Senin bardağını kırdıkları vakitde,komşunun bardağı kırıldığı kadar sakin olmalısın! epiktekos
Jüli d.
Jüli d.

HAYTA

Yorum

HAYTA

10

Yorum

27

Beğeni

0,0

Puan

581

Okunma

HAYTA


Delice zaman elini kalbime
Bülbülü öldürmek gibiydi insan
Gözlerinde iki âlem yanan sönen
Sert bakışlı bir anın içinden koşarak geçiyorduk
Dur burada zincirlerimiz var
Varlığımı armağan edemeyeceğim öyle üzgün bakma
Sırtımda 1400 yılık hırka lime lime
Veysel diye bir kuldan
Yemen ülkesi hallaç gibi atılıyor
Çocuklar iri zeytin gözlü aç halbuki

Tetikleyen bir şey var dişlerimi durduramıyorum
Sıtma ilaci verdiler üstelik hepimiz korana olmuşuz
Karadut ağacında  en tepede kara bir kargayla muhabbette dedi
Ki aklın varsa bu çağdan çık çıkabilirsen herkesin elinde bir batman kan
Kaç okka gelir say bütün günâhlar
Mizanda yer yerinden oynamaz
Bilesin kul âcizdir ve dahi gâfildir 

Bazen bir şeftaliye bakıyorum
Şükrediyorum varlığıma
İnanmıyorum  kalabalıklara maskaradan maskara
Ben bir tek
İnanıyorum ki Allâh bir,
Gerisi yalan dubara

Ankara göbek bağım
İstanbul, ölmeliyim burada
Karacaahmet’te bir yer gördüm kestirip gözüme
Dedim ey ahâli toplanın diyeceğim o ki
İçimde beni bu zamana kışkırtan biri var
Biz yalan bir dünyaya tapanlar
Biz ey yalan yere yemin billah
Biz modern dünyanın şaşkın tavşanı
Tazılar aleminin ürkekleri
Hadi ölmeden ölünüz mümkünse
Velhasılı kelam
Ben günahkâr kulum Allahım yerden göğe haksızım
Rabbim hırçın bir susuşun ilk saniyelerinde
İçimde bir yanardağ içimde bin iblis

Beytine yüz sürdüm diktim gözümü Medine’de ölmeliyim ricam bu


Jüli d/ el’ân


Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Hayta Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Hayta şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
HAYTA şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Ramazan Boran 1
Ramazan Boran 1, @ramazancboranc1
26.7.2026 22:59:28
Kıymetli şair Jüli d
şiiriyle dünyayı sanık sandalyesine oturtuyor
aynı zamanda kendi nefsini de tanık olarak çağırıyor.

"Suçlayanın da bir nevi suçlu olması"

Yani dünyaya öfkesini kusarken kendisini temize çıkarmıyor.
En ağır hükmü önce kendisi hakkında veriyor.
İşte şiirin samimiyeti ve ahlâkî değeri budur.

Herkes biraz suçludur çünkü.
Önemli olan ise vicdanen rahatsızlık duymak.

hepimizin içindeki huzursuzluğun kükreyişidir bu şiir.Modern dünyanın hengamesinde sıkışıp kalmış, sırtında Veysel’in 1400 yıllık derviş hırkasıyla gezinen, ama dişleri sıtmalı nöbetlerle birbirine vuran masum ve günahkar insanlık..

Gözlerinde iki âlemin yanıp söndüğü o anlarda, hepimiz zamanın sert bakışlı tünellerinden koşarak geçiyoruz. Kalbimize değen her delice el, bir bülbülün boynunu büküyor. zira bu çağ, zarafeti kırma çağıdır. Bir yanda Yemen’de hallaç pamuğu gibi atılan iri zeytin gözlü çocukların açlığı, diğer yanda ellerinde bir batman kanla gezen, gırtlağına kadar günaha batmış ama hâlâ masumiyet taslayan modern kalabalıklar...

