9
Yorum
18
Beğeni
5,0
Puan
116
Okunma

Şiirin Hikâyesi ve Poetikası
Bazı şiirler öfkeyle yazılır, bazıları hüzünle; bazılarıysa insanın gördüğü manzara karşısında gülmekle kızmak arasında kaldığı yerde doğar. “Nemize Gerek”, benim için böyle bir şiirdir. Günlük hayatın geçim derdinden toplumsal yabancılaşmaya, insan ilişkilerinden siyasete kadar uzanan bir bıkkınlığın doğrudan şikâyet ederek değil, tersinden söyleyerek dile getirilişidir.
Şiirin poetik anahtarı, her kıtanın sonunda tekrarlanan “nemize gerek” sözüdür. Bu ifade şiirde gerçek anlamıyla kullanılmaz. “Et nemize gerek” derken etin gereksizliğini, “yetmiş iki millet nemize gerek” derken insanlığın lüzumsuzluğunu, “ana muhalefet nemize gerek” derken muhalefetin gereksizliğini söylemiyorum. Tam tersine, olması gerekenle yaşanan arasındaki çelişkiyi büyüterek gösteriyorum. Buradaki “nemize gerek” bir vazgeçiş değil, hicivdir; kabulleniş değil, itirazdır.
Taşlamanın eski damarında bazen övgü görünen söz yergi, teslimiyet görünen cümle başkaldırı olabilir. Ben de şiirde bu ters söyleyişten yararlandım. İlk kıtalarda hayat pahalılığı ve geçim sıkıntısı üzerinden başlayan mizah giderek insana, topluma, kadere ve sonunda siyasete yönelir. Böylece aynı redif her kıtada başka bir kapıyı açar. Sözcük değişmez fakat hedef değişir.
Şiirin son iki kıtası yaklaşık sekiz yıl önce, o günün toplumsal ve siyasî atmosferi içinde yazılmıştır. Bu nedenle özellikle bu bölümlerin 2026 şartlarından geriye doğru okunması doğru olmaz. Onlar yazıldıkları zamanın öfkesini, tartışmalarını, siyasal dilini ve benim o gün kurduğum taşlamayı taşırlar. Şiir de insan gibi doğduğu çağın izlerini üzerinde taşır.
Son kıtadaki “Varken başımızda asrın lideri / Ana muhalefet nemize gerek” dizeleri de şiirin başından beri işleyen aynı ironinin son ve siyasî halkasıdır. Görünüşte övgü vardır; altında ise soru vardır. Taşlama zaten çoğu zaman bağırarak değil, söylenen sözün tersini düşündürerek hedefine ulaşır.
Bu yüzden “Nemize Gerek”, benim gözümde “hiçbir şey lazım değil” diyen bir şiir değildir. Tam tersine, “Bunca şey böyle olmak zorunda mı?” diye soran bir şiirdir. Gülümserken dişini gösteren, şakasının ucunda iğne taşıyan bir taşlamadır.
NEMİZE GEREK
Soğan, patatese kurşun atarken
Sulandırılmış süt nemize gerek
Bonfile çeyreğe caka satarken
Kurban dışında et nemize gerek
İngiliz olsa da karnesi bozuk
Çok olmuş yarıştan yiyeli çizik
Yıllardır yediği arpaya yazık
Sütçü beygiri at nemize gerek
Çare olmaz iken bize biz bile
Anlayamaz bizi farklı kabile
Ulaştırmaz eller asla menzile
Yetmiş iki millet nemize gerek
Gezse de her yanda insan güruhu
Tatmin etmiyorlar zerrece ruhu
Bir tuttukça nefsim helal, mekruhu
Dünyalık saltanat nemize gerek
Umuda gülmeden sabrımız yekten
Beyaz bayrak çektik, feleğe çoktan
Kıracak gün gelsin kalemi kökten
Kızılca kıyamet nemize gerek
Kanamasın artık Apo yaramız
Sallanmalı diyor ona şuramız
Böyle değil idi gerçek töremiz
Caniye merhamet nemize gerek
Bitince düşlerde Delibal devri
Dondurduk yürekte gamı, kederi
Varken başımızda asrın lideri
Ana muhalefet nemize gerek
Celil ÇINKIR – DELİBAL
5.0
100% (16)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.