0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
33
Okunma
"Nereye gidiyorsun?" dedi meczup,
"Yönün, rotan belli mi?"..
“Ölümden dirilişe..!” dedim.
Tanrı şahit, tek suçlu benim.
Kral’ın, muhafıza sıcak vaadi gibiydi,
Ve muhafızın son cümlesi...
Anamın sardunyaları gibi renkliydi,
Riya dolu dilleriniz.
Allı morlu fistanlara bürünmüş,
Solucanlar kadar korkunçtu üryan kalbiniz.
Soğuğa alışıktım da,
Sıcak vaatleriniz öldürdü beni…
Yandığım ateşte küldüm,
Ateşin güle dönmesiydi İbrahim.
Bir kadife karanfilin yaprağına ağır geldi
Suskunluğum...
Susmak cüsse işiydi,
Topraktı doğurgan anam,
Kuyruk sokumundan filizlendi
Yer, gök, kırk bin âlem…
Bir piramitte açtım gözlerimi,
Dört duvar günahkâr,
Putların prangası ihtiras,
Ayaklarımı bağışladım, kaçamadım...
Bir günahkarın rüyasıydı Yusuf,
Benimse; uykularım günah..
"Dilin neden aşk yazıyor?" dedi meczup,
Kalem hançer, kağıt mahkum, ne bilsin?
Rüzgâr değdi satırlara, yumuşak ve asi.
Bir mabette soluklandım;
Mumların altında İsa,
Ellerimi bağışladım, sıvazladım yüzümü....
Tanrı şahidimdir, tek suçlu benim..!
Havva’yı affedin,
Adem’den evirildi cennet – cehennem.
Üzüm bağları şaraba dönmeden; “sevap”,
Budandıkça güçlendi asmanın günahları…
Bin kadın arsızlığa gebe,
Bin kadın sanki Meryem Ana.
Bir Ademoğlu’na kırk huri.
Mizan kurulu, divan hazırda beklemekte.!
Neyin hesabını tutuyorsunuz siz
Ölüm ensenizde iken..?
Tanrı şahidimdir, tek suçlu benim..!
Salın zebanileri üstüme üstüme,
"İllaki aşk" yazar kaburgamdan fırlayan kalbim,
Yer, gök, sırat-ı müstakim…
"Nereye gidiyorsun?" dedi meczup
"Yönün, rotan belli mi?”
Dirilişten ölüme..!
Suskunluk; derin fanilerin işidir,
Belki de "dirilişten hiçliğe"..!
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.