"Aklın varsa bu çağdan çık," diyen o kara karganın sesi


Şair karşısında duran cemiyete ve onun kurallarına fırlattığı oklarla kürsüye çıkıyor, cübbesini düzeltiyor,
derin bir nefes alıyor ve dünyanın tam gözlerinin içine bakarak konuşmaya başlıyor;

"Gel bakalım dünya"
Ne diye bu kadar böbürleniyorsun?
Üzerinde yürüyenleri ebedî sanacak kadar kimi kandırdın? Kaç mezarın üstüne saray diktin de kendini galip zannettin?


Şair, dünyanın yüzüne sürülen medeniyet pudrasını, teknoloji allığını, refah rujunu bir hamlede kazıyor.
Altından çürümüş bir surat çıkıyor.

Bir tarafta açlıktan kaburgaları sayılan çocuklar
Öbür tarafta sofraya koyulmadan çöpe dökülen nimetler
Bir tarafta secdeye değmeyen alınlar
Bir tarafta vicdanın cenazesi
Öbür tarafta insan hakları nutukları
Şair bunların hiçbirine inanmıyor.
Çünkü biliyor ki

"Bu çağın en büyük en korkunç fabrikası sahte insan üretim fabrikasıdır"

Herkesin yüzü var da
kimsenin çehresi yok.
Herkes konuşuyor da
Kimsenin sözü yok.
Herkes gülüyor,
Kimsenin kalbi gülmüyor
Virüs akciğere değil vicdana bulaşmış.


Ey birbirine benzeyen yüzler!
Aynı korkularla yaşayan,
aynı heveslerin peşinden koşan,
aynı gösterişin peşinde ömrünü tüketen insanlar!
Ne zaman kendiniz olacaksınız?
Ne zaman başınızı kaldırıp gökyüzüne bakacaksınız?
Ne zaman cebinizi değil, kalbinizi saymaya başlayacaksınız?


Ey dünya!
Sen beni aldattın. ama ben de aldanmaya razı oldum. Sen bana putlar sundun. ben de zaman zaman onlara göz diktim.
Sen beni oyaladın.ama ben de oyalanmayı seçtim. Şimdi ne seni temize çıkarıyorum ne de kendimi.


Bu çağ, insan yetiştirmiyor; suret üretiyor."
içinde yaşadığımız çağ, o kutsal emaneti taşıyamayacak kadar yozlaşmıştır.
Sizin kurduğunuz bu yalan düzen, topladığınız günahlar mizanı sarsmaya bile yetmeyecek kadar acizdir.
Güçlü olanın (tazıların) hüküm sürdüğü bu sistemde insan, kaçacak yer arayan şaşkın ve korkak bir tavşana dönüştürülmüştür.

Ölümü bir son değil, bu yalan tiyatrodan şerefli bir çekilme olarak görmüyor musunuz?


Rabbim!
Dünyaya öfkem, aslında senden uzak düştüğüm günlere öfkemdir.
Çağa kızgınlığım, nefsime yenildiğim anların utancıdır.
Beni dünyanın sahteliğine değil, rızana yakın eyle. Çünkü anladım ki insan,
dünyayı deği, önce kendi içindeki dünyalığı yenmeden hakikate varamıyormuş.


Kürsünün ışıkları sönüyor.
Şair, sırtındaki lime lime hırkayı topluyor ve dünyanın, o şaşkın tavşanların suratına son sözünü çarpıp arkasını dönüyor.

"Sizin kanla kurduğunuz adaletiniz de
yalan yere içtiğiniz yeminleriniz de toprağın altında yok olup gidecek.
Sizin kan kokan adaletiniz de sahte medeniyetiniz de birer dubaradan ibaret.
Mizan kurulduğunda bu maskaralığınız sizi kurtarmaya yetmeyecek.

Ben sizin sahte cennetlerinizi, vebalı kalabalıklarınızı reddediyorum.

Sırtımda Veysel’in lime lime olmuş hırkası,
günahımla, içimdeki bin bir iblisin savaşıyla, haksızlığımı cebime koyup Yaratıcıma / huzura kaçıyorum.

