0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
27
Okunma
Bugün dağların üstündeki o ağır keder çekildi,
Güneş başka bir neşeyle vurdu Demirören’in suyuna.
İçimdeki bütün kışlar bir anda bahara döndü,
Sanki göğsümün kafesinde binlerce serçe birden havalandı.
Masanın üstünde yarım kalan hüzünli satırlar silindi,
Yerini neşeyle coşan, billur gibi bir nehre bıraktı.
Bakmayın ömrün yollarında yorulduğumuza,
Bugün neşemize diyecek yok, yüreğimiz çocuk gibi şen!
Evde üç canın neşeli cıvıltısı çınlıyor odalardan,
Biri bir gülüş atıyor, bütün dertleri unutturuyor insana.
Hayat bazen böyle cömerttir işte;
Yıllarca beklettiğin o müjde, bir sabahvakti gelir kapıyı çalar.
Karaköy’ün rıhtımında martılar bile başka bir sevinçle uçar,
Dalgalar vapurlara selam durur, neşe iner Boğaz’ın ortasına.
Gelin ey dostlar, gelin kurulun sofraya!
Bugün gam keder yasak, bugün hasrete paydos!
Çaylar taze, demli, yürekler ise pırıl pırıl...
Bir türkü tutturalım dağların avazınca,
Ne yoksulluk kalsın akılda, ne gurbetin o soğuk ayazı.
Çünkü gülmek en çok bu yüzlere yakışır,
Çünkü umut, inatla yeşeren bir papatya gibi
Betonların arasından başını uzatır gökyüzüne.
Hayaloğlu bugün kalemi neşeyle biler,
Dağın çiçeğini, çocuğun gözündeki parıltıyı mısra mısra eker.
Koyverin gitsin kederi, bugün bayram günüdür!
Yüreğimizde nice türkü, dilimizde en şen havalar,
Dünya durdukça bu neşe bizimle yaşar,
Çünkü sevgiyle kurulan her düş,
Sonunda mutlaka menzile ulaşır!
Recep Hayal
Hayaloğlu
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.