9
Yorum
25
Beğeni
5,0
Puan
351
Okunma

Çentikli bir kevgirden
süzüldü
çağların külçesi.
Azalışın duası
Çatlak bir fosilin bağrında.
İstikametleri aşındıran ne varsa,
sükûtla mühürlendi.
Mahyasız bir boşlukta
salındı;
aşağıdaki mevsimler
değmedi.
Sepya, kehribar ve is;
dile çöreklenen susku.
Pusulasız cihetler
avuç çizgilerine
emanet edildi.
Kendi eliyle yonttu da,
Düştü kararsız ufukların zimmeti
boyna.
Bozkırın damarından
sızan ses,
kendini buldu.
Bir sarnıç serinliğiyle
çekildi sesin dalgası.
Kısa bir soluk;
taşın tenindeki uykusu.
Sülbünden yürüyen
kemik silsilesi,
yokluğun saatini itti
geriye.
Fezanın dalgınlığı
kabuğa giydirilirken,
Ayaz terbiyesinde
bilenmiş sebatla,
Zaman tutmuş bir duvarın sırtından
düşer gibi,
kurşuni tuğlaya
kazındı sima.
Tuvalin nabzında
dondu kaldığı yer.
Bemollerle çağrıldı
gecenin iki yakası.
Çözülüp
en ücra menzillere varsınlar;
susacak geçitler.
Cereyanın buyruğu,
omurgayı
usulca eğip büktü.
Kanat diplerinde
lâl bir talan.
Dikine oyulmuş
bir mahfezin içinde
salınım.
Bir fecir.
Bir gurup.
aynı levhada.
Her eşik
toza çevrilinceye değin,
küflü bir aynada
yaklaşıyor
yüzsüz
ve
adız
silüet.
...
5.0
100% (11)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.