Sizin dünyanız sizin olsun; ben Medine’nin tozunda ölmek için aradan çekiliyorum
hesabı çoktan kapattım"




Ramazan Boran 1 tarafından 26.7.2026 23:18:24 zamanında düzenlenmiştir.
uzaklar
uzaklar, @patagon-b
26.7.2026 19:22:11
Canından yüz sürüp, cesedine yer dileği kayıt edene selâm olsun

Kardeşim .
Gule
Gule, @gule
26.7.2026 18:14:24
Biz ölene kadar kim bilir kaç kıyamet, kaç tufan kopacak? Kaç yangın ve kaç çukur?
Ben artık saymıyorum, ölülerimi ve dirilerimi...
Öldürdüklerimi ya da dirilttiklerimi...
Hayta bir iç ses bırakıyorum şuraya,
geçerken alırsın.

Sevgiler cancağızım.
Tüya
Tüya, @tuya
26.7.2026 15:36:54
Hem içimizde, hem dışımız yangın, Şairim.
Yanıyor insanlar, evler, anılar, ormanlar ah...

Evet bulmalı o hayta iblisi,
Kulağını çekmeli kara tahta önünde...
Utanır mı acep?

Ruhu kederli şiirine sevgiler bıraktım, sevgili Jüli

Tebrikler, selamlar





Tüya tarafından 26.7.2026 17:29:56 zamanında düzenlenmiştir.
(sahaf)
(sahaf), @-sahaf-
26.7.2026 15:08:36
Dil, anlaşma ve anlatmanın en gelişmiş aracı olduğu gibi aynı zamanda insanın özünü açığa çıkardığı, kendisini seslendirdiği bir imkandır. Bu özelliğinden dolayı dil ile gönül arasında ayrı düşünmemiz kabil olmayan bir bağ vardır. Sen bu bağı kurmayı başarmışşsın
wewin
wewin, @wewin
26.7.2026 15:03:39
ne güzelsiniz gülde çiğdem
sımsıkı yaşar ve yazarken
zulüm ve kan çizmeyi aştığı her an
hep yeniden ölürken... 🌿

diri diri toprağa verilir hassas yüreği olan

oysa deryada ölenin ne toprağı var
ne yırtıcı hayvanı

dopdolu bir dökülüş bu haliniz ve ihyâ etti gönlümü 🌱

wewin tarafından 26.7.2026 15:06:25 zamanında düzenlenmiştir.
-Tesbih-
-Tesbih-, @eternal2
26.7.2026 15:02:37



Ah,
Çağın alnına sürülmüş isli parmak

Dünyanın gürültüsü
kanı ve yorğunluğu

diğer tarafta şeftalinin güzelliğine tutunup şükreden kalp...

Kırık bir aynada dolaşıyorum
Dizelerden kopan zaman öyle etkili ki

Karganın kanadında ikaz
Karacaahmet'in toprağında susuş
Ve özleminde Medine'nin gürültülerden kaçan kalbi.

Son sığınak.

Gölgemize takılan yolcuyuz. Güzelliğe secde etmenin damarından geçiyor şiir.

Bir yaranın kabuğu içimizin kalabalığı.

....
Aynalarda
Yüzünü arayan gölgeydi insan
Semaların ağırlığı taşınırken
kuş kanadına
sonsuzluğun kapısına
eğildi ruh.

Ey mahşerin kıyısından geçen nefes
Vaktin avuçlarına dökülen an
Derinlerde rahmet tohumu


Şimdi bir çiçeğim
Açmayı bekleyen bahçelerde
Gizli bir dua gibi.


Seni okumak çok güzel.
Sevgiler, selamlar







Yahya İncik
Yahya İncik, @yahyaincik
26.7.2026 14:35:14
Sigaya çekilen dünya ve şair ölmeden ölümü yazmış ve umrevi bir dua ile bitmiş şiir.

Doğrusunu Hâk bilir !.

Çocukların elleri dünya ve ahiret yakamızda.

...
Şiirle ve selam ile .
sahra
sahra, @sahra
26.7.2026 13:34:43
karacaahmet te gözüne kestirdiğin yer nostalghia filminin sahnesini hatırlattı.

sahra tarafından 26.7.2026 13:55:47 zamanında düzenlenmiştir.
C.Mıhcı
C.Mıhcı, @c-mihci
26.7.2026 13:03:06
“Çocuklar iri zeytin gözlü aç halbuki “
Çocukların aç olmadığı bir ülkede,ölüm istediğimiz şehirde gelir şair’im,umudumuz bu.

Selam ve sevgiler komşu’m
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL