Gözümüz görmedi belki, Gönlümüzle sevdik seni. Bize yaşamın gönül insanı lazım, Bu haksızlıklara karşı duracak... Mutlu bir rüyamızdan uyanmışçasına, Kal, gitme! Ayrılık teğet geçsin yanımızdan, Otur şöyle yanı başıma, Aynı ömrün eşiğinde birlikte kocayalım. Sen saçlarıma düşen akları okşa, Ben gözlerinin derinliğinde ömrümü seyredeyim. Kal, gitme! Terk etmek kolaydır, kaçanların kârıdır; Sen yüreğinle, cesaretinle tutun bana. Ben ki geriye kalan her günümü, Adına adanmış bir miras sayarım. Kal, gitme! Gül kokulu bahçelerde kaybolalım seninle, Aynı yolu adımlayıp geceyi karşılayalım. Sırtüstü uzanıp gökyüzüne, Yıldızları tek tek devşirelim. Işığını aydan alıp, Hilalin gölgesinde aydınlansın yüzümüz. Bakacak’tan Bakalım doğacak tan vaktine. Gitme!.. Kalmak yakışır bize, Gitmek neyin nesi, kime, ne için?
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
“Kal, Gitme!”, yalnızca bir ayrılığa karşı söylenmiş söz değil; sevginin, sadakatin, cesaretin ve birlikte yaşlanma arzusunun içten bir ifadesi olmuş. Şiirin her bölümünde “kalmak” kavramı biraz daha derinleşiyor; sevgilinin yanında kalmaktan, aynı ömrün eşiğinde birlikte yaşlanmaya, hayatın güzelliklerini ve zorluklarını omuz omuza karşılamaya uzanıyor.
Özellikle “Sen saçlarıma düşen akları okşa, / Ben gözlerinin derinliğinde ömrümü seyredeyim.” dizelerinde sevginin en güzel hâli yakalanmış. Burada aşk, geçici bir heyecan olmaktan çıkıp zamana, yaşanmışlığa ve ömür ortaklığına dönüşüyor.
“Kal, gitme!” tekrarları ise şiirin duygusal nabzını tutuyor. Her tekrarda başka bir özlem, başka bir umut ve başka bir tutunma duygusu beliriyor. Son bölümdeki “Kalmak yakışır bize” sözü de bütün şiirin özünü tek cümlede topluyor.
Şiirin bana göre en güzel yanı, sevgiyi sadece istemekle yetinmeyip ona cesaret, vefa ve emek yüklemesi. Çünkü bazı insanlar hayatımıza yalnızca sevilmek için değil, birlikte bir ömür kurmak için gelir.
Yüreğinize kelâmınıza sağlık üstadım Bu şiirde “gitme” diyen yalnızca bir gönül değil; kalmanın, vefanın ve sevmenin değerini bilen bir yürek konuşuyor. Selam ve saygılarımla 🌹 Aşk ile ...
En kısa ve en özetle yorumunuz şiire anlatılmaz derinlikte güzellik katmıştır. Beğeni, değerlendirme ve samimi yorumunuz çok kıymetli. ___ Gönülden saygı, selam ve sevgiler sunarım.
En kısa ve en özetle yorumunuz şiire anlatılmaz derinlikte güzellik katmıştır. Beğeni, değerlendirme ve samimi yorumunuz çok kıymetli. ___ Gönülden saygı, selam ve sevgiler sunarım.
Gitmeye Niyetlenenler, Ayrılığı Teğet Geçirenler ve Yıldızları Dalından Devşirenler Salonu
Kalburabastî Efendi Hazretleri salona bir elinde GİTME levhası, ötekinde yıldız toplamak için meyve sepeti, omzunda battaniye, cebinde de saç beyazlarını okşamak için küçük bir tarakla girdi. Bedri Demirpençe’nin Kal, Gitme! şiirini okuyup Ayrılık teğet geçsin yanımızdan dizesinde cetveli çıkardı: Bedri Bey, ayrılık teğet geçecekse geometriden anlayan bir ayrılık gönderin! Bizimkiler doğrusal geliyor; gönüle bodoslama girip çıkışta kapıyı da söküyor!
Ozan Duranoğlu Köşesi’nde Israrcı Saadet, Kal, gitme sözünü üçüncü kez duyunca kapının önüne sandalye çekti: Hocam garantiye alalım, kapıyı da kilitleyelim. Kalburabastî anahtarı kaptı: Saadet, sevda gönüllülük işidir! Sen böyle yaparsan Kal, gitme şiiri üç kıta sonra Alıkoyma suçuna dönüşür!
Âşık Feymani Köşesi’nde Emekli Berber Şevket, Sen saçlarıma düşen akları okşa dizesinde tarağını çıkardı: Akları okşamak tamam da boya isterlerse fiyat değişir! Kalburabastî tarağı elinden aldı: Şevket, adam birlikte kocayalım diyor, sen kuaför paketi satıyorsun! Bırak saçlar ağarsın; aşkın nüfus cüzdanıdır onlar.
Ozan Avanoğlu Köşesi’nde Yıldız Toplayıcı Münevver, Yıldızları tek tek devşirelim dizesini duyunca sepeti kaptı: Hocam hangileri olmuş? Şu iri olanı koparayım mı? Kalburabastî dürbünü elinden çekti: Münevver, yıldız domates değil! Hem tek tek devşirmeye kalkarsanız sabah tan vaktine değil, kıyamete yetişirsiniz!
