0
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
45
Okunma
Değmeyecek insanlar için
Ömrünü boş yere harcama…
Bir ömür verdin hiç görmeyen gözlere,
Kendi karanlığını aydınlatmak için
Söndürdün içindeki en parlak yıldızları.
Harfleri yan yana dizdin, sitemler fısıldadın
Duyarlar sandın, anlarlar sandın…
Oysa sağırdı o yürekler senin çığlığına,
Kördü o gözler verdiğin emeğin beyazına.
Giden zamandı senin takviminden eksilen,
Harcadığın gençliğindi, o narin gülüşündü.
Ruhunu lime lime edip seren sen iken,
Bir çöp gibi kenara atılan yine senin düşündü.
Şimdi dur ve bak ellerine,
Kaç yara var değmeyecek gölgelerden kalan?
Kaç dize yazdın yalan Sevdalara,
Kaç gece sabahı ettin yangınlar içinde?
Değmezdi…
Ne bir damla gözyaşına,
Ne de gecelerce kurduğun o mahzun cümleye.
Sitemim sana değil aslında,
Sitemim içindeki o tükenmez iyi niyete!
Her kırıldığında yine de baharı bekleyen,
Taş kalplere ısrarla çiçek açmaya çalışan
O saflığına sitemim…
Ama dinle beni, duy bu son çığlığı:
Acı, insanı yakar evet, ama küllerinden doğurur!
Gözyaşı yanaklarından süzülürken
Omurganı dikleştiren o gizli gücü gör artık.
Sen ki en derin kırgınlıklardan geçtin,
Sen ki yok sayıldıkça kendi varlığını keşfettin.
Boş yere harcama o kıymetli nefesini,
Görmeyen gözlere renkleri anlatma daha fazla.
Kendi gökyüzüne dön, kendi güneşini uyandır!
Çünkü acıyı sırtlayıp ayakta kalabilen insan,
Bu dünyadaki en mağlup edilemez güçtür.
Kapat geçmişin paslı sayfalarını,
Sana yük olan kim varsa birer birer azat et.
Ömrün senin, nefes senin, yol senin…
Değmeyecek bir kuyuya ömrünü bırakma;
Kendi doruklarına tırman, kendi gücünle yaşa!...
Ufuk Güney
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.