0
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
73
Okunma
Yüreğime yağan, o gün başlayan o Ağustos karı,
Hiç dinmedi sen gittin gideli.
Hasretini yorgan yaptım, ısınamadım;
Özlemini battaniye diye örttüm üstüme o yaz günü...
Hayallerimi kaynattım, yokluğunu ateşe verip,
Üstünde umutlarımı demledim, içtim yudum yudum;
Belki içimi ısıtır diye, ama ısınamadım.
Eritemedim bir türlü o buz tutan yeri...
Nereyi, biliyor musun?
Yüreğimden öptüğün tam o yeri.
Ne soğuklar görmüştüm ben,
Ne karlar altında kalmıştım günlerce,
Ne tipi altında nöbetler tutmuştum saatlerce...
Seni düşündükçe kaplardı hep bir sıcaklık.
Hani o mektuplarındaki
O ruj kokan dudak izin vardı ya,
Kalp çizip üzerine kondurduğun o öpücük...
Altına da yazıyordun ya: "Yüreğinden öpüyorum" diye.
Çıkarıp çıkarıp o mektubu koklardım,
Yüreğimden öptüğün tam o yeri...
İşte öptüğün o yer ısıtırdı beni,
İçimi kaplardı hemen o garip sıcaklık;
Zemheri soğuklarında sanki
Ağustos güneşi doğardı içimde...
Kocaman insan üşür mü hiç böyle,
Sanki küçük bir bebek gibi?
Üşür mü hiç insan Ağustos sıcağında?
Tir tir titrer mi hiç kocaman adam böyle?
Üşüyorum be canım, sen gittin gideli üşüyorum...
Hiç dinmedi, yüreğime lapa lapa yağan o Ağustos karı.
Mahsur kaldı yüreğim o karın altında günlerce.
Çok üşüyorum be canım, diyorum az ısıtsan beni;
Öper misin yine, unutmadıysan,
Hani yüreğimden öptüğün yer vardı ya,
İşte tam o yerinden.......
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.