0
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
57
Okunma

Bendeki seni nasıl tanımlarım bilir misin?
Bir tuvalin üzerine dökülen gölge gibi değil,
Güneşin tuvale attığı imza gibi.
Sıradan bir aynanın yansıması değil bu,
Kırıldıkça çoğalan,
Çoğaldıkça keskinleşen bir ışık tayfı.
Seni bir kelimeye sığdırmak,
Okyanusu bir sürahiye hapsetmeye benzer.
Ben seni sözlüklerden değil,
Gece yarısı ansızın başlayan bir fırtınanın
Camda bıraktığı o belirsiz, o derin izin sessizliğinden okudum.
Bendeki sen;
Bir kentin en kalabalık meydanında
Nefesini tuttuğun o tek saniye.
Haritalarda çizilmemiş bir patika,
Rüzgârın yönünü değiştiren
Görünmez bir kanat çırpışı.
Ne seni mısraların ritmine hapsettim
Ne de eski şairlerin yıpranmış kafiyelerine.
Sen, henüz yazılmamış bir şiirin
Kâğıda düşmeden önceki
O ağır, o görkemli sancısısın.
Şimdi soruyorum kendime:
Tanımlamak mı seni eksilten,
Yoksa seni bende bir ömür
İsimsiz bir fısıltı gibi taşımak mı?
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.