1
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
34
Okunma
Kuruyan toprak gibi çatladı içimde büyüttüğüm o büyük umut
Sen merhametsiz bir gökyüzü oldun, bense serap peşinde bir bulut
Umut dediğin köksüz bir heves değil, ruhun karanlıkta bulduğu o ilk nurdur.
Sen acımasan da bu cana, bu sitem elbet bir gün kendi vahasını bulur.
Dudaklarımda kuruyan son dua, çorak bir ülkenin çığlığıdır şimdi.
Sen her damlayı esirgeyen zalim bir iklimsin, bense tufanını bekleyen o gemi.
Adımlarım sana doğru attıkça uzayan, ucu uçurumlara çıkan bir yoldur.
Acımıyorsan eğer vur kır zincirlerini bu ömrün, bitsin bu amansız ve dilsiz gurur.
Arkama dönüp bakmayacak kadar yorgun, sitem etmeyecek kadar kırgınım artık.
Sen kendi gökyüzünde merhametsiz kal, benim payıma düşen sadece karanlık.
Dudaklarımdan dökülmeyen o son elveda, senin sağır duvarlarında çınlasın dursun.
Ben bu vahadan sessizce gidiyorum, arkamda bıraktığım çöl tamamen senin olsun.
Ayak seslerimi bile geride bırakmadan, gölgemi de alıp çekiliyorum bu fırtınadan; sessizlik benim son sözüm, yokluğum ise sana en büyük sitemim olsun.
14 Ağustos 2026 Cuma
Ötesi sükunet olan ..
çığlıklarla firari boğuluyorum .
Hiç gelmeyecek olan vuslatı,
Seferi olup bi umut bekliyorum..
Kimbilir belki dönülür o seferden
Bir nefer..çıra olur karanlığa çakılır
Çaresi olur umudun meşalesi yakılır..
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.