinimde
Uğultu bu uğultu
gülüşlerimi bile bekleyemecek kadar aceleci...
Yeter
debelenip durma daha içimde
ateş oldun
cürumun kadar da yer yakıyorsun
daha ne istiyorsun?
Oktay Coşar
5.0
100% (15)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.