21
Yorum
32
Beğeni
5,0
Puan
144
Okunma
Burada durdum ve sadece sessizliği izliyorum.
Söylenecek her şey artık çoktan bitti, tükendi.
İnsanın kendine yabancılaşması ve kendi içinde kaybolması,
Sana söyleyeceğim her sözden, her cümleden,
Hatta her heceden çok daha ağır geliyor bana.
Daha derin, daha çıplak ve daha sessiz bir son bu.
Seni sevmek, sadece bir aynaya bakıp hayali birine inanmaktı.
Yarayı kendi ellerinle sen açtın;
Ben ise o kanayan yeri günlerce, sessizce izledim.
Artık yaranın iyileşmesini bile beklemiyorum,
Çünkü o acı artık benim değil;
Sadece senin geride bıraktığın bir tortu.
Anlattıkların, sadece kendi sesini duyma çabandan ibaret.
İçinde bitmek bilmeyen o korkuyu gördüm.
Üzerime yıktığın ne varsa, aslında senin kendi evin;
Kapısını dışarıdan kilitledim.
Artık ne senin sesin sızabilir bu eşikten,
Ne de benim nefesim ulaşabilir sana.
Fincan soğudu, hayat en yalın haline döndü.
Nezaketin bir maskeydi, sessizliğim ise benim gerçeğim;
Yangını gizlemek için kurduğum,
Yıllarca uğraştığım tüm o savunmaları tek tek yıktım.
Şimdi her şey çıplak, her şey çok net
Ve ben artık hiçbir şeye inanmıyorum.
İsmimi söylediğinde, aslında var olmayan birine sesleniyordun.
Ben karşındaydım, etten kemikten bir gerçeklik;
Sen ise zihnindeki o hayali sureti sevdin.
Beni hiçbir zaman görmedin, duymadın,
Sadece kendi kurgunun içinde kayboldun
Ve beni de o kurguya hapsetmeye çalıştın.
Yanlış anlaşıldın"
deme, sakın buna sığınma.
Ben yanlış anlamadım, sadece gördüm.
Yalanlarla nasıl eridiğini, küçüldüğünü,
Ve o eridikçe benim gözümden nasıl düştüğünü
Adım adım, anbean seyrettim.
Artık arkasına saklanacağın tek bir kelimen bile kalmadı.
Gitmek, bir tercih değil, bir nefes alma ihtiyacıydı.
Zihnimi işgal eden o varlığını,
Bir yükten kurtulur gibi, bir çöpü atar gibi attım.
Hayatımdaki en ağır parça sendin,
En çok yer kaplayan ve en az değer taşıyan.
Şimdi zihnim, senin o işgalinden tamamen azat.
Sana dair ne bir umudum, ne de bir öfkem kaldı.
Bitmiş bir hikâyenin ağır yükünü taşıyorum.
Sen kendi yalnızlığında kal, kendi karanlığında boğul;
Ben kendimi bulmanın, bu sessiz huzurun içindeyim.
Artık senin varlığın, benim yokluğumda bile
Hiçbir anlam taşımıyor.
Kırık anıları geri al, kendi parçalarını topla.
Küçük, sahte dünyana sığacak tek bir yerim bile yok.
Kendi kurduğun o bozuk düzende otur,
Ben o düzene hiçbir zaman dahil olmadım,
Tebaası olmadım, bir parçası bile sayılmadım.
Şimdi o boşlukta istediğin kadar hükümdarlık sür.
Gözlerine baktığımda, sadece büyük bir çaresizliği gördüm.
İnsan en çok kendine yeniliyor, kendine yakalanıyor;
Seni izlemek, bir hayata veda etmek gibiydi.
Bir yabancıya değil, doğrudan bir hiçliğe baktım.
O an anladım ki, senin hakikatinle
Benim gerçeğim hiçbir noktada kesişmiyor.
Sessizliğimi teslimiyet sanma, bu bir galibiyet.
Hesabın nihai, soğuk ve kesin sonu bu.
Aramızda borç kalmadı, hak da kalmadı,
Sadece bitmişlik ve aramızdaki o mesafe.
Artık ne senin benden alacağın var,
Ne de benim sana vereceğim tek bir nefesim.
Şimdi git, kendi yalanlarına, kendi sığınağına dön.
Kapıyı kilitliyorum, bir daha açılmamak üzere.
Sana dair bir not, bir veda cümlesi, bir anı bile
Harcanacak tek bir saniyeme değmezmiş.
Hükümsüzsün artık;
Sadece bir boşluksun, hepsi bu.
Cemre yaman
5.0
100% (24)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.