0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
37
Okunma
Gönül
Yalan dedikleri bu dünya,
Aslında bir senin gözlerinde gerçekti.
Şimdi ayak bastığım her sokak kor,
Dokunduğum her hatıra içimde bir yangın yeri.
Erkek adam ağlamaz derler ya, yalan...
İçime akıttığım nehirleri bir ben bilirim, bir de gece.
Sen beni öyle bir yaktın ki,
Kavrulmak bile hafif kalır bu sızının yanında.
Biliyorum, bu sevdanın bedeli ağırdı, en baştan belliydi.
Gururumu bir zırh gibi kuşandım da geldim kapına,
Ama senin tek bir bakışın yetti o zırhı paramparça etmeye.
Şimdi darmadağın bir ömrün eşiğinde,
Sadece adını sayıklıyor bu yaralı nefes.
Senden gayrısına gözüm kör, kulağım sağır,
Sen benim hem en derin yaram, hem en derman mülkümdün.
Bir ah çeksem, gök yarılır sanıyorum bazen,
Öyle bir dert ki bu, göğüs kafesime dar geliyor.
Seni sevmek; ateşi avuçlarında tutmakmış bilemedim.
Elim yandı, içim yandı, gençliğim yandı da...
Bir saniye bile vazgeçmeyi aklımdan geçirmedim.
Acıyı bal eyledim derler ya hani,
Ben senin elinden gelen zehre bile şükrettim.
Kader bizi dertle yoğurdu, dertle büyüttü.
Şimdi sorma bana "nasılsın" diye,
Bir harabenin ortasında ne kadar sağlam kalınabilirse, öyleyim işte.
Yüreğim bir sürgün yeri, sesim kısık, kelimelerim yorgun.
Bu erkeksi feryadı duyacak ne bir kimse var,
Ne de halimden anlayacak bir fani.
Biz bu sevdanın yükünü taşıyamadık, altında ezildik.
Geçti gitti fani ömür, elimizde kalan sadece bu derin sızı.
Dizlerimde derman tükenmiş, saçlarımda vaktinden önce açan beyazlar...
Aşkın, bu hayatta yediğim en büyük, en unutulmaz tokattı.
Şimdi söyle bana, ey bağrımı kavuran sızım,
Bu yalan dünyada bize ait tek bir köşe kalmadı mı?
Söyle, seninle yanan bu canın, sende
Hiç hakkı yok mu, gönül?
10/05/1994
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.