0
Yorum
3
Beğeni
0,0
Puan
52
Okunma
Dağ başında kar idim,
Yele verdim eridim.
Dost bildiğim taş çıktı,
Ben o taşa serildim.
Gönül dedim dinlemedi,
Yol dedim ki inlemedi.
Ben bu dünyanın derdini
Bir can ile yenemedim.
Taş dibinde gül idim,
Kış vurdu da sol idim.
Bir ömür dost aradım,
Meğer kendim yol idim.
Dağlar bana sırdaş oldu,
Dertler bana yoldaş oldu.
Ben herkese can dedikçe,
Can bildiğim taş baş oldu.
Kara yazı yazmış felek,
Döndü bana her bir dilek.
Ben yar diye kapı açtım,
İçeriden çıktı yürek.
Gurbet elde izim kaldı,
Ocak söndü, közüm kaldı.
Bir tek anam “gel” demişti,
O ses bende dünüm kaldı.
Yol uzundu, dizim yandı,
Gecem yandı, özüm yandı.
Ben kendimi dosta verdim,
Dost dediğim gözüm yandı.
Kara taşta su aradım,
Her umuda baş koymadım.
Beni yıkan düşman değil,
Dost bildiğimden yoruldum.
Hoyrat söyler dilim benim,
Kırık sazım telim benim.
Beni benden edenlere,
Kalan yalnız külüm benim.
Aman bre zalım dünya,
Neyin kaldı benden yana?
Canımı da aldın amma,
Boyun eğmem ben devrana.
Dağ başında duman idim,
Yağmur oldum, yaman idim.
Ben kimseye kin tutmadım,
Kendi içimde kan idim.
Heey bre gönül, dayan da,
Dert görünür meydanda.
Sen dost diye sarıldıkça,
Dostun durur mu arkanda ?
Ben dağlarda taş olaydım,
Rüzgâr olup eseydim.
İnsan denen şu dünyada,
Bir tek kendim kalsaydım.
Kırk yıl geçse unutulmaz,
Bazı yara kabuk tutmaz.
İnsanın düşmanı yıkmaz,
Dost vurunca bel doğrulmaz.
Şimdi sazım susar gider,
Külüm kalır, közüm gider.
Ben bu yoldan döner miyim?
Dönsem bile yüzüm gider.
Bir gün dağlar dile gelse,
Derdim söylese, taş ağlasa,
Kimse bilmez içimdeki
O susmayan yarayı...
Çünkü ben dost diye yandım,
Dost elinden yaralandım.
Düşman vursa geçer gider,
Dost vurunca ben dağıldım.
Ve şimdi...
Dağ başında kar idim,
Yele verdim eridim.
Dost bildiğim taş çıktı,
Ben o taşa serildim.
Gönül dedim dinlemedi,
Yol dedim ki inlemedi.
Ben bu dünyanın derdini
Bir can ile yenemedim.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.