0
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
35
Okunma
Bir cennet nasıl cehennem olur
Bir bahar nasıl karakışa döner
Bir gidiş nasıl yokoluşu başlatır...
Öğrendim, bıraktığın o koyu gölgede.
Gülüşünle açan o al karanfiller,
Şimdi dökülüyor avuçlarımdan bir bir.
Bir adın kalıyor dilimde asılı,
Bir de taşınması imkânsız bu ağır sır.
Nasıl da karardı o gümüş renkli gök,
Nasıl sustu kuşlar, nasıl bitti yaz?
Bir zamanlar hayat veren o ellerin,
Şimdi yüreğime dokunan bir ayaz.
Ne zaman bir rüzgâr esse uzaklardan,
Kokun yerine yalnızlık dolar içeri.
Bir vedaya kaç ömür sığdırır insan?
Nasıl geri dönmez gidenin ayak izleri?
Bir ömrü bir anda yakmakmış ayrılık,
Kendi külünde boğulmakmış meğer.
Şimdi ne baharın tadı var ne cennetin,
Geride ormanım kadar bir yangın,
Dilimde son bir figan ve eyvallahım kalır.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.