0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
11
Okunma
Geceye vurmuşlar kelepçeyi, ışıkları söndürmüşler,
Sessizce sokulmuşlar ömrümüzün kuytularına.
Kasa kilitlememişiz hiç, kapımıza kilit vurmamışız;
Çünkü bizim soyulacak ne altınımız vardı ne paramız.
Ama girdiler içeriye sinsice, ruhumuz duymadan;
Çaldılar en temiz duygularımızı, o çocuksu saflığımızı!
Ne var ne yoksa alıp götürdüler heybelerinde:
İnsanlara olan inancımızı, o sarsılmaz vefamızı,
Bir daha kimseye güvenmeyecek o yorgun gençliğimizi…
Hırsız sadece parayı çalmazmış meğer arkadaş;
En büyük soygun, bir insanın yarınlarını çalmakmış,
Bir insanın gülüşünü gözünde kurutmakmış!
Hayaloğlu der ki; soyuldu koca bir ömür, faturası bize kaldı!
Biz aşkı, dostluğu, mertliği emanet etmiştik oysa.
Şimdi geride kalan ne bir mal ne de bir mülk;
Soyulmuş bir yürek, yağmalanmış bir gençlik…
Varsın alıp gitsinler aldıklarını!
Biz yine sıfırdan başlarız hayata,
Ama onlar bir daha hiç giyemez o kaybettikleri arı, namusu!
Recep Hayal
Hayaloğlu
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.