1
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
68
Okunma
Kayıp Parçam
Sessizliğin dahi senin adınla yankılandığı
Bir evrende, bir kalbin başka bir kalbe verebileceği en hesapsız, en yalın sözlerle yazıyorum bu satırları. Yılların ötesinden geçip gelen, zamanın ve mekânın sınırlarını büken, eksilmeyen aksine her nefeste daha da derinleşen o ulu hissin huzurundayım.
Bir erkeğin göğsünde taşıdığı en ağır, ama taşırken bir an olsun yorulmadığı o mukaddes yükün adıymış meğer sana sevdalanmak.
Yüzüne bakarken zaman durur, çağlar yer değiştirir.
Bir fırtınanın göbeğinde durup gökyüzüne bakmak gibidir varlığın;
Öyle dingin, öyle sarsılmaz, öyle sığınak...
Dünyanın bütün gürültüsü kapının dışında kalır,
Sadece senin kalbinin atışı kalır bu daracık göğsümde.
Seni sevmek; ham bir toprağın ilk yağmurla uyanması,
Yorgun bir yolcunun nihayet evine dönmesidir.
Ben seninle öğrendim bir ömrü tek bir ana sığdırmayı.
Eski bir türkü gibi süzülürsün içimin kırgın sokaklarında;
Ellerin elime değdiğinde değil yalnız,
Hayalin zihnime düştüğünde bile dizlerim titrer benim.
Çünkü sen, bir erkeğin bu dünyada bulabileceği en duru gerçek,
Arayıp da ömür boyu bulamayacağı o kayıp parçasısın.
Varsın yıllar geçsin, varsın saçlarımıza karlar yağsın,
Zaman bizden ne alıp götürürse götürsün,
Bu kalpte sana ayrılan o saray bir milim dahi sarsılmaz.
Öyle bir sevda ki bu; ne başlangıcı var hatırladığım,
Ne de sonu olacak korktuğum...
Son nefesimi verirken bile gözlerinin derinliğine tutunup,
Öte alemlere O’nun huzuruna senin sevginle yürüyeceğim.
Sonsuzluk dedikleri şey, seninle geçen tek bir saniyenin gölgesidir ancak.
Sen benim bu dünyadaki cennetim,
Alnıma yazılmış en güzel kader,
Şu fani ömrümün tek ve değişmez sevdasısın...
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.