Ozan Dermani Köşesi’nde Bakacaklı Rıfkı, Bakacak’tan bakalım doğacak tan vaktine dizesinde dürbünü ters tuttu: Bakacak’tan bakıyoruz da tan hangi taraftan doğacak? Kalburabastî dürbünü düzeltti: Rıfkı, yerin adı zaten Bakacak! Oraya gidip de bakamazsan seni Görmeyecek diye başka köye göndeririz. Şair coğrafyayı bile kelime oyununa çevirmiş, sen hâlâ yön soruyorsun!
Kalburabastî Efendi kapıdaki GİTME levhasını indirip hükmü verdi: Kal, Gitme!, sevdiğini yanında tutma arzusunu yalnız bugüne değil, birlikte yaşlanmaya kadar götüren sıcak bir sevda şiiri. Özellikle aynı ömrün eşiğinde birlikte kocayalım düşüncesi şiirin gönül merkezini oluşturuyor. RUSAMER tetkikinde ise geometrik hesapla teğet geçirilen ayrılık, zorla kapıda tutulan sevgili, okşanmayı bekleyen ak saçlar, sepetle devşirilen yıldızlar ve adı gereği herkesi bakmaya mecbur bırakan Bakacak tespit edilmiştir. Bedri Bey Gitmek neyin nesi? diye soruyor. Haklı! Bu kadar hazırlıktan sonra yar giderse yıldızları kim yerine asacak? Münevver yarısını sepete doldurdu bile!
Özün sözü budur. Vesselam.
Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri – Celil ÇINKIR / Delibal
Celil ÇINKIR tarafından 14.8.2026 17:43:52 zamanında düzenlenmiştir.
Saygın Celil ÇINKİR Her zamanki gibi düşün, değerlendirme ve anlatımınızla renk kattınız. Bu yorum, şiirin ruhunu sadece yakalamamış; ona mizah, zekâ ve ayrı bir renk katmış. Kal, Gitme’nin sevdasını böylesine özgün ve neşeli bir dille yeniden yaşatmak, şiire yapılabilecek en güzel iltifatlardan biri. Kalemine, yüreğine sağlık; özün sözü gerçekten budur. Selam, saygı ve sevgiler sunarım. 👏
Saygın Celil ÇINKİR Her zamanki gibi düşün, değerlendirme ve anlatımınızla renk kattınız. Bu yorum, şiirin ruhunu sadece yakalamamış; ona mizah, zekâ ve ayrı bir renk katmış. Kal, Gitme’nin sevdasını böylesine özgün ve neşeli bir dille yeniden yaşatmak, şiire yapılabilecek en güzel iltifatlardan biri. Kalemine, yüreğine sağlık; özün sözü gerçekten budur. Selam, saygı ve sevgiler sunarım. 👏
“Kal, gitme!” çağrısı şiirin bütününe güçlü bir duygu yüklemiş. Sevginin yanında vefa, cesaret ve birlikte direnme duygusu da öne çıkıyor. Özellikle “Aynı ömrün eşiğinde birlikte kocayalım” dizesi, aşkı gelip geçici bir heves değil, ömürlük bir yol arkadaşlığı olarak çok güzel anlatmış. Finaldeki “Kalmak yakışır bize” ise şiirin bütün duygusunu tek cümlede topluyor. Kaleminize ve yüreğinize sağlık.
Bedri Bey, 'Kal, Gitme!' şiiriniz serbest nazmın tüm imkânlarını kullanan, buram buram samimiyet ve sadakat kokan muazzam bir çağrı. 'Aynı ömrün eşiğinde birlikte kocayalım' mısrasındaki o asil ömür ortaklığı arzusu ve 'Terk etmek kolaydır, kaçanların kârıdır' diyerek cesarete yaptığınız vurgu şiiri çok güçlü bir felsefi zemine oturtmuş. Özellikle 'Bakacak’tan Bakalım doğacak tan vaktine' dizesiyle o eşsiz coğrafi manzarayı ve o mekandaki umudu mısralara nakşetmeniz harika bir lokal dokunuş olmuş. Gitmenin kolaylığına inat, kalmanın asaletini bu kadar duru ve estetik savunan kaleminize sağlık. Tam puanımla tebrik ederim.
Kaleminizi sizi kutluyorum Gönül sesiniz hiç susmasın Kaleminiz hüzünden kederden değil İlhamdan umuttan ve güzellikten konuşsun Nice güzel dizelere Selam ve saygılarımla hocam
Saygın Çamlısoy. Yüreğinizin sesi, bu sefil dünyanın tozunu bir anlığına silip attı. Böylesi bir çağrıya ertesi gün değil, ömür boyu yanıt verilir; çünkü hasret, şiirin ve sevginin kanatlarında ancak hafifler. ve. ___ Hiç kimse bir daha yola düşmesin… Yanlız kalmasın. Kocaman Yüreğinize içten selamımla;
Saygın Çamlısoy. Yüreğinizin sesi, bu sefil dünyanın tozunu bir anlığına silip attı. Böylesi bir çağrıya ertesi gün değil, ömür boyu yanıt verilir; çünkü hasret, şiirin ve sevginin kanatlarında ancak hafifler. ve. ___ Hiç kimse bir daha yola düşmesin… Yanlız kalmasın. Kocaman Yüreğinize içten selamımla;
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.