0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
31
Okunma
Kaşlarını yıkmış, dertli bakarsın,
Kendi ateşinle özün yakarsın.
Dostun meclisinden niye kaçarsın?
Gönül kapısını dövdürmez misin?
Hangi bağa girsen kurur yaprağı,
Küs mü yetiştirdi gurbet toprağı?
Sarmış yüreğini hasret efkârı,
Bir tatlı kelâma erdirmez misin?
Güz ayları gibi borandır başın,
Akranın tükendi, geçiyor yaşın.
Gittiğin yollarda çürüdü taşın,
Şu inatçı ser’i eğdirmez misin?
Feryadın gizlidir, fermanın acı,
Bulunmaz derdine derman, duacı.
Sana her yaklaşan sanki bir avcı,
Yaralı gönlünü sevdirmez misin?
Gönlüne geçimsiz dediler bitti,
Umutlar tükendi, turnalar gitti.
Bu inat bu ömrü gurbete itti,
Kendini kendinde buldurmaz mısın?
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.