0
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
34
Okunma
Bir rüzgar savurur beni, dağdan dağa yapa yalnız,
Ne arayan soranım var, ne bir liman, ne bir kılavuz.
Gece iner dar sokaklar üstüme bir kabus gibi,
Gönül yorgun, ömür bittikçe eksilen bir yosun gibi.
Yalnızlık bir hançer gibi saplanır sol yanıma,
Kimler geldi, kimler geçti, uğramaz kimse yârıma.
Masada bir bardak çay, karşısında bomboş sandalye,
Yıllar yılı hep aynı hüzün, bu nasıl bir çile böyle?
Gözlerim yollarda kalmış, ufuklar hep sisli duman,
Ne bir dost eli uzanır, ne merhamet eder zaman.
Kendi sesime irkilirim loş odanın köşesinde,
Bir ömür tükettik işte, gurbetin en ıssız sesinde.
Ey Hayaloğlu, söyle bana, kim kimin arkasından ağlar?
Bu dünyada garip kalmak, ne sarp, ne yokuş dağlar!
Ne bir omuz tutan olur, ne başımı koyacak diz,
Baştan başa bu yalan dünya, bomboş ve kimsesiz...
Recep Hayal
...hayaloğlu...
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.