Her doğan çocuk, tanrı'nın insanoğlundan hala umut kesmediği mesajını getirir. sir rabindranath tagore
yildiz parlak
yildiz parlak

Layna

Yorum

Layna

3

Yorum

24

Beğeni

0,0

Puan

311

Okunma

Layna

Layna





minnetsiz bir sabaha uyanışındır kalbinin ritmindeki yolculuk
tüm isyanların tutuklandığı güneşin ardındaki bir ülkeden geliyorsun sen
avucunda hâlâ sönmeyi beceremeyen bir korun yurdu ellerin...
sevmeyi böyle anlattılar sana
yana yana...

en çok maviyi sevdin, martı kanatlarında dökülecek diye bekledin bir parça gökyüzünü
gri bulutlara yağmurun rüyasını anlattın...
güneş açacaktı
sen ona sarılacaktın...

ölümden öte bir köy yoktu binbir masalın içinde,
yalandı...
aynalara bakınca yanardı dağlar, öfkenin gözlerinde tutuştuğu cennetlerin sahibi idi öyle şefkatin
sen ki sevgiyi öğrettiğin çiçeklerin rengi idi gülüşündeki o sihir,
eridin...

toprağa düşecekti bir vakit tüm gölgeler, uzadıkça uzayan yollardan geçecekti ayakların
kır şu zincirlerini diye bağıran bir sesti içindeki tek yabancı
yorgun mevsimlerin herhangi bir sonbaharında bitecekti göçün...
kalmadın...

bir şiirin kollarına yaslandın çoğu zaman, üflediği nağmelerin iksirini buladın gözyaşlarına
uzakmış, yakınmış kim kimden öte ki bu kadar sonu yokken göğün dibinin ....
sen bir yalnızın dudağına en çok yakışan ıslıktaki kimsesizliktin belki de o
yıldızdın...

minnetsiz bir geceye vedanın selamdır şimdi bu kalbinin ritmindeki bu telaş
acı yok, öfke yok, sitem hiç yok...
sen kaybolanların mabedindeki yitik gülümsemelerin tablosuna ne çok
yakıştın...



YILDIZ

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Layna Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Layna şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Layna şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Etkili Yorum
Ramazan Boran 1
Ramazan Boran 1, @ramazancboranc1
15.8.2026 14:21:32
İnsan, en çok da kendi yarasına bastığı tuzun kokusuyla tanırmış kendini.
Bir ömrün yükünü omuzlarında taşırken,
minnetsiz bir sabaha gözlerini açarken, ve hiç kimseden bir medet ummadan, hiçbir şefkatin kapısını çalmadan, öylece yapayalnız ayağa kalkarmış.
Avuçlarda hâlâ sönmeyen bir yangın var
işte o yangın bizi var eden ama için için bitiren tek şey.

Sevmeyi sanadır ki yana yana öğrettiler. Canınız yandıkça daha çok sarıldınız hayata, andıkça daha çok sustunuz/susturdular.

Gözleriniz göğe dikip bir parça mavi beklemek, ve bulutların tozlu perdeleri arkasında bir umut kırıntısı aramak nedir bilir misiniz?
Kaç gece gözyaşlarınzla o yağmurun rüyasını beslediniz?

Sırf bir gün o güneş açacak da ısıtacak ellerinizi diye.
Ama hayat, masallardaki gibi cömert çıkmıyor bazen.
Aynalara her baktığınızda gördüğünüz o yorgun yüz;
bir zamanlar dağları tutuşturan öfkenin ardına gizlediğiniz, kimsenin fark etmediği kimsesizliğinizin resmidir.


------
Şiir der ki;
''Sen ki dokunduğun her çiçeğe rengini veren adamsın/kadınsın; nasıl oldu da bu kadar sessizce eriyip gittin aramızdan?''

Toprağa düşecek o gölgeler bir gün, biliyorsun. Ayakların o sonu gelmez, o tozlu yollarda sürülecek. İçinde "kır şu zincirlerini!" diye çırpınan o feryat var ya, aslında senin bu dünyaya ait olmayan tek parçandı. Bir sonbahar yaprağı gibi düştün mevsimin kucağına. Kalmadın. Kimseye yük olmadan, kimseden bir şey istemeden, sessizce çekip gittin.

Şimdi bir şiirin dizelerine sığınmışsın. Bir yalnızın çaresiz dudaklarından süzülen o hüzünlü ıslık gibisin. Göğün dibi yok ki, kime uzak kalasın, kime yakın? Kaybolanların o ıssız mabedinde, dudaklarında buruk bir tebessümle duruyorsun öylece. Acı bitti, öfke dindi, sitem çoktan çekildi aradan.

Sadece derin, kapkaranlık ve yakıcı bir sessizlik kaldı.
Sen o tabloya, o yitik gülümsemelerin arasına öyle bir yakıştın ki...
İçimiz sızlamıyor artık,
içimiz büsbütün yanıyor.''



Bazen insan,
avucunda tuttuğu korla yanmayı öğrenir de gökyüzünden kayıp giden yıldızların ardından tek bir sitem bile edemez.
Mavisine küstürülmüş bir göğün altında, kayıp giden yıldızlar gibiyiz; gecenin karanlığında parlayıp kendi yalnızlığımıza devrilen.


En iyi dileklerimi sunuyorum.
selam olsun,
sevgiyle kalınız daima.
Hikmet-Metin
Hikmet-Metin, @hikmet-metin
14.8.2026 15:51:39
“Layna”, kayıp, yalnızlık, sevgi ve vedayı oldukça yoğun imgelerle işleyen hüzünlü ve etkileyici bir şiir. Özellikle “avucunda hâlâ sönmeyi beceremeyen bir korun yurdu ellerin” ve “sen bir yalnızın dudağına en çok yakışan ıslıktaki kimsesizliktin” dizeleri çok güçlü. Mavi, gökyüzü, yağmur, sonbahar ve yıldız imgeleri şiirin hüznünü derinleştirirken; finaldeki “acı yok, öfke yok, sitem hiç yok” söyleyişi, bütün fırtınanın ardından gelen sessiz kabullenişi hissettiriyor. Kaleminize ve yüreğinize sağlık.
imbatto
imbatto, @imbatto
14.8.2026 15:39:51
parlak bir yıldızın tortulu kirpiklerinden tuvallenmiş ölüm, ölümsüzlüğüne...
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL