2
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
78
Okunma

Sessizlikte Anlayanlar
O gece telefon sustuğunda, odanın içi birden büyüdü.
Sanki duvarlar uzaklaştı, sesler çekildi, geriye yalnızca içimde yankılanan birkaç cümle kaldı.
Dost dediği insan, onu dinlemeden karar vermişti. Ne yaşadığını sormamış, neden sustuğunu merak etmemişti. Bir anlık öfkeye, eksik duyulan sözlere, belki de başkasının anlattığı yarım bir hikâyeye inanmıştı.
En çok buna kırıldı.
Çünkü insan, yabancıdan gelen sözü bir yere kadar taşırdı. Ama dostun sözü, kalbin en korunaklı yerine dokunurdu. O da uzun süre konuşmadı. İçinden geçenleri anlatmak istedi, sonra vazgeçti. Bazı insanlara gerçeği anlatmak bile insanın kendini küçültmesi gibi gelirdi.
Pencereye yaklaştı. Gece sokaklara çökmüş, şehir kendi sessizliğine kapanmıştı. İçinde ağır bir kırgınlık vardı; fakat onun altında daha eski, daha sağlam bir şey duruyordu: dayanmak.
“Ben bunu hak etmedim,” dedi kendi kendine.
Sonra başını kaldırdı.
“Ama bunu da aşarım.”
Çünkü daha önce de kırılmıştı. Daha önce de yanlış anlaşılmış, iyi niyeti görmezden gelinmişti. Her seferinde biraz eksilmiş gibi hissetmiş, ama sonunda kendi içinden yeniden çıkmayı öğrenmişti.
O gece karar verdi: Kimseye kendini ispatlamak için uğraşmayacaktı. Dinlemeyen birine açıklama borcu yoktu. Görmeyen birine iyiliğini göstermek için çırpınmayacaktı.
Sabah olduğunda kırgınlığı tamamen geçmemişti. Ama içindeki ağırlık, yerini sessiz bir kararlılığa bırakmıştı.
Bazı insanlar kaybettiğini hemen anlamazdı.
Bazıları, ancak karşısında konuşmayan bir kalp kaldığında anlardı.
O ise yürümeye devam etti.
Kırıldığı yerden değil,
kendi değerini bildiği yerden.
Bu gece
dost dediğim bir ses
kapımı çalmadan geçti içimden.
Bir söz bıraktı ardında,
soğuk,
keskin,
adını koyamadığım bir kırgınlık gibi.
Ne dinledi beni
ne baktı gözlerime,
ne de sordu:
“Ne oldu sana?”
Oysa ben
iyi niyetimi avuçlarımda taşırken
kimse üşümesin diye
kendi içimi rüzgâra vermiştim.
Demek bazı insanlar
gördüğünü değil,
görmek istediğini bilir.
Canım yandı, evet.
Bir dostun eli değince yaraya
daha derin kanıyor insan.
Ama ben
geçmişten kalan acıları
birer birer sırtlamayı öğrendim.
Kırıldım diye
yolumu yarıda bırakmadım hiç.
Bu da geçer.
Gece uzun olabilir,
gökyüzü susabilir,
insan kendini bir an
kimsesiz sanabilir.
Ama sabah
inatçı bir çocuk gibi
yeniden doğar penceremde.
Ben de doğarım.
Çünkü içimde hâlâ
iyiliğe inanacak kadar
yaralı,
ama ayakta kalacak kadar
güçlü bir yürek var.
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.