4
Yorum
14
Beğeni
0,0
Puan
70
Okunma

berzahın en müşkül tarafı ölüm değildir aziz
ölmeden evvel ölmeyi inkar eden in’sanın
kendi sesini hakikat sanacak kadar çoğalmasıdır
gün gelir
aynı göğün altında
birbirine secde eden gölgeler büyür
ışık
hiç eksilmez
lakin
bakış
karanlığı seçer
çünkü
her çağın kendine mahsus
bir serabı vardır
kimi ekmeğini putlaştırır
kimi kılıcını
kimi ilmini
kimi de
Rabbine varacağını söylediği yolu
işte orada
berzah başlar
henüz kabre inilmeden
henüz kefen kokusu toprağa değmeden
henüz melek ismi telaffuz edilmeden
bir ömür
kendi hükmünü
kendi lehine yazarken
hakikati
aleyhine şahit bırakır
şehirler gördüm
minareleri göğe uzanırken
gölgesi yere düşmeyen
meydanlar gördüm
alkıştan örülmüş
lakin
bir yetimin sessizliğini
taşıyamayan
çocuklar gördüm
oyuncaklarından önce
yarınlarını kaybeden
ihtiyarlar gördüm
tespihin de en çok
pişmanlığını çeken
ve nice yüzler var
aynı suyla yıkandığı halde
aynı kirle yürüyen
çünkü
pas
demirde değildi
ayna
camda değildi
yangın
ateşte değildi
hepsi
in’sanın
kendi nefsine açtığı
o dar geçitlerde idi
şimdi
hangi kapıyı çalsan
içeriden
bir ömür çıkar
hangi mezar taşını okusan
yarım kalmış
bir cümle
hangi yüze baksan
gizlenmiş
bir berzah
çünkü
berzah
yalnız ölümle hayat arasına çekilmiş
gayb perdesi değildir
hakikati bildiği halde
ona yürümeyen
her kalbin
ismi konulmamış
ilk yalnızlığıdır.
*
Mehmet Demir
13723
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.