1
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
38
Okunma
Ya Rahîm!
Bir gece düşün…
Gökyüzü susmuş,
yıldızlar mahzun,
şehir kendi gürültüsüne yenilmiş…
Ve bir kul,
kimselerin duymadığı bir yerde
ellerini göğe kaldırmış.
Ne dilinde uzun cümleler,
ne gönlünde gösterilecek bir sabır…
Yalnızca bir dua!
Yalnızca
Rabbine sığınan bir kalp!
İşte o kalp benim, Ya Rab!
Ya Rahîm!
Ömrün hangi durağında
hangi imtihanın beni beklediğini bilmem.
Hangi yolun sonunda
hangi vedanın karşıma çıkacağını da…
Fakat şunu bilirim:
Senin yazdığın bir kader,
kulun hesaplarıyla değişmez!
Sen dersen olur,
olur!
Sen dersen bekle,
beklerim!
Sen dersen yürü,
ateş olsa yürürüm!
Yeter ki
adımlarımın önünde
senin rızan olsun, Ya Rab!
Ya Rahîm!
İçimde taşıdığım nice yük var.
Adını söyleyemediğim,
kimselere anlatamadığım,
gecelere emanet ettiğim nice yük…
Omzumda yılların yorgunluğu,
gönlümde yarım kalmış dualar…
Ama ben
yükümü insanlara değil,
sana bırakıyorum!
Çünkü insanın eli yorulur,
sözleri tükenir,
gücü bir yere kadar yeter.
Lakin senin rahmetinin
ne sonu vardır
ne de sınırı!
Ya Rahîm!
Bir kapı kapanır…
Kul,
o kapının önünde
ömrünü tükettiğini sanır.
Oysa bilmez ki
bazen kapanan kapı,
bir belanın önüne çekilmiş
rahmet perdesidir.
Bazen geciken şey,
kaybolmak değildir.
Vakti gelince
yerini bulacak bir nasiptir.
Bazen uzak görünen yol,
bir adım kadar yakındır.
Ve bazen
kulun “Bitti.” dediği yerde
rahmet yeniden başlar!
İşte bunun için
kalbimi sana bırakıyorum, Ya Rab!
Ya Rahîm!
Bana nasibimi tanıyacak bir gönül ver.
Bana ait olmayanın ardından
ömrümü tüketmeyecek bir feraset ver.
Gidenin ardından
kendi değerimi unutmayacak kadar
güçlü kıl beni.
Kalanın kıymetini bilecek,
verilene şükredecek,
alınana hikmet nazarıyla bakacak
bir yürek ver!
Ya Rahîm!
Ne çok şey geçiyor insanın içinden…
Bir kısmı dile gelmiyor.
Bir kısmı dua olup yükseliyor.
Bir kısmı da
kalbin en derin yerine gömülüp
sadece senin tarafından biliniyor.
İşte o saklı yerlerde
benim de bir duam var.
Dilim söylemese de
sen biliyorsun!
Gözlerim anlatmasa da
sen görüyorsun!
İnsanlar anlamasa da
sen anlıyorsun!
Ya Rahîm!
Eğer beklediğim şey hayırlıysa,
beni ona yaklaştır.
Yolları uzunsa,
sabır ver.
Önünde engeller varsa,
hayra çevir.
Vakti gelmemişse,
kalbimi aceleye teslim etme.
Ama eğer
onu istemek bile bana zarar verecekse,
gönlümden incitmeden çıkar.
Çünkü senin seçtiğin,
benim istediğimden daha hayırlıdır.
Senin vermediğin şeyde bile
bir lütuf saklıdır.
Senin geciktirdiğin vakitte bile
bir hikmet vardır.
Ya Rahîm!
Beni dünyaya küstürme.
Gördüğüm hüzünler
kalbimi karartmasın.
Yaşadığım ayrılıklar
beni sevgiden uzaklaştırmasın.
Kırılan yerlerim
merhametimi eksiltmesin.
Kaybettiklerim
beni şükürden mahrum bırakmasın.
Ben,
ne yaşarsam yaşayayım
gönlümün kapısını
senin rahmetine açık tutayım!
Ya Rahîm!
Bir gün geriye dönüp baktığımda
bugün anlamadığım şeyleri
yarın anlayabilmeyi nasip et.
Gözümden düşen her yaşın
bir hikmeti olduğunu…
Geciken her duanın
bir vakti bulunduğunu…
Kapanan her yolun
son olmadığını…
Bana öğret!
Ve o gün geldiğinde
kalbimden şu söz dökülsün:
“Demek ki
Rabbim beni bekletirken
bana hazırlanıyormuş.”
Ya Rahîm!
Bir sabah ver bana…
Gönlümün yeniden
güzelliklere inanacağı bir sabah!
Gözlerimin
uzaklara umutla bakacağı bir sabah!
Ve öyle bir haber gönder ki,
yıllardır içimde bekleyen
bütün güzel ihtimaller
birdenbire can bulsun!
Ama ne verirsen ver,
önce razı olmayı ver bana.
Ne alırsan al,
önce sabretmeyi ver.
Ve hangi yola gönderirsen gönder,
beni kendimden önce
sana yaklaştır!
Ya Rahîm!
Benim hesabım küçük,
senin takdirin büyük!
Ben yalnızca önümdeki yolu görürüm,
sen sonunu bilirsin.
Ben bir kapıya umut bağlarım,
sen bütün kapıların ardını görürsün.
Ben bir şeyi isterim,
sen onun bana ne getireceğini bilirsin.
İşte bu yüzden
bugün ellerimi sana açıyorum.
Ne verdinse şükür!
Ne vermediysen hikmet!
Ne geciktirdinse sabır!
Ne nasip ettiysen
başım gözüm üstüne!
Fakat…
Beni rahmetinden uzak bırakma, Ya Rab!
Ya Rahîm!
Düştüğüm yerde
kalkacak kuvvet ver.
Yorulduğum yerde
devam edecek irade ver.
Karanlıkta kaldığımda
kalbime bir kandil yak.
Ve ne olur…
Gönlümün içinde taşıdığım
o en gizli duayı da duy!
Eğer hayırlıysa
bana nasip et.
Değilse
gönlümü ondan hayırla çevir.
Ama beni
ne duadan,
ne umuttan,
ne de senden ayır!
Çünkü ey Rahmeti sonsuz olan!
Yollar kaybolabilir…
İnsanlar gidebilir…
Günler değişebilir…
Ömür tükenebilir…
Fakat sen varsın!
Ve senin rahmetin varken
hiçbir gece sonsuza kadar sürmez!
Ya Rahîm!
Gönlümüzü sana emanet ediyoruz.
Yolumuzu hayra çıkar.
Yükümüzü hafiflet.
Gözyaşımızı duaya çevir.
Dualarımızı hayırla kabul eyle.
Bize verdiğinle şükretmeyi,
vermediğinle hikmeti görmeyi,
beklettiğinde sabretmeyi,
nasip ettiğinde kıymet bilmeyi öğret!
Ve son nefesimize kadar
kalbimizden şu duayı eksik etme:
Ya Rahîm…
Bizi rahmetinden ayırma!
Âmin.
Kadir TURGUT
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.