2
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
77
Okunma

selamımın değmediği sabahlarda
bir kuş eksilir gökyüzümden sevgilim,
sesini duymadığım her gün
bir mevsim daha geç kalır içimdeki bahara.
ben seni
yalnız gözlerin için sevmedim;
bir akşam üstü rüzgarında
adını usulca taşıyan yaprakları da sevdim,
yağmurdan sonra toprağın üstüne çöken
o ince hüzün kokusunu da.
ama aşk,
yalnızca bir kalbin
başka bir kalbe çarpması değildir;
bir yarayı birlikte taşımaktır bazen,
aynı özlemi iki yürekte büyütmek,
bir karanlığı el ele sabah etmektir.
sen ise
elim uzandığında
ufka çekilen bir ışık gibi uzaklaştın,
sözlerin vardı
ama gölgesi yoktu,
gülüşlerin vardı
ama gecelerime ateş değildi.
oysa ben
adını gecelerin siyah atlasına
yıldız niyetine işlerken,
yokluğun,
omuzlarıma dağların sessizliğini yükledi.
kaç gece
ayla konuştum seni anlatmak için,
kaç defa
rüzgara bıraktım içimde büyüyen özlemi.
bir bilsen,
gözlerinden düşen tek damla için
bir ömür yağmura razıydım.
çünkü sevda dediğin,
yalnız kavuşmak değildir sevgilim;
kalmak da ister,
beklemek de,
aynı yangında üşümeyi,
aynı yaraya merhem olmayı da.
eğer bir gün
yolunu başka ufuklara çevirirsen,
ardından beddua değil,
sessiz bir dua bırakacağım.
ama şunu bil:
güller nasıl su isterse,
toprak nasıl yağmuru beklerse,
aşk da vefa ister.
ve vefanın uğramadığı bir gönülde
en büyük aşklar bile
yarım kalmış bir şiir gibi
susarak gider…
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.