0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
13
Okunma
Avcumda buruşmuş bir ıslak mendil,
Gözünün yaşını sildiğin o an.
Masada yarım bir çay bardağı,
Sokakta savrulan sonbahar, duman...
Ne bir kelime kaldı söylenecek,
Ne de tutunacak tek bir yalan.
Bir mendil kadar hafifti vedan,
Bana bıraktığın bu ağır zindan.
Kokun sinmiş fiberine, lifine,
Dokunsam parmaklarım tutuşur.
Gittin ya, bu garip ne yapsın yar.
Gece boyu yalnızlığım konuşur.
Atamadım o mendili bir köşeye,
Kurudukça içimdeki yara kanar.
Ah ulan, bir mendillik miydi sevdamız?
Şimdi buna yansam ne, yanmasam ne yar...
Recep Hayal
Hayaloğlu
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.