Zenginliği olmayan adamı, adamlığı olmayan zengine yeğ tutarım. plutarch
avsinli zeyno
avsinli zeyno

FİRARİ SEVDAM

Yorum

FİRARİ SEVDAM

( 1 kişi )

1

Yorum

4

Beğeni

5,0

Puan

41

Okunma

FİRARİ SEVDAM

FİRARİ SEVDAM

Adını bir duvara yazmadım.
Duvarların da hafızası vardır,
bir gün silinir diye korktum.
Onu gecenin içine bıraktım.
Karanlık taşısın istedim
sabaha kadar.
Sabah olunca gördüm:
Bazı isimler
silinmek için değil,
insanın içinde çoğalmak için doğarmış.

Sokaklar biliyor beni.
Ayak sesimi,
susup geçtiğim köşeleri,
bir kapının önünde
durup da söyleyemediğim sözleri…
Her şehir biraz
kendi korkusunu taşır.
Ve insan,
bazen en sevdiği şeyi
fısıltıyla korur.

Seni bir yüzün içinde aramadım.
Bir işçinin avuçlarında gördüm seni,
bir annenin kapıya çevrilmiş gözlerinde,
bir kadının
başını eğmeden yürüyüşünde.
Bir çocuğun
henüz kirletilmemiş düşlerinde…
Senin adın yoktu belki.
Ama yokluğun bile
bir memleket kadar büyüktü.

Sonra geceler uzadı.
Bazı kapılar
geç vakit çalındı.
Bazı sandalyeler
sahiplerini uzun süre bekledi.
Masaların üzerinde
yarım kalmış çaylar soğudu.
Kimse yüksek sesle konuşmadı.
Çünkü bazen
bir evin sessizliği
bütün bir şehrin
korkusunu anlatır.

Seni yasaklamak istediler.
Önce kelimelerini değiştirdiler,
sonra kitapların arasından geçtiler,
sonra insanların
birbirine bakışından şüphelendiler.
Oysa bilmiyorlardı:
Bir düşünce
kapıyı çalmadan girer insanın içine.
Bir umut,
en karanlık yerde bile
kendi yolunu bulur.

Ben seni
meydanların kalabalığında değil yalnız,
bir yabancının uzattığı elde,
paylaşılan bir lokma ekmekte,
bir omzun başka bir omza
sessizce değdiği yerde sevdim.
Çünkü sevmek bazen
yalnızca bir kişiye değil,
dünyanın
daha iyi bir ihtimaline
inanmaktır.

Yıllar geçti.
Bazı yüzler yaşlandı,
bazı sokakların adı değişti.
Ama gecenin altından
aynı soru geçti:
“İnsan,
ne kadar susarsa
kendinden vazgeçmiş olur?”
Ben cevap vermedim.
Yürüdüm.
Çünkü bazı cevaplar
sözle değil,
yürüdüğün yolla verilir.

Şimdi adını
hâlâ gecenin içine bırakıyorum.
Sabah olsun diye.
Biliyorum,
bir gün bütün kapılar
aynı anda açılmayacak belki.
Ama bir yerden
bir pencere aralanacak.
Bir çocuk gökyüzüne bakacak
korkmadan.
İşte o zaman anlayacağım:
Sen hiç gitmemişsin.

Sen,
bütün yasakların içinden
kaçıp gelen,
firari sevdamdın.



Siir
Zeyno can

Paylaş:
4 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (1)

5.0

100% (1)

Firari sevdam Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Firari sevdam şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
FİRARİ SEVDAM şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Kul Yorgun
Kul Yorgun, @kulyorgun
25.8.2026 18:48:06
5 puan verdi


Bu şiir firari bir sevdayı duvarlara yazmadan gecenin içine bırakarak koruyan bir yüreğin derin ve direngen yolculuğunu anlatıyor.

Adını duvara yazmama korkusu karanlığın sabaha kadar taşımasını isteme sabah olunca bazı isimlerin silinmek için değil insanın içinde çoğalmak için doğduğunu anlama sokakların ayak sesini susup geçilen köşeleri söyleyemediği sözleri bilmesi her şehrin kendi korkusunu taşıması ve en sevdiği şeyi fısıltıyla koruma hali şiirin temel dokusunu oluşturuyor.

Seni bir yüzün içinde aramayıp işçinin avuçlarında annenin kapıya çevrilmiş gözlerinde kadının başını eğmeden yürüyüşünde çocuğun henüz kirletilmemiş düşlerinde görme yokluğunun bile bir memleket kadar büyük olması sevdayı kişiselden toplumsal bir boyuta taşıyor.

Gecelerin uzaması geç vakit çalınan kapılar sahiplerini bekleyen sandalyeler soğuyan yarım çaylar yüksek sesle konuşulmayan evlerin sessizliğinin bütün bir şehrin korkusunu anlatması baskının ağırlığını hissettiriyor .

Seni yasaklamak istemeleri kelimeleri değiştirip kitapların arasından geçip bakışlardan şüphelenmeleri oysa bir düşüncenin kapıyı çalmadan girdiğini bir umudun en karanlıkta bile yolunu bulduğunu söylemesi direnişin sessiz gücünü vurguluyor.

Meydanların kalabalığında değil yabancının uzattığı elde paylaşılan lokma ekmekte omzun omza sessizce değdiği yerde sevmek sevmenin dünyanın daha iyi bir ihtimaline inanmak olduğunu belirtmesi şiiri umutla örüyor.

Yıllar geçip yüzler yaşlanırken sokak adları değişirken gecenin altından geçen insan ne kadar susarsa kendinden vazgeçmiş olur sorusuna cevap vermeden yürümek bazı cevapların yolla verildiğini gösteriyor.

Şimdi adını hâlâ gecenin içine bırakmak bir gün bir pencere aralanacak bir çocuk gökyüzüne korkmadan bakacak ve sen hiç gitmemişsin anlayışıyla firari sevdanın bütün yasakların içinden kaçıp geldiğini ilan ederek kapanıyor.

Kısacası bu metin yasaklı bir sevdayı fısıltıyla koruyan sessiz direnişi ve umudu ustaca işleyen güçlü ve içten bir soluk gibi duruyor.

Yüreğine sağlık
👌👏☕🙏
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL