0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
12
Okunma
ANNEM
Sene bin dokuz yüz altmış dört, Aralık ayı...
Bir kış gecesi tanıştık seninle...
Balıkesir’in is kokan küçük bir mahallesinde.
Sen on altı yaşındaydın.
Sen de çocuktun.
Ben se bir avuç ettim.
Eksik doğmuştum.
Günümden önce.
Doktorlar, "Yaşamaz." dediler.
Komşular, akrabalar gizli gizli,
"Ölür bu..." dediler.
Sessizce ağlardın bana sarılarak...
Kanını, canını, sütünü paylaşarak hayatta tuttun beni.
Birlikte büyüdük desem yalan olmaz, değil mi?
Oyunlar oynardık,
birlikte ağlardık,
birlikte gülerdik.
Elli dört yıllık arkadaşımsın sen benim...
Hep ol emi!
Annem...
Bugün doğum günün.
Canım...
Seni hangi kelimelerle anlatsam?
Manalar sarmaz seni, sığ kalır.
Hangi duyguya koysam sığmaz, taşarsın.
Sen hep evlatların için yaşarsın.
Ne kadar büyüsem de...
Saçlarım, sakallarım ağarsa da,
senin gözünde hiç büyümedim.
Hep korursun,
hep saklarsın.
İyi ki başımızda varsın!
Koca bir ömrü beraber geçirdik.
Allah sağlık, afiyet ve uzun ömürler versin.
Sağlıcakla kal.
Ellerinden öperim.
Yılmaz Tizgöl
07.07.2019